Türkiye’ye de sinir olmaya başladım;
O kadar para ve emek harcadı adaya suyu getirdi aldı eline palayı kelle istiyor!
Biz de su konusunda karpuz gibi ortadan ikiye bölündük ve kısır bir tartışmadır gidiyor…
Oysa Türkiye’de hata yapıyor…
Madem getirdin suyu buraya kadar açacaktın vanaları!
Dosta düşmana suyun nasıl kaliteli olduğunu gösterecektin…
Üç-beş ay bu suyu bedava versen ölür müydün sanki!
Tamam şimdiye kadar Kıbrıslı Türk siyasiler bu ülkeyi kötü yönetti, senden aldığı kaynakları doğru kullanmadı, zaman zaman isyankar çocuk oldu ama vatandaşı niye cezalandırıyorsun ki!
İnsanlar bu suyun kalitesiyle tanışsın zaten siyasileri yeteri kadar baskı unsuru olurdu…
Sevgili okuyucu;
Bu ülkenin gerçek gündemi kesinlikle su değildir!
Tamamen saptırma bir gündemdir bu…
Su geldiği halde yönetimi ve denetimi konusunda tartışma yaşanıyorsa bu bile bizim ülkenin gelmiş geçmiş yöneticilerinin beceriksizliğinden başka bir şey değildir!
Su adaya ulaşmadan çok önce teknik ve idari kısımları projelendirilmiş ve şimdi ekonomiye katkı koyar olmalıydı!
Bizimkiler ne yaptı, yan yatıp gün geçirdi, yumurta kapıya dayanınca da cırlamaya başladı!
Su geldikten sonra bunu tartışmak bile kepazeliktir…
Kendini bilmezlik, vatandaşa ihanettir!
Hele de ekonominin bu kadar ayaklar altına düştüğü bir dönemde…
Bu devlet halen kendi ayakları üzerinde duramamaktadır!
İş adamına ve esnafa yaptığı işin karşılığını ödeyememekte, hatta ileri tarihli çekler keserek devlet ciddiyetine gölge düşürmektedir!
Devlet yine maddi olanaksızlıklar nedeniyle sağlık sistemini bir türlü ayağa kaldıramamakta, devlet doktorları bile istifa sırasına girmektedir!
Eğitimde veliler maddi katkıda bulunmasa bütün okullar yıkılmanın eşiğine gelmiştir…
Devlet öğretmeninin hazırlık ödeneğini bile dört taksitte ödeme yoluna gitmiş ama bunu bile becerememiştir!
Üreticinin dertleri ona keza…
Her dönem ödemelerde büyük krizler yaşanmakta, üreten insanlarımız dilenci duruma düşürülmektedir!
Dün gazetelere de yansımıştı;
Borç ve alacak davaları rekor düzeye ulaştı!
Mahkemelik olan borçlarda yüzde 25’e yakın bir artış söz konusudur!
Vatandaş ve iş insanları bankalardan aldığı kredileri ödeyemeyecek noktaya gelmiştir…
Kredi kartları ona keza!
Binlerce insanın kredi kartları borcundan dolayı iptal edilmiş bu konuda mahkeme koridorları dolup boşalmaktadır…
İnsanlar çocuklarının okul harçlarını ödeyebilmek için bankalardan kredi çekmek zorunda kalmışlardır!
Kredi bulamayan çocuğunun okul taksitini ödeyemediğinden eğitimini dondurmuştur…
Çok sayıda esnaf siftah bile yapamadan dükkanını kapamakta, yanında çalıştırdığı insanları işten durdurmaktadır!
Ve ne yazık ki bir çok insan cebindeki üç kuruşu talih oyunlarına yatırarak geleciğini sadece şansta görmektedir!
Toplum olarak suya daldık ve ekonomik sıkıntıları unuttuk gittik…
Su konusunda hükümet bozulsa ne olacak bozulmasa ne olacak!
Türkiye’ye bağımlı olmaktan çıkamazsak ki bunun şimdilik imkan ve ihtimali yok siyasi parti iktidar olursa olsun gerçek iktidarsızlık olacaktır!
Bunlar ülkenin gerçek gündemini ya bilerek gözlerden kaçırmak istiyorlar ya da sanki de bu ülkede yaşamamış gibi davranıyorlar…
Dünkü Meclis oturumunda yapılan konuşmalar bile bunun bir göstergesidir!
 
 
 
Kim çiftçi kim hayvancı!
 
Tarım, Doğal Kaynaklar ve Gıda Bakanı tarımda reform paketi adı altında yeni bir projeyle ortaya çıktı…
Birkaç örgüt dışında beğenen olmadı!
Çok ciddi eylemler yapacaklarmış…
Belli ki bir kez daha tarım araçlarını Başkent’e getirip trafiğe kilitleyecekler ve vatandaştan bolca küfür alacaklar!
Bana göre tarımda sorun maddiyattan daha çok kimin çiftçi ve hayvancı olduğunda yatmaktadır…
Sorun tarım sektöründe para kazananların büyük bölümünün memur ya da emekli olmasıdır!
Çok sayıda insan biliriz devletten hasta raporu alıp tarla eker biçer…
Madem ki reform yapacaksınız;
Öncelikle tamamen bu işten ekmek yiyenlerle diğerlerini ayıracak ve ona göre muamele yapacaksınız!
 
 
 
Girişimcilere 100 bin TL!
 
TC Yardım Heyeti’ni katkılarıyla girişimcilere 100’en bin TL’ye kadar hibe yardım verilecekmiş!
Yani geri dönüşümsüz…
Ekonominin dip yaptığı bir süreçte belki ilk bakışta olumlu olarak görülebilir!
Ama verilecek olan paraların kimlere gideceği önemli…
Malum iktidarda olmayan partilerin ya da partisizlerin bu paralardan nasiplenmesi şimdiye kadar görülmemiştir…
Onun için kıstaslar önemli!
Adalet, eşitlik çok önemli…
Bir de dikkat etmek gerek;
Bu paralarla özellikle de gençler yeni işletmeler mi açacak…
Yoksa bu paralar borçlara mı gidecek!
Esnafa dağıtılan krediler geldi de aklımıza uyaralım dedik…
 
 
MESAJ KUTUSU
 
 
Sayın Sibel SİBER, Başbakan da dahil CTP’li vekiller size kürsüdeyken isminizde hitap etmekle meclis iç tüzüğünü ihlal ediyorlar. Bu konuda sizi Zorlu Töre’nin savunması ne kadar ilginç değil mi! Disiplin yine ayaklar altında sorumluluk tamamen size ait aman dikkat!
Sayın Ahmet Melih KARAVELİOĞLU, sizin ve bazı üst düzey yöneticilerin makam araçlarının yenilenme kararı alındığını duyduk. Görsellik elbette önemli ama ülkenin içinde bulunduğu içler acısı durumu da unutmamak gerek değil mi!
Sayın Erkut ŞAHALİ, tarım alanında asıl reform memur ve gerçek üreticinin birbirinden ayrılmasıyla gerçekleşebilir! Bunu başarırsanız yine bağıran çağıran olacaktır ama gerçek üreticinin hakkını alması her şeye değer olsa gerek değil mi!
Sayın Meral AKINCI, cenaze nedeniyle Karanlığın Gölgesi adlı gösteriye öncülük etmeyince ilgili sponsör firmalar da desteklerini çekti diye duyduk! Demek ki bazıları içeriğe değil de kürke bakıyorlar değil mi!
Sayın Kudret ÖZERSAY, bugünden itibaren artık Halkın Partisi’nin seçimlere katılamama gibi bir riskinin kalmaması nedeniyle derin bir nefes aldığınız söyleniyor. Biraz akıllı olsalardı kararı çoktan alırlardı değil mi? Hadi bakalım önünüz artık açıldı…
Sayın Osman KORAHAN, Oktay Kayalp’ın karşı açıklamalarından sonra sanırız sizin için de söz hakkı doğdu! Her nedense Ombudsman ile Sayıştay bir türlü kimsenin gözüne giremiyor değil mi! Hem de tüm olumsuz çalışma şartlarına rağmen…
Sayın Mehmet HARMANCI, Pazar günü yağan yağmur da gösterdi ki artık Başkent’e çağdaş bir açık pazar şart oldu! Lefkoşalı artık sadece çöplerinin toplanmasını değil gözle görülür değişimler bekliyor!
Sayın Asım VEHBİ, takımınız lideri devirince hem potaya girmiş hem de camianın mora ve motivasyonunda büyük bir yükseliş yaşanmış. Bu arada büyük başarıya imza atan futbolcular pamuk ellerin cebe girmesini bekliyorlar haberiniz olsun…
Sayın Birikim ÖZGÜR, siyah paltonuz olması gerekenden biraz uzun olunca sizi yolda görenler Matrix zannetmeye başladı! Bu kadar sorunlu bir ülkenin Maliye Bakanı olmak için biraz da doğa üstü güçler gerekiyor değil mi!
Sayın Kemal Deniz DANA, Londra’da bir gazeteye her ay ödenen 2 bin 300 sterlin ödeneği kesmeniz camiada memnuniyetle karşılandı! İyi de şimdiye kadar ödenen toplan 200 bin sterlinin peşine de düşecek misiniz?
Sayın Emine DİZDARLI, Ercan’daki çıkışınızdan sonra hemen herkes artık sizi çeşitli konularda göreve çağırmaya başladı. Peki çalışan sayınız ve şartlarınız yeterli mi diye soran da oluyor mu acaba? Allah sabırlar versin!
Sayın Aydın AKKURT, Çin’den gelen mafyanın eşine düştüğünüzü ve bütün çalışmalarını mercek altına aldığınız konuşuluyor. Bu arada çok yakında yeni bir günlük gazete ile kamuoyunun karşısına çıkacağınızda söyleniyor. Hadi hayırlısı!
Sayın Engin ARI, eşiniz büyük bir talihsizlik sonucu ayağını kırınca evde bütün işler size kaldı diye duyduk! Mutfakta pek meziyetli olduğunuzu biliyorduk, şimdi bütün hünerlerinizi gösterme zamanıdır…
Sayın Halil KAHRAMAN, kundaklama olaylarının genelde gerekçeleri aynıdır ama sizinki bir türlü çözülemedi! Acaba diyoruz birileri yanlış adres verdi ve kim vurduya mı gittiniz dersiniz. Büyük geçmiş olsun…
Sayın Zeki ZİYA, St.Hılarıon adlı atınız İzmir’deki çok önemli yarışta kupayı kazanınca zevkten dört köşe olduğunuzu duyduk. Ciddi bir para da kazandığınız söyleniyor, Müslüman malı ortaktır değil mi! Tebrik ederiz…