Bildik koro yine ayağa kalktı…

Tek slogan var;

Bu ülkede can güvenliğimiz yok!

Bir çoğu siyasi nedenlerden dolayı çığlık atıyor…

Hükümeti göreve çağırıyor!

Bir kere güvenlik siyasetin işi değil…

Elbette onlar da kendilerine düşen göreve yerine getirmek zorundadırlar ama bu ülkenin güvenliği polis ve askerden sorulur!

Siyaset de askeri makamların üzerinde değildir…

Her ne kadar kağıt üzerinde öyle görünse bile!

Gece kulübünde çalışan bir kadın geçenlerde vahşi bir saldırıya uğradı…

Hala ölüm riski var!

Şimdi yabancı olmasa atmosfer çok daha fazla olacaktı…

Ama işte adı üstünde yabancı!

Burada kimi kimsesi yok…

Etini satarak ekmek parası kazanıyor!

Ülkede fuhuş yasak ama…

Bizde resmen devlet eliyle yapılıyor!

2018 yılında Ayşegül Baybars İçişleri Bakanıydı…

KKTC’de bir ilki gerçekleştirerek gece kulüplerini içeren bir çalıştay düzenledi!

Ama onun da sonu gelmedi…

Fuhuş devam ediyor, kadın hakları ayaklar altında eziliyor!

Darp ve cinayetler hala devam ediyor…

Sözde kadın örgütleri yürüyor!

Ama kimse gidip de bu kadınlar nerede, hangi şartlarda yaşıyor, işte buna cesaret edemiyorlar…

Bakan Arıklı geçenlerde devlet şamar oğlanı değildir diye fetva verdi…

Ortalık kalktı oturdu!

Çünkü son yıllarda yapılan her eleştirinin ardında devlet hedef alınıyor…

İşe bir de polise ve askere güvensizlik algısı yaratılması eklenince işin rengi değişiyor!

Bu şartlarda onlara değil de kime güveneceğiz?

Eleştiri yapmak haktır da bunun da bir derecesi vardır…

Çok daha önemlisi…

Bu ülke turizm ve öğrenci ülkesidir!

Ekonominin büyük kısmı bu sektörlerden beslenir…

Bu ülke güvensizdir diye ikide bir karalama kampanyası yapılırsa turist de öğrenci de bu ülkeye neden gelsin ki!

Kimileri bilerek kimileri de bilmeyerek ayağımıza kurşun sıkıyorlar…

Bundan artık ne medet umuyorlarsa!

Anlamak gerçekten çok güç…

Dün bir polis yetkilisine sorduk;

Bu ülke gerçekten güvensiz mi?

Bu suçlamaları kesinlikle ret etti…

Adli suçların yüzde 90’nın sonlandırdığını ifade etti!

Güney’de bu rakam yüzde 60 civarında…

Yani güvenlik güçleri her türlü olanaksızlara rağmen başarılı!

Ölümle sonuçlanan trafik kazalarında da öyle…

Ölüm oranı her geçen yıl daha da aşağılara iniyor!

Polis güvenlik konusunda artık sessizliğini bozarak kamuoyunu düzenli olarak bilgilendirmek durumundadır…

Doğru neyse odur!

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli de bu ülkede kendilerini güvende hissetmedikleri yönünde bir açıklama yaptı…

Belli ülkede yaşanan son adli olaylar onu da etkilemiş!

Ya da sadece muhalefet anlayışı gütmüş…

Ana muhalefetin başkanının bu tür bir açıklama yapması doğru olmadı!

Ama bakın güvenlik konusunda meclisi göreve çağırması gayet önemlidir…

Gelin sorun olarak gördüğü güven konusunu oturup konuşalım diyor!

Gayet doğal bir istek…

Ama yine de içeriye ve dışarıya verilen mesajlarda daha çok hassasiyet göstermeliyiz!

Ayağa kurşun sıkmak için yapılan söylemler gün olur gerçek olur ve bunun da zararını toplum olarak görürüz…

MESAJ KUTUSU

Sayın Sıla Usar İNCİRLİ, bir önceki günkü paylaşımınızda ülkeyi güvensiz olarak ifade ederken dünkü açıklamanızda polis teşkilatını dışarıda tutmanız doğru bir karar oldu. Zira bizden daha ziyade yapılan eleştirilerden onlar zarar görüyor ama duygularını çok da dışarı yansıtamıyorlar.

Sayın Hayran BOLKAN, Sivil Havacılık Dairesi müdürlük makamınız hayırlı ve uğurlu olsun. Ancak anladığımız kadarıyla o makamda sizi rahatsız edecek birçok söylemler yapılacak, buna da hazırlıklı olmanız gerekiyor. Şimdi sorumluluğunuz çok daha büyük kolaylıklar temenni ederiz…

Sayın Özdemir BEROVA, batan ve kayyum atanan bir sigorta şirketinin mağdurları her geçen gün artmaya başladı. Kurmaylarınıza talimat vererek araştırma başlatmanız ve mağduriyetlerin giderilmesi için hassasiyet göstermeniz isteniyor, zira onların hiçbir suç ve günahı yok…

Sayın Türkay TOKEL, CTP’nin Güzelyurt Belediye Başkan adayı damadınız olunca özellikle yerel seçimlerde sizi zorlu günler bekliyor. Kendi partiniz ve damadınız arasında kalacaksınız hadi bakalım çıkın işin içinden. Artık geniş bir aile toplantısı yapıp ortak bir karar almak gibi sorumluluğunuz var sabırlar ve kolaylıklar dileriz…

Sayın Fikri ATAOĞLU, 6 Aralık’ta yapılacak olan yerel seçimlerinde Lefkoşa’da kendi adayınızla çıkmayıp UBP adayına destek kararı aldığınızı duyduk. Bu konuda Ünal bey epey ricacı olmuş siz de kıramamışsınız. Bakalım bu karar dengeleri değiştirecek mi artık hep birlikte göreceğiz değil mi?

Sayın Salih KAYIM, pek muhterem validenizin vefatını üzüntü ile öğrendik, merhumeye tanrıdan rahmet tüm aileye başsağlığı dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler nasip etsin…

Sayın Ersan KARATAŞ, sıkı bir diyet programı ve spora başladıktan sonra nihayet iki rakamlı kiloya düşerek hedefe doğru hızla ilerlediğiniz söyleniyor. Bir de gece muhabbetleri meyhane programlarına kısıtlama getirirseniz kesinlikle tığ gibi bir delikanlı olacaksınız. Spor Dairesi’ne bir müdür yakışır değil mi?

Sayın Tayfun ZABİT, sırf siyasilere meydan okumak ve içinizi dökmek için bağımsız Lefkoşa belediye başkan adayı olabileceğiniz konusunda mesajlarınız gelmeye başladı. Maksat muhabbet olsun mu yoksa bazı siyasilerden intikam alma duygusu mu? Bu arada eşinizden izin almadan sakın ha bir karar almayın…