Annan Planı referandumunun üzerinden 22 sene geçti. O gün doğanlar bugün 22 yaşında

ve 71 yıldır Kıbrıs sorununun neden çözülmediğini anlamaya çalışıyorlar.

Tıpkı dünün çocukları bizler gibi.

71 yıldır Kıbrıs adası üzerinde yaşayanlar zamanın ruhunu bilmeye ya da daha doğru bir

ifade ile zamanın ruhunu yakalamaya çalışıyoruz.

22 yıl önce olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türk siyaseti ideolojik ezberlerinin esareti altında

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ziyaretini tartışmaya çalışıyor.

Zamanın ruhunu bilmekte ortaya konan ideolojik körlük ve uluslararası politik konjonktürü

okuma beceriksizliğinin gölgesinde.

22 yıl önce olduğu gibi Kıbrıs Türk solu biz Kıbrıslı Türkleri pembe rüyalara daldırmaya

çalışırken, Kıbrıs Türk sağı da toplumu karanlık odalara hapsetmenin derdinde.

Kıbrıs Türk siyaset kurumunun aktörleri aşırı umut ile aşırı umutsuzluğun girdabında

zamanın ruhunu anlamamakta ısrar ediyor.

Zamanın ruhunu anlamayanların Annan Planı referandum sonuçlarından da dersler

çıkarmadıkları gün gibi ortada.

Soruyoruz, Annan Planı’na dair güneyden çıkan güçlü hayır sonucuna göre Kıbrıs Türk solu

kendi politikalarına dair dersler çıkardı mı ?

Peki, Kıbrıs Türk sağı kuzeyden çıkan güçlü evet sonucuna göre dersler çıkardı mı kendi politikalarına dair?

Ne yazık ki her iki sorunun cevabı koskocaman hayırdan ibaret.

Ve ne acıdır ki, Kıbrıs Türk toplumunu ileriye taşıyacak siyaset kurumunun aktörlerinin

geride kalan 22 senede Kıbrıs sorununa dair tek ortak noktalarının da bu olduğunu kabul

etmek gerek.

Görev süresinin bitmesine 5 ay kala 71 yıllık sorunun kalbine ziyaret gerçekleştiren BM

Genel Sekreteri Antonio Guterres’in biz Kıbrıslı Türk ve Rumlara verdiği tek mesajın ise

zamanın ruhunu bilin ve anlayın olduğunu söylemek iddialı bir yorum olmasa gerek.

Elbette, ziyarette sembolik gibi görünse de önemli mesajların da verildiği bir gerçek.

Kimi çevreler husumetle, kimi çevreler ise önemsiz bir detay olarak yorumlasa da, BM Genel

Sekreteri Antonio Guterres’in Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ı Cumhurbaşkanlığı

yerleşkesinde ülke bayrakları altında resmi olarak ziyaret etmesi, siz Kıbrıslılar zamanın

ruhunu bilmeli ve anlamalısınız mesajından sonraki Kıbrıs adasının bütününe ve dünyaya

verilen diğer önemli bir mesajdı.

Annan Planı referandumunda Kıbrıslı Türkler ile anavatan Türkiye’nin ortaya koyduğu ezber

bozan iradeye bir saygı duruşu niteliğindeki ziyaret, ada üzerinde Kıbrıslı Türklerin de

Rumlar kadar eşit egemenlik hakkı olduğunun ilanından başka bir şey değildi.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın da etkisi ve politik ciddiyetinin hakkını da teslim etmek

gerek.

Görevi geldiği günden beri ortaya koyduğu Kıbrıslı Türklerin haklarının savunulması

temelindeki güçlü duruş ve diplomatik dil yanında, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile tam bir

uyum içerisinde sürdürdüğü Kıbrıs sorununun çözümüne dair ülke gerçekleri zeminindeki

rasyonel siyaset çizgisinin BM Genel Sekreterinin ziyaretinde etkili olduğunu kabul etmek

gerekir.

Ayrıca BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a

gerçekleştirdiği ziyareti Türkiye’nin devlet politikası ve Ankara Hükümeti’nin

Kıbrıslı Türklerin hakları için ortaya koyduğu iradenin de sonuçlarından biri olarak görmek

gerekir.

Kıbrıs Rum liderliğinin ortaya koyduğu gayri ciddi politik duruş -her ne kadar konuya fransız

! olsalar da- siyasi masgaralık yanında Rum toplumu için uluslararası saygınlığın erozyona

uğramasından başka bir şey değil.

BM Genel Sekreteri António Guterres’in ziyaretinin en önemli sonucu, Kıbrıs sorununun adil

ve sürdürülebilir çözümüne yönelik umut ve iradenin devam ettiğinin somut göstergesi

olmasının yanında, Kıbrıslı Türklerin ada üzerindeki haklarının ve çözüm için ortaya

koyduğu inatçı ve haklı çabaya karşı bir saygı duruşu olarak görmek tüm kesimlerin görevi.

71 yıllık sorunun çözümünde sona yaklaşıldı veya fırsat kaçtı gibi sığ yorumlara aldırmadan

ve Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın “KKTC hem bir amaçtır hem adil bir çözüme

ulaşmak için araçtır” tespitinin derin anlamını göz ardı etmeyerek Kıbrıslı Türkler olarak

zamanın ruhunu bilmeli ve anlamalıyız.

Anlamalıyız ki, geçmişe ihanet etmeden yeni bir gelecek kurabilelim.

MESAJ KUTUSU

Sayın Aziz KAYA, belediyenizde çalışan ama işe gitme alışkanlıkları olmayan bazı şahısların Güney’de çalışmaya gittiklerini biliyor muydunuz? Diğer belediye çalışanları sürekli rahatsız olduklarını ifade eden sitem dolu mesajlar göndermeye başladılar. Umarız dikkate alıp gereğini yaparsınız.

Sayın Devrim BARÇIN, belli ki siz daha yeni uyandınız çünkü şu anda 5 yaş üstü 10 bine yakın araç içeri girdi ve yasa değişikliği bekliyor. Bir araştırın bakalım bu rantın arkasında hangi siyasiler var milletin vekili olarak isimleri deşifre ederseniz mükemmel bir amme hizmeti yapmış olursunuz…

Sayın Ahmet SAVAŞAN, UBP’nin yaptığı çalıştayın sorumlusu olarak işi epey sıkı tuttuğunuz hatta partilere yoklama bile yapınca adınızın Mahmut hocaya çıktığını biliyor muydunuz? Bazı vekiller kaytaramayınca tepki göstermişler ama memnuniyet gösterenler çoğunluktaymış, hadi yine kurtardınız sayılır…

Sayın Erhan ARIKLI, genel seçimlerde bir meslektaşımızla Lefkoşa üçüncü sıradan aday olması konusunda el sıkıştığınızı duyduk, hayırlara vesile olsun. Bu konuda rica telefonu geldiği için şimdilik biz de isimi deşifre etmiyoruz ama sözümüzü ne kadar tutarız artık onu da çok kestiremiyoruz, haberiniz olsun istedik…

Sayın Fırtına KARANFİL, İskele ve civarında genel seçimler için yapılan bir kamuoyu yoklamasında ciddi bir düşüş gösterdiğiniz sonucu ortaya çıkmış. Uçurum büyümeden vites yükseltmeniz öneriliyor, özellikle de aileyi artık devreye sokma zamanı gelmiş demektir. Bu kez karşınızda çok daha ciddi parti adayları var, uyaralım dedik…

Sayın Cemil KAZANCI, yerel ve genel seçimler için medya grubu olarak hükümetin büyük ortağına güçlü ve tam destek verdiğiniz dikkatlerden kaçmazken küçük ortaklar bizim başımız kel mi diye sorular yöneltmeye başladılar. Bu konuda hak hukuk ve adalet istediklerini belirten sitem dolu mesajlarınız geliyor…

Sayın Fatma Çimen TUĞCU, yerel seçimler için bölgenizde yapılan bir ankette hissedilir oranda düşüş gösterdiğiniz ortaya çıkmış, gecikmeden önlem almanız parti gücünü bölgeye yönlendirmenizin şart olduğu konuşulmaya başlandı. Bu arada rakibiniz tempoyu hiç düşürmeden çalışıyor zira eski makama dönme arzusu hayli fazla görülüyor…

Sayın Türel ÖZDAŞ, hem yerel hem de genel seçim çalışmaları için bölge kurmaylarına özel bir seçim yemeği verdiğiniz şahsi olarak da maddi ve manevi destek sözü verdiğinizi duyduk. Bu arada bazı aday adayları da kapınızı çalmadan geçemiyoruz, bölgenizin önemli bir iş insanı olarak destek vereceğiniz adaylar seçime bir adım önde girecek diye yorumlar yapılmaya başlandı…

Sayın Ahmet SERDAROĞLU, sendika başkanları arasında yapılan nabız yoklamasında en etkili ve başarılı başkan olarak tespit edildiğiniz ve bu nedenle aktif siyaset zamanının geldiği yönünde yorumlar yapılmaya başlandı. Gelen bazı teklifleri değerlendirmeniz ve sendikaları mecliste temsil etmeniz yönünde yoğun mesajlarınız gelmeye başladı…

Sayın Nahit ÖNCÜ, G.Mağusa’da yapılacak hem yerel hem de genel seçimler için toplantıları sıklaştırdığınız ve ilk olarak da medya buluşmalarını ön planda tuttuğunuz dikkatlerden kaçmamış. Medya ve mensupları biraz nazlı kesimdir ona göre stratejiler geliştirmek artık sizin sorumluluğunuzda…