CTP-BG iki başlı olunca ilginç durumlar yaşanıyor…
UBP’nin CTP’ye Çarşamba gününe kadar süre vermesinden sonra Kalyoncu bir açıklama yaparak Türkiye’de yetkililerle görüşeceğini açıkladı…
Nerede kiminle ne zaman görüşeceği meçhuldü!
Sonra ansızın Talat’a bir telefon geldi apar topar İstanbul’un yolunu tuttu ve Erdoğan ile su dahil çok şeyi görüştü!
Siyasi destek istemiş…
Demek ki sorun su filan değil tamamen siyasi!
CTP su konusunda ayak sürümeye devam ediyor…
Şimdi şunu sormak lazım;
Talat görüştü ya Kalyoncu!
Büyük ihtimalle görüşmeyecek…
Bana göre artık bu iki başlılık bitmeli, CTP eskiden olduğu gibi tek başlı olmalı!
Komik durumlar yaşanmasın diye…
CTP su konusunda ayak sürümeye devam ederse ne olur?
Çarşamba günü bu iş biter!
Hüseyin Özgürgün zaten tam yetkiyi aldı gider DP’nin kapısını çalar…
Peki DP buna balıklama atlar mı?
UG kanadı hiç tereddütsüz ama DP kanadından şüphem var!
Hele de Serdar Denktaş’tan…
Çünkü o artık kolay bir lokma olmadığını göstermek isteyecektir ve tavla teslim olma gibi bir düşüncesi olacağını zannetmem!
CTP ile hükümetteyken güçlü bakanlıkları almıştı şimdi daha çok asılır derim…
Ama hükümette olan bir partinin olası bir seçimde avantajları da az buz bir şey değil!
İyi de Ankara DP için ne düşünüyor!
UBP-DP koalisyonu öyle tereyağından kıl çeker gibi kurulur mu?
Kesinlikle kurulmaz!
Tamam son günlerde Serdar Denktaş Ankara hükümeti ya da TC Yardım Heyeti aleyhine bir açıklama yapmıyor ama daha önceden bir kenarlara yazılanlar var işte!
Hani şu “Serdar Denktaş’ın ismi çizildi” meselesi…
Tayyip bey öyle kolay kolay Serdar Denktaş’a affeder mi!
Ve onun partisini hükümette görmek ister mi!
Bana göre istemez…
Onu için UBP-DP koalisyonu çok zor görülüyor!
Aldığımız duyumlar göre su konusu İstanbul’da çözülmüştür…
Talat ‘bilgi kirliliği var’ dedi ya!
İşte şifre de burada yatıyor zaten…
Çok büyük ihtimalle Talat bugün yarın parti yetkili kurullarını toplar ve bu bilgi kirliliğini giderir!
Çok küçük değişikler yapılıp su da anlaşma imzalanır ve CTP’li aktivistlerin gönlü alınır…
Ama sonrası yine tufan gibi!
Mali protokol…
Telekomünikasyonun özelleşmesi…
Kıb-Tek…
Limanların özelleştirilmesi…
Kablo ile elektrik…
Ercan’da muallakta kalan sorunlar!
Yok su konusu çözülsün de gerisi hallolur derseniz UBP-CTP hükümeti aslanlar gibi yoluna devam eder…
Tabi ki şimdilik!
 
 
 
Beycanlı’ya ayıp ettiler!
 
Kıbrıs Sigorta’dan üç yönetim kurulu üyesi istifa etti…
Yönetim tamamen CTP’ye teslim…
UBP’den tek kelimelik bir açıklama yok!
Sonra Kıbrıs Sigorta’dan bir açıklama;
Hasan Basri Beycanlı’nın yönetim kurulu üyeliği yasal değildir!
Sonra Beycanlı sosyal medyada açıkladı…
Başsavcılık raporu diyor ki;
“Genel müdür ya da murahhas aza olarak atanmasında bir sakınca yoktur”
Bakalım UBP hala susacak mı!
 
 
 
 
Rütbeleri takılmayan gardiyanlar isyanda!
 
Cumartesi günü yine bu sayfada sizlerle paylaşmıştık…
Kamu Hizmeti Komisyonu Merkezi Cezaevi’nde yeni terfi sınavları açtı diye!
Eleştirmiştik de…
Çünkü daha önce terfi alan 50’ye yakın gardiyana rütbeleri takılmamış ve konu mahkemelik olmuştu!
İddia şu;
Eski terfi alanlara rütbe takılmayacak ama yeni terfi alanlardan istediklerine rütbe takacaklar!
Adaletsizliğe bakar mısınız…
Son iki gündür bu konuda yoğun tepki mesaj ve telefonları alıyorum…
Terfi alan ama rütbeleri takılmayan gardiyanlarda ciddi bir kıpırdanma var!
Çok yakında sokağa dökülürlerse kimse şaşırmasın…
 
 
Mobese yoksa suçlu da yok!
 
Gün geçmiyor ki bir gün kundaklama olayı yaşanmasın…
Başkent’teki son kundaklama olayı herkesi korkuttu!
Aynı anda iki oto galeri bir de iş yeri yakıldı…
Hemen bir gün sonra gazetelerde başlıklar şöyleydi;
Polis kundaklama olaylarıyla ilgili tutuklama yapamadı!
Bir çoğu sitem ediyordu polise…
Sanki de polisin elinde sihirli değnek var anında suçluları ortaya çıkaracak!
Türkiye dahil dünyanın pek çok yerinde uygulanan mobese sistemi en kısa zamanda KKTC’ye de kurulmazsa daha çok beklersiniz siz suçluların anında yakalanmasını…
Devlet nereden bulursa bulsun 19 Milyon TL’yi bulup bu sistemi muhakkak polis teşkilatına kazandırmalı!
Lafı cimi kalmadı artık bu işin…
 
 
MESAJ KUTUSU
 
Sayın Mehmet Ali TALAT, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın DP’siz bir hükümetten yana tavır koyduğu ve su konusunda el sıkıştığınız söyleniyor. Bu arada zaten Serdar beyle dostluğunuz çok eskilerde kalmıştı değil mi! Hadi bakalım şimdi sıra bilgi kirliliğini gidermekte değil mi?
Sayın Zeki ÇELER, sizin komşulardan birisi size öyle bir takmış ki annenizin evinin üstüne izinsiz ikinci katı çıkıyorsunuz diye ortalığı birbirine katıyor. Demek ki bütün izinlerin alındığı bilmiyor gerek değil mi? Karşılıklı bir kahve içip belgeleri göstermekte yarar var sanki de…
Sayın Hasan ALTIOK, sosyal medyadaki hükümet ile ilgili paylaşımlarınızın parti merkezi tarafından mercek altına alındığını biliyor muydunuz? Kurmaylar tansiyonu düşürmezseniz bazı kararlar alabilir diye duyduk!
Sayın Turgut MUSLU, özellikle de sosyal medyada aleyhinize çıkan haberlerden dolayı canınızın epey sıkkın olduğunu duyduk. O zaman çıkacaksınız basının karşısına ve yapılan bütün iddiaları cevaplandıracaksınız, başka çaresi var mı?
Sayın Suphi COŞKUN, Dipkarpaz’da yaşanan kaçak yapı olaylarını Ankara’da kadim dostunuz Melih Gökçek ile görüşüp siyasi destek istediğinizi öğrendik. Bakalım bu hafta yeni bir gelişme olacak mı?
Sayın Önder SENNAROĞLU, akrabalarınızdan birine ait olan Sennaro Restoran konusunda  kaçak yapı iddiaları yapılmaya başlandı. Binanın sit alanına yapıldığı söyleniyor, bir araştırın deriz…
Sayı Hasan Basri BEYCANLI, Kıbrıs Sigorta konusunda anladığımız kadarıyla CTP’nin oyununa gelirken aynı anda da partiniz tarafından sahipsiz bırakıldınız. Demek ki istifa etmeniz boşuna değilmiş. Konuyu mahkemelere taşıyacak mısınız?
Sayın Suat GÜNSEL, sizin fakültelerden birinde öğretim üyeliği yapan bir akademisyenin askeri posta ile malzeme getirip öğrencilere sattığı yönünde ihbarlar alıyoruz. Haksız rekabete maruz kalan işletmeler epey tepkili haberiniz olsun istedik!
Sayın Doğuş DERYA, aman siz siz olun hiçbir erkeğin delikanlılığını sorgulamaya kalkmayın! Bizim siyasilere ne derseniz deyin sıkıntı olmaz ama delikanlılık konusunda çok duygusal olabilirler…
Sayın Mehmet ENVERGİL, son günlerde bölgenizde aldığınız cesur kararlar bölge halkının memnuniyetiyle karşılanıyor. Girne halkı artık yasa dışılıklar konusunda kelle istiyor ve bu yöndeki tüm girişimlere destek vermeye hazır görünüyor!
Sayın Emine ÇOLAK, sürpriz Türkiye ziyaretinizde Kıbrıs sorunu konusunda önemli görüşmelerde bulunduğunuzu öğrendik. Türkiye eğer Haziran’da çözül var diyorsa mutlaka bir doğruluk payı vardır değil mi!
Sayın Birikim ÖZGÜR, 19 milyon TL bir ülke için çok da büyük para değil! Ne yapıp ne edip 19 milyon TL’yi bulup ülkenin mobese kameralarıyla donatılmasında en büyük sorumluluk şimdi sizin omuzlarınızda…
Sayın Bahadır ŞAHİN, İstanbul’da sade bir düğün töreniyle dünya evine girdiğinizi memnuniyetle öğrendik. Hanımefendi ile birlikte bir yastıkta kocarsınız inşallah. Sağlıklı ve mutlu bir ömür dileriz…
Sayın Kemal Deniz DANA, OTEM’in ne zaman eğitime açılacağı merak konusu olmuş. Özellikle de turizmciler soruyor, ara elaman eksikliğinin hat safhada olduğu böyle bir dönemde icraat bekliyorlarmış!