UBP’nin geldiği durum ortadadır. Aslında sadece UBP’nin değil, tüm siyasi partilerin genelinde bir yozlaşma ve yıpranma varken, gelinen aşamada partilerin gücü artık sorgulanmaktadır. Bir gerçek var ki halkın siyasi partilere ve onların mensubu siyasetçilere güveni kalmamıştır. İşte bu durumda ülkemizin geleceği de risk altındadır. Evet, dün UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün ilk kez beni şaşırtan bir duruş sergileyerek başbakan Ömer Kalyoncu’ya süre vermiş ve bu süre sonunda Parti Meclisi’nin verdiği tam yetkiyi de kullanarak gereğini yapacağını açıklamıştır. Şaşırdım doğrusu! Özgürgün ‘’imza’’ konusunda bunca zaman hiçbir açıklama yapmamış, bu konuya da sıcak bakmamıştır. Keşke bu duruşu su sorununun bu denli dallanıp, budaklanmasını beklemeden önce yapmış olsaydı. Ne yazık ki hükümetin iki ortağı olan CTP ve UBP’de hiçbir zaman bir birini tutan açıklamalar yapılmamıştır.
Mevcut durumu yokuşa sürüklemek isteyen ne kadar insan varmış ki son zamanlarda her iki partinin yetkililerinin yaptığı açıklama utanç vericidir. İki açıklamanın da bir birini tutmadığını da göz önünce bulundurursak, Özgürgün yaptığı bu açıklamada geç bile kalmıştır.
Ne hallere düştük, düşürüldük. Bize mucize gibi gelen Asrın Projesini asrın sorunu haline getirerek Türkiye’ye ve kendi ülkemizde kaos yarattık. Biri çıkıp ülkemizi sattın dedi, diğeri çıkıp elimizde para yok o yüzden özel firma yürütsün dedi, diğer başka biri ise devlet kamu ortaklığından söz etti. Her şey başbakanın iki dudağı arasına sıkışıp kaldı. Karar mekanizması sanki üretmekten yoksun şekilde işliyor partilerde. Bu denli umursamaz duruş sergilenmesinden rahatsız olmayan Başbakan için artık endişeliyim. Halkını ikinci plana atan bir başbakan bu anlaşmaya imza koyar mı koymaz mı bilinmez ama kendi partisinin aldığı yarayı zor kapatacaktır.
CTP, Özkan Yorgancıoğlu’nun pasif bir başbakanlık yürütmesinden dolayı bir takım sıkıntılar yaşayarak Yorgancıoğlu’nun görevden gitmesi uğruna seferberlik yaratılmıştı. Bugün baktığımızda ‘’gelen gideni aratır’’ durumu ortadadır. Kısa süre olmasına rağmen Yorgancıoğlu şuan aranan isimdir.
CTP her ne kadar büyük parti olsa da günden güne mevcut siyasetçilerin yürüttüğü siyasi politikaların kurbanı olmuş, kendi içerisindeki sorunları dışa vurarak, gücünü yitirmiştir.
Siyaset de günden güne yenileniyor. Partilerin kurucularının semeresi bile okunmazken artık yeni siyaset anlayışına hakim genç siyasetçiler yetişiyor. Yenilenerek değişen, güçlenen genç siyasi isimler bundan sonraki süreçte aktif rol üstelenecek kişilerdir. İşte sırf bu yüzden halk bu defa doğru karar verecek ve mevcut siyaset anlayışını değiştirecektir.