Yapılan kamuoyu araştırmaları sonuçlarında siyaset kurumunun hep son sırada çıkması bir tesadüf değil…
Vatandaş siyasete güvenmiyor çünkü muhalefetteyken eşitlikten ve adaletten bahseden partiler hükümet olunca verdikleri sözü unutuyor…
Haliyle sistem makamları elde tutmak için kurulduğu için hükümet olanlar da iktidarı korumak için kendilerine yakın olanları kollayarak kendilerinden olmayanlara fırsat eşitliği yaratmıyor…
İlla ki partiye yakın olanlar istihdam edilecek, illa ki devlet kaynakları partililere peşkeş çekilecek, illa ki alınan bir takım kararlarda parti kesimler bağrına basılacak…
Zaten böyle bir ortamda siyasetçiye güven olursa şaşırmak lazım!
Ahmet Karaçalı, yıllardır ekmek parasını Bafra kıyılarında deniz sporları hizmeti vererek kazanıyor…
Bu konuda çok ciddi yatırımlar yapmış, kazandığı parayı bu işe yatırmış…
Jet ski e diğer deniz araçlarında bölgede ilkleri yapmış, bu işte para olduğu görülünce başkaları da bu sektöre girmiş…
Rekabet açısından elbette bu işler bir kişinin tekelinde olmamalı!
Şu anda Bafra sahillerinde bu işi yapan üç işletme var.
Bu işlerde mekan çok önemli ve halka yakın olmak bir avantaj…
Karaçalı, bu işe ilk başladığında Kaya Artemis Otel ile anlaşmış ve yaz aylarında otele kira ödeyerek otel sınırları içinde bu işi yapmış…
Sonra Kaymakamlık bu işe itiraz etmiş ve polis zoruyla sözleşmesi bile bitmeden onu bu bölgeden atmış…
Yasalara göre denizlere 100 metre mesafeye kadar bölümler kimsenin değil bütün vatandaşlarındır, bunun da sorumlusu bölge kaymakamlıklarıdır…
Kaymakamlık böyle bir düşünceye sahip çıkarsa biz ancak alkışlarız onları takdir ederiz…
Karaçalı’nın söylediğine göre yer konusunda bu işi yapanlara fırsat eşitliği sağlanacak ve yerler dönüşümlü olarak belirlenecekmiş…
Karaçalı da böyle olunca itiraz etmemiş ve geçen yıl en uzak mesafeyi kabul etmiş…
Ve bu yaz sezonunda daha iyi bir yerde olacağını ümit ederken İskele Kaymakamlığı’ndan gelen yazı ile beyninden vurulmuş…
Merkeze daha yakın olmayı beklerken Kaymakamlık kendini çok daha uzağa, kayalık bölgeye atmış…
Kendisine gönderilen yazıda da şöyle deniliyor;
“Verilen izinle izinlendirilen araçlarınız Mehmetçik Belediye Plajı’ndaki izinlendirilen Tülay Aydıntan’ın kalifinden 50 metre kuzey doğu kısmında Nuhun Gemisi Otel istikametinde konuşlandırılacaktır…”
Tek bu madde bile bu işlerde bile buram buram partizanlık yapıldığını ortaya koymaya yetip de artıyor bile…
Ahmet Karaçalı daha geçen sene Tülay Aydıntan’dan 40 metre uzaklıkta bu işi yaparken şimdi 50 metre uzağa atılıyor…
Bu nasıl bir adaletse artık!






Ahmet Karaçalı, haliyle isyan ediyor ve kayalıkların bulunduğu bir bölgede deniz sporlarının yapılmayacağını ifade ediyor…
Ayrıca, kendinden başka bu işi yapan diğer işletmelerle ilgili olarak da hangi partililerle yakınlığı hatta ortaklığı olduğunu da ifade etti ama şimdi burada isimleriyle vermek çok doğru olmaz!
Maalesef ki İskele Kaymakamı Ahmet Cenk Musaoğulları, haksız rekabet içerecek olan bir kararın altına imzasını atmıştır…
UBP’ye yakınlığıyla bilinen Ahmet Karaçalı merkezden uzağa atılarak kendi partisine yakın olanlar için fırsat sağlamış ama böylelikle adaletsizlik ve partizanlığa da onay vermiştir…
Bu arada konunun Mehmetçik Belediye Başkanı Cemil Sarıçizmeli’nin de bilgisi dahilinde olduğunu ve bu adaletsizliğe karşı olduğunu ‘gerekirse üç işletmeyi de sahile sokmayacağım’ dediğini öğrendik!
Partisinden gelecek baskılara rağmen bunu başarabilir mi bilemeyiz ama doğrusu da budur…
Eğer eşitsizlik, adaletsizlik ve partizanlık olacaksa hiç olmasın daha iyi!
 
 
 
 
MESAJ KUTUSU
 
 
Sayın Ahmet Cenk MUSAOĞULLARI, UBP döneminde UBP’liler CTP döneminde CTP’liler bu iş daha nereye kadar gidecek Allah aşkına! Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde adayınıza ne kadar zarar verdiğinizin farkında mısınız? İnsanların ekmek parasıyla oynamak bu kadar kolay olmamalı değil mi?
Sayın Serdar DENKTAŞ, son olarak Aytaç Çaluda olayında da görüldü ki sanayi arsaları konusunda tam bir partizanlık ve suistimal yaşanıyor. Son 5 yıl içinde kimlere hangi bölgede sanayi arsası verildi bunların listesini yayınlamayı düşünür müydünüz? Hadi buralara iş yeri kuracakları anlarız ama bunları satarak para kazananları asla!
Sayın Özkan YORGANCIOĞLU, eylemci bir kadına sahip çıkıp onu polisin elinden almanız partili partisiz herkes tarafından takdir edildi. Ama halkın gözünde daha büyümek isterseniz öncelikle kangren haline gelmiş partizanlığa karşı bir mücadele başlatmanız gerekmektedir. Aksi CTP için büyük hayal kırıklığı olacak…
Sayın Mehmet HARMANCI, LTB işçilerinden birinin yine belediyenin bir aracın yakıt deposuna şeker koyduğunu öğrendik. Bu kişi hiç gecikmeden belirleyip kapının önüne koymazsanız bu tür olayların ardı arkası kesilmeyecektir…
Sayın İsmail ARTER, Mağusalı bir siyasetçinin oğlunun işletmesinin belediyeye olan 150 bin TL borcunu sildirmek için çok kişiyi araya koyduğu söyleniyor. Umarız şeytana uymazsanız zira bu işi takip edenler sayısı o kadar fazla ki…
Sayın Ertuğrul HASİPOĞLU, Cumhurbaşkanlığı seçimleri için uzun bir süre sessiz kalırken dost sohbetlerinde Derviş beye yöneldiğiniz gözleniyormuş. Bu arada oğlunuzu da aktif siyasete hazırladığınız söyleniyor. Artık bu işleri gençlere bırakmak lazım değil mi? Hadi bakalım hayırlısı…
Sayın Cemil SARIÇİZMELİ, belediye olarak eğer devreye girmezseniz bölgedeki jet ski işletmeleri hep birbirine girecek hem de bu yaz nahoş olaylar yaşanabilecek. Başarılı e cesur bir belediye başkanı olarak inisiyatif kullanmanızı bekliyoruz…
Sayın Göksel SAYDAM, Kudret Özersay için verilen seçim yemeğinden yapılan konuşmalar sırasında epey duygulandığınız ve hatta birkaç damla da gözyaşı akıttığınız görülmüş. Duygusal olduğunuzu bilirdik de bu kadar değil yani…
Sayın Gürsel UZUN, Derviş bey ile yapılan görüşmeler sonrasında bile sizi çeviremediklerini öğrendik. Parti MYK’sında olan birisi için zor bir karar değil mi? Artık elinizi yüreğinize koyacaksınız ve son kararı yine siz vereceksiniz…
Sayın Mustafa GÜZOĞLU, genel seçimlerde sizin dükkan CTP’nin ofisi olurken şimdi de Derviş beyin ofisi olarak hizmet veriyormuş. Siyasetin geldiği son nokta bu olduğuna göre ne günlere kaldık değil mi? Elbet vardır yine bir bildiğiniz diye yorumlar yapılıyor bilesiniz…
Sayın Asım AKANSOY, genel başkan adayları arasında sizin de olduğunuz konuşulmaya başlandı. Partinin en heyecanlı ve enerjik isimlerinden birisi olarak niye olmasın ki? Ama bu kez genç adaylar daha fazla olacak gibi gözüküyor sağlam basmakta yarar görüyoruz…
Sayın Zeki ZİYA, bir ilkokula çok yakın olduğunuz için işletmenizin binasının çatısına baz istasyonu teklifini kabul etmediğinizi memnuniyetle öğrendik. Bu arada hafta sonu bilardoda da yine hezimete uğradığınız ve tek bir sayı bile alamadığınızı duydu. Üzüldük doğrusu!
Sayın Ahmet SENNAROĞLU, yaşlı insanlarımız için bölgede yaptığınız etkinlikler vatandaşı bir hayli memnun ediyor. Gidişat şimdi iyi gibi görülüyor, bir de biriken borçları eritebilirseniz siyasi geleceğiniz için iyi bir temel oluşturacak…
Sayın Cemal DAĞLIKOCA, ‘bu göbek gidecek’ gidecek sloganıyla başlattığınız spor çalışmalarınızı takdirle izliyoruz ama mangal partilerinin epey bol olduğu seçim sürecinde bu acaba mümkün mü? Ha keşke seçim sonrasını bekleseydiniz…
Sayın Cem DANA, midenizi küçülttükten sonra öyle bir değişime uğradınız ki sizi çoktandır görmeyen yakın dostlarınız bile tanıyamamaktan şikayet ediyorlar. Bu arada yaptırdığınız anket sonuçları epey merak konusu olmuş diyorlar…Ulaştırın bize hemen yayınlayalım!
 
 
 
Günün Fıkrası
 
Üçüncü çocuk
 
Adamın biri askere gitmiş 2 çocuklu...
Eve dönmüş bir bakmış ki masada 3 çocuk!..
Bağırıp çağırmaya başlamış:
"Abovv... Ula kaltak! Bu çocuk nereden çıkmıştır? Bizim iki çocuğimiz vardı, bu çocuk benim değildir!.."
Karısı gayet sakin:
"Eeee, sana baba mi diyir? Oturmuş yoğurdini yiyir!.."