Mutlu Barış Harekâtı’nın 52’nci yıl dönümünde Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler,
beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri
Komutanı Orgeneral Metin Tokel ve Bakan Yardımcısı Salih Ayhan ile Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti’ne önemli bir ziyaret gerçekleştirdi. Askeri birlikler, KKTC Güvenlik Kuvvetleri
Komutanlığı ve şehitlikler ziyaret edildi.
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Mehmetçiklere hitaben yaptığı konuşmalarda; askeri
kışladan tüm dünyaya Kıbrıs konusunda iki net mesaj verdi: Türkiye’nin etkin ve fiili
garantörlüğü tartışmaya kapalıdır, Kıbrıs Türkü’nün egemen eşitliği pazarlık konusu
değildir.
Programın en dikkat çekici durağı, Rum terör örgütü EOKA’nın Kıbrıs Türklerine yönelik
vahşetini belgeleriyle sergileyen Lefkoşa’daki Barbarlık Müzesi oldu. Güney Kıbrıs’a gelip,
bir gözlerini kapatıp, tek gözle varil deliklerinden KKTC’yi gözetleyen Avrupa Birliği (AB)
yetkilileriyle, ay sonu Ada’ya gelecek olan BM Genel Sekreteri’nin de Lefkoşa’daki
Barbarlık müzesini ziyaret etmesini dileriz.
Kışladan verilen net ve kararlı mesaj, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio
Guterres’in 28-29 Temmuz’da Kıbrıs’a yapacağı ziyareti öncesinde, Ada’daki Türk askerinin
varlığını ve Kıbrıs Türk halkının haklarını sorgulayanlara verilmiş sarih cevaptır.
Kıbrıs’ta çözümün “tek yolu”na vurgu yapan Bakan Güler, yıllarca sergilenen iyi niyetin
karşılık bulmadığı Ada’da, artık eski ezberlerle zaman kaybetme döneminin kapandığını,
Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün teyidinin Türkiye
için vazgeçilmez olduğunun altını çizdi.
Türk askerinin Ada’daki varlığı istikrarın teminatıdır. Türkiye, uluslararası hukuktan doğan
garantörlük haklarından ve sorumluluklarından, dün olduğu gibi bugün de yarın da asla taviz
vermeyecektir.
Bakan Güler, Avrupa Parlamentosu’nun, Türkiye’yi hedef alan son kararının hiçbir hukuki,
tarihî ve vicdani temeli olmadığını, Rum lobilerinin etkisiyle alınan bu yaklaşımın yok
hükmünde olduğunu; bugün farklı coğrafyalardaki insanlık dramlarına sessiz kalanların Kıbrıs
konusunda adalet ve hukuk adına söz söylemeye çalışmasının uluslararası vicdan açısından
tutarsızlık olduğunu vurguladı.
Bakan Güler’in şu sözleri ise, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs ziyareti öncesi muhataplarına
açık bir uyarı niteliğindedir:
“Hiç kimse Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün meşru haklarını tartışmaya açarak bir
sonuç elde edebileceğini düşünmemelidir.”
Şu da önemliydi;

“Bizim gündemimiz günübirlik siyasi değerlendirmeler değil uluslararası hukuk, tarihî
gerçekler ve Kıbrıs Türk halkının meşru haklarıdır.”
Bugün Ada’da Türk askerinin varlığını sorgulayanlar, aslında Kıbrıs Türkü’nün güvenliğini
ve geleceğini hedef almaktadır. Milli Savunma Bakanı Güler, buna da yanıt verdi: “Türkiye
bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da güvenlik, barış ve istikrar için Ada’da bulunmaya
ve kardeş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru çıkarlarını her koşulda desteklemeye
devam edecektir.”
Türkiye’siz bir Doğu Akdeniz ve Türk’süz bir Kıbrıs hayal edenler, kışladan verilen mesajları
iyi okusun!
20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52’nci yılı kutlu olsun.