Ülkemizde onlarca sorun varken birilerinin güzel işlere imza atması mutlu ediyor bizi. Yani sürekli eleştirerek bir yerlere varmak mümkün değildir. İşte bu bilinçle iyi yönde yapılan icraatları da görmezden gelemeyiz.
Çevre bu ülkenin imajıdır. Turizm Bakanlığı geçtiğimiz gün ‘’en büyük sorun çevre sorunu’’ demiştir. Hakikatin altını çizdi. Doğrudur bu ülkede en büyük sorunların başında gelen çevre sorunu maalesef öylesine kolay kolay düzelecek gibi de değildir. Ama görüyoruz ki Bayındırlık, Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı duyarsız kalmamış, Eğitim Bakanının yapması gerekeni kendisi yapmıştır.
Çevre Bilinci dersi Eylül ayından itibaren ana okullardan 12. sınıfa kadar müfredata giriyor. Eğitim Bakanı izleye dursun ki bu ülkede eğitim dibe vururken birileri ‘’ağaç yaş iken eğilir’’ hesabı çocukların bilinçli yetiştirilmesi için çaba sarf ediyor.
Çevre konusu sadece müfredata girmekle kalmayacak; dersler afişler, broşürler, kamu spotları, yarışmalar ve ağaç dikimleri gibi etkinliklerle de desteklenecek. İşte büyük bir fark yaratacak bu çalışma sonucunda bilinçli bir gençlik yetişecek. Bunun ne denli önem arz ettiğini belki on yıl sonra daha iyi gözlemleyeceğiz. Emin olun ki bilinçli yetişen çocuklarımız, gelecekte çevre için mücadele verirken ne için mücadele verdiklerinin bilincinde olacaktır.
Çevre; havası, suyu, toprağı ve ağacı ile bir bütündür. Tüm bunlar olduğu zaman çevrenin tanımı yapılabilir.
Eğitim Bakanlığı’nın okul ziyaretleri yanında göstermelik kabulleri dışında neler yaptığı ortadadır. Güzelyurt bölgesinde öğretmen açığını kapatmayı başarırken adanın diğer taraflarını unutmuş durumdadır. Eğitimin siyaseti olmaz. Eğitim alanlarında ciddi sorunlar varken bakanın bu kadar soruna duyarsız kalması düşündürücüdür. Bugün Eğitim Bakanının yapması gerekeni Çevre Bakanı yapmışsa işte orada sorun var demektir. Her ne kadar Çevre konusu ele alınsa da okullardaki eksiklikler anlatılacak gibi değildir. Eğitim dibe vururken bakanın bunlardan habersiz gibi görevine devam etmesi şaşırtıcıdır.
Çevre Bilincinin müfredata girmesi büyük bir çaba sonucu hayata geçmiştir. Bu çaba umarım sonuçsuz kalmaz. Gelecek nesillere bırakacağımız en büyük ödül onları iyi eğitmektir.
Ülkenin bir çok alanında orman arazileri anı ormanı olarak verilmiştir. Her yıl binlerce ağacın ekildiğini düşünürsek, yeşil bir Kıbrıs bizi bekliyor olacaktı ama baktığımızda yeşilin günden güne azaldığını görüyoruz. Bunun birçok nedeni var. Biz, ektiğimizi korumayı bilmiyoruz. Fidan ekmek kolaydır, o fidanın belli bir büyüme seviyesine gelmesine katkı koyamıyorsak işte her ekilen fidan hebadır. Hayvanlarına fidan yediren, ektiğini sulamayarak kendi kendine büyümesini bekleyen, ağaçları korumayı bilmeyen, hastalıklarla mücadele etmeyen bilinçsiz bir toplumuz. İşte bu yüzden biz yeşili yok ediyoruz. İyi ki birileri Eğitim Bakanının yapması gerekeni yapmış ve bilinçli bireyler yetiştirmek için düğmeye basmıştır. Çevre bilincini artırmak adına bir atılan bu adım büyük bir başarıdır.
Bu adımı atan başta Bayındırlık, Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanına, Biyologlar Derneği’ne ve Çevre Platformu üyelerine teşekkürler.