Son bir haftadır ülke Girne’de yaşanan tecavüz olayını konuşuyor…

Bu konuda ağır tartışmalar yaşanıyor!

Tecavüz edilen kız ya da tecavüz edenlerden daha ziyade genç bir avukat kadın resmen linç ediliyor…

Müvekkillerini koruma maksatlı söylediği sözler nedeniyle!

Ne demiş avukat hanım;

“Siz yüzünüzü kapatacak bir şey yapmadınız…”

Yani yargıya müdahale olarak algılanıyor bu sözler!

Sen misin bunu diyen…

Vurun abalıya!

Hakaret üstüne hakaret…

Olayı biraz da medya ateşliyor!

Sonda da sosyal medya evlere şenlik…

Avukat hanımın sözleri yargıya müdahale midir bu bizim karar vereceğimiz bir mesele değil…

Buna yine yargı karar verecektir!

Eğer yarıya müdahale ise de elbette bir bedeli olacaktır…

Ama olay niye bu kadar körükleniyor, bunu anlamak zor!

Yargıya müdahaleden şikayet edenler de aslında yargıyı yönlendirmek istiyor…

Eğer gerçekten de müdahale varsa birden çok daha fazla kişi var ortada!

Biz eminiz ki bu sözleri sarf eden kadın avukat arkadaş bu sözler nedeniyle pişman değildir…

Sözünün arkasında durmaya da devam edecektir!

Bedeli mesleğinin sonu olsa da…

Tecavüz elbette iğrenç bir suçtur…

Tabi ki işlenen gerçekten bir tecavüz olayı ise!

Olayların detaylarını bilmeden yorumda bulunmak, sosyal medyanın geleneği haline gelmiştir…

Bunun adına da yargısız infaz denir!

Bu konuda maşallah üstümüze yok…

Herkes her şeyi sözde biliyor!

Ama bilmeden birtakım yorumlar yapılıyor…

Çoğu da hiç bilmeden yapılan yorumlar bunlar!

Hadi laf ola yorum yaptınız da…

Hakaret ve bel altı vuruşlar niye!

Düne kadar perde gerisinde olanları bilmiyorduk ama dün bilinmeyen bazı gerçekleri öğrenmeye başladık…

Avukat Mustafa Şener şöyle bir paylaşımda bulunarak meslektaşına sahip çıktı!

Daha da önemlisi bizim bilmediklerimizi öğrenmemizi sağladı;

Toplum olarak, hakkında hiçbir şey bilmediğimiz konularda en keskin yargıları vermeye ne kadar yatkınız, değil mi? Bir mahkeme kararını, bir duruşma tutanağını, dosyadaki onlarcaki ayrıntıyı bilmeden; sadece duyduğumuz bir cümle, gördüğümüz bir başlık üzerinden kahramanlar ya da caniler yaratıyoruz.

Oysa adalet, basit bir algı yarışı değildir.

Son günlerde Girne Ağır Ceza Mahkemesi’nde verilen bir karar sonrasında yaşananlar, bu gerçeğin en acı örneklerinden biri oldu.

Genç, idealist bir kadın avukat, müvekkillerinin haklarını savunmak için yürüttüğü hukuk mücadelesinde, mahkeme kararına duyduğu vicdani rahatsızlığı dile getirdi.

Kimseyi hedef almayan, sadece hukuki sürecin devam edeceğine olan inancını paylaşan bu söylem, anında bir linç kampanyasına dönüştü. Sosyal medyada yargılandı, etiketlendi, susturulmaya çalışıldı.

Oysa kaç kişi dosyayı okudu?

Kaç kişi kararın gerekçesini inceledi?

Mahkeme kararında açıkça belirtilen hususları bilelim

· Genç kızın, söz konusu eve kendi isteğiyle geldiği,

· Tecavüzün gerçekleştiği kabul edilen anlarda bile kızın alıkonulmadığı, istediği zaman gidebileceği,

· Herhangi bir darp veya fiziksel zor kullanımın söz konusu olmadığı.

Ve sanıkların alıkoyma ve darp suçlarından BERAATI

Evet, bu karara göre çelişkili ve “garip” bir tecavüz vakası söz konusu.

Alt mahkemenin bu kararı şu an için nihai değildir, üst mahkemelerde yeniden tartışılabilir ve deliller yeniden değerlendirilebilir.

İşte O genç ve idealist kadın avukatın mahkeme çıkışında yapmak istediği de tam olarak buydu: Vicdanıyla mesleki sorumluluğunu birleştirerek, hukuk mücadelesini üst makamlara taşıma kararlılığının o anki ses bulmuş hali

Peki ne oldu ? Davayı bilmeyenler, tarafları tanımayanlar, dosyayı görmeyenler; sadece birkaç cümleyle bu avukatı hedef tahtasına oturttu.

Halbuki avukatlık, taraf tutmak değil; hukukun üstünlüğüne ve adil yargılanma hakkına inanmaktır.

Bu genç kadın, müvekkillerinin sesi olmaya çalışırken, kendi meslektaşlarının dahi sessiz kaldığı bir ortamda cesurca konuştu.

Bu olay bize şunu gösteriyor: Toplum olarak, “bilmediklerimiz” hakkında konuşmayı ne kadar seviyorsak, “bildiklerimizi” tartarak ve düşünerek paylaşmayı da o kadar unutuyoruz.

Oysa gerçek adalet, yalnızca mahkeme salonlarında değil, zihnimizdeki önyargıları kırdığımız anda başlar.

Umarım bu genç ve idealist avukat, üzerine gelen bu karalama kampanyasına rağmen yoluna devam eder.

Çünkü hukuka inanan, vicdanıyla hareket eden, müvekkilinin yanında durmaktan vazgeçmeyen avukatlara her zamankinden daha çok

ihtiyacımız var. Ve umarım bizler de, bir sonraki tartışmada, önce “acaba bilmediğim ne var?” diye sorarız.

Mahkemenin Kararını bilmeden bir avukata karalama kampanyası başlatmak yerine, sürecin Yüksek Mahkeme'de tartışılmasına fırsat verelim.

Bilmeden yargılamak değil, adil yargıyı savunmak gerçek erdemdir…”

MESAJ KUTUSU

Sayın Arkın ENGÜNEY, Cuma günkü yazımızda sizi resmen uyararak tezgahlara dikkat etmenizi önermiştir. Beklenen oldu ve partinizden tam anlamıyla kazık yediniz. Çünkü karar çok önceden alınmış ve rakibinizin ismi belirlenmişti. Ayrıca CTP’li olmayan birinin CTP’den Güzelyurt belediyesi başkan adaylığı da çok ayrı bir tartışma konusudur, gelmiş geçmiş olsun…

Sayın Ahmet ÇALUDA, partiniz Lefke’de aday bulması sıkıntısı yaşayınca her an sizi joker olarak kullanabilir ve aday olmanız için kapınızı çalabilir. Bankacı hanım yetersiz, hekim arkadaş fazla naz yapıyor, bölgeyi iyi tanıyan ve çevresi olan birisi olarak sanki de en doğru adaysınız gibi geliyor bize, hadi bakalım hayırlısı…

Sayın Ali ADALIER, teşkilat içinde bir polis arkadaşın Ercan’da 30 milyon civarında bir parayı devlete değil de cebine indirdiğini konuşuyor. Bilgi dışarıya sızdığına göre artık siz de kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için ayrıntılı bir açıklama yapabilirsiniz. Yanlış haber ve yorumların önünü kesmek için tabi ki…

Sayın Hüseyin TÜFEKÇİ, kendisi ile yaşadığınız sorun ne olursa olsun cemaat ve ailesinin içinde gösterdiğiniz tepki kamuoyunda çok da hoş karşılanmadı. Belli ki oraya törene değil içinizi dökmek için gittiniz. Ha keşke gazetelere boy boy ilanlar verseydiniz de orada sessiz kalsaydınız bu kadar tepki almayacaktınız…

Sayın Hasan TOSUNOĞLU, ülke geleninde DP çevrelerinde her ne kadar eski partinize kırgın olsanız da bir kez daha aday olmanızın şart olduğu yönünde yorumlar yapılıyor. Tam da iki ucu kirli değnek değil mi? Eminiz ki aday olursanız madem geri gelecektin niye gittin soruları da beraberinde gelecektir, son sözü yine siz söyleyeceksiniz, bize de saygı duymak kalacak…

Sayın Mahmut ÖZÇINAR, 6 Aralık yerel seçimlerindeki rakip aday bu kez arkasına başka partileri alarak çıkıyor. Siyasi kulislerde beklenenden fazla terleyeceğiniz ve zorlanacağınız konuşulmaya başlandı. Bir de tabi ki rakip adayın bazı UBP’liler ile yakınlıkları söz konusu olduğu için doğrusu ortaya çıkacak olan sonuç çok da tahmin edilemiyor…

Sayın Cemil KAZANCI, sahibi olduğunuz medya gurubu anlaşılan o ki seçimler öncesi hükümetin yayın organı gibi bir pozisyonda olacak gibi görülüyor. Ancak küçük ortaklar haberlerine daha fazla yer vermeniz konusunda uyarı mesajları göndermeye başladılar haberiniz olsun istedik. Anlayacağınız hak, hukuk, adalet meselesi…

Sayın Dev TARIK, yurt dışından getirdiğiniz son teknoloji sistemle araçlara hiçbir zarar vermeyen oto yıkama sistemi nedeniyle kapılarda kuyruklar oluştuğunu duyduk. Anlaşılan o ki yoğunluk nedeniyle yeni cihazlar getirerek müşterilere hizmet vermek zorunda kalacaksınız, hayırlı işler bol kazançlar dileriz…