Bir psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce şöyle bir teori ortaya atmış ;
"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."
Araştırmalar yapıldı ve tüm sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı.
Toplumları çökerten şey sanıldığı gibi sadece kaynakların tükenmesi ya da ekonomik krizler değildir.
Bir cemiyeti için için kemiren, kurumların içini boşaltan ve geleceği karartan asıl felaket; bilgisizliğin cesaretle, yetersizliğin ise hırsla birleşmesidir.
Psikolojide Dunning-Kruger Etkisi olarak adlandırılan bu durum, gündelik hayatın ve kamu düzeninin en yıkıcı gerçeği hâline gelmiş bulunuyor.
Niteliksiz insan, kendi niteliksizliğinin idrakinden yoksundur. Yetersizliğini fark edemediği gibi, kendisini her konuda uzman, her makama layık görür.
Hiçbir mahcubiyet duymadan öne atılır, yapamayacağı işlere talip olur ve bu "cahil cesareti" ona mesleki ve idari basamakları tırmanmada haksız bir avantaj sağlar.
Buna karşılık; işinin ehli, donanımlı ve liyakat sahibi insanlar ise bilginin ağırlığıyla mütevazı kalır.
Kıymetlerinin kendiliğinden anlaşılacağını umarak geri planda beklerler.
Ancak ne yazık ki modern yönetim anlayışında sessizlik, çoğu zaman ihtiras eksikliği veya yetersizlik olarak yorumlanır.
Sonuç mu?
Kifayetsiz muhterislerin köşe başlarını tuttuğu, liyakatin ise muhafaza altına alınamadığı bir tablo.
Ormanlarımız yanıyorsa,susuz elektriksiz kalıyorsak , trafikte hergün bir can yitiriliyorsa ,ne yollarımızda ne denizlerimizde artık güven içinde değilsek kurumsal hafızamız siliniyor ve yarınlarımıza dair güvenimiz sarsılıyorsa; altında yatan temel sebep yetki sahibi kişilerin o yetkiyi taşıyacak ehliyete sahip olmamasıdır.
Eğer bir ülkeyi, bir kurumu ya da geleceğimizi koruma gayemiz varsa, ilk işimiz "aşırı mütevazılık" tuzağından kurtulmaktır.
Liyakat sahibi insanlara düşen görev, sessizce çekilip kırılmak değil; bilgi ve yetkinlikleriyle öne çıkmaktır.
Karar vericilere düşen sorumluluk ise yüksek sesle kendini övenleri değil, sessizce işini iyi yapanları bulup görevi ehil ellere teslim etmektir.
Aksi takdirde, bugün şikâyet ettiğimiz günleri bile arar hâle gelmemiz kaçınılmazdır.