Bir basın açıklaması yapıp basın bürosu aracılığıyla bütün medya organlarına gönderdikleri basın bildirisi ile gerekçeleri anlattılar.
Öncelikle yapılan o açıklamayı buradan bir kez biz yayınlayalım:
…
Taşınmaz Mal Kira Stopajı Oranlarının Yeniden Düzenlenmesine İlişkin Yasa
Gücünde Kararname ve İthalatta Kur Uygulaması (Değişiklik) Tüzüğü hakkında
basın açıklaması.
Son günlerde dövizin kontrolsüz şekilde yükselmesi nedeniyle Bakanlar Kurulu bazı ekonomik tedbirler alma yoluna gitmiş, bu amaçla Bakanlığımızca ilgili gümrük ve vergi mevzuatlarında da değişiklik yapılmış ve Bakanlar Kurulunca onaylanarak Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Ancak ülke basınında yer alan bazı açıklamalar sebebiyle kamuoyunda konuya ilişkin yanlış bir algı oluşmuştur.
Bu algının ortadan kaldırılıp doğrunun anlaşılabilmesi için bu basın açıklaması düzenlenmiştir.
Orta ve uzun vadede kira sözleşmelerinin TL cinsinden düzenlenmesini teşvik amacıyla,
Taşınmaz Mal Kira Stopajı Oranlarının Yeniden Düzenlenmesine İlişkin Yasa Gücünde Kararname ile taşınmaz mal kira geliri elde eden mal sahipleri tarafından Gelir ve Vergi Dairesi’ne ödenecek stopaj oranları döviz cinsinden olan kira gelirlerinde %13, Türk Lirası cinsinden olan kira gelirlerinde ise %7 şeklinde belirlenmiştir.
İthalatta Kur Uygulaması (Değişiklik) Tüzüğü ile 90 gün süre ile alkollü içkiler, tütün veya tütün yerine geçen maddelerden yapılmış mallar, akaryakıt, likit petrol gazı (LPG) ve motorlu araçlar hariç olmak üzere; diğer malların doğrudan yapılacak ithalatlarında veya antrepodan iç tüketime çekilişlerinde, geçerli döviz satış kurlarının Amerikan Doları için 2,70 TL, Euro için 2,97 TL ve İngiliz Sterlini için 4,14 TL’yi aşması halinde sabit kur uygulanması ve diğer döviz cinsinden yapılan ithalatlarda ise bahse konu dövizin çapraz kur karşılığı olan ABD dolarının belirlenen sabit kuru ile Türk Lirası’na dönüştürülerek gümrükleme işlemlerinin sonuçlandırılması amaçlanmıştır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur…”
Maliye Bakanlığı
Basın Bürosu
…
Sayın Bakan ve ekibi hiç kusurumuza bakmasın;
Bu açıklamadan sonra bile biz yine ‘şark kurnazlığı’ görüşümüzde ısrarlıyız.
Çünkü bu açıklama bile bakanlığın döviz karşılığı aldığı mal için bir cezalandırma anlamını taşımaktadır.
Her şeyin lüks tüketim maddeleri dışında ithalatlarda döviz kuru sabitlenirken yıllardır süregelen ve vatandaşın kendisini koruyabilmesi açısından dövizle satın aldığı gayri menkulü dövizle kiralaması kadar doğal olan bir şey var mı?
Mal sahibine taksitlerini döviz üzerinden serbest piyasa kurundan ödeyen bu alıcılar pek tabii ki kiralama işlemini de döviz üzerinden yapmak mecburiyetindedir.
Sen hükümet olarak satıcılara dokunamayacaksın kiralayanı cezalandırma yönüne giderek % 10 u % 13 e çıkartarak vatandaşı başka çareler üretmeye yönelteceksin.
Bunun adına Türkçede cezalandırma derler.
Mazeret üretmekle hiç bir yere varılmaz ki mal sahipleri bunun çaresini de üretmekte gecikmeyecektir.
Türkiye'nin bize özenerek vatandaşını para birimleri olmasına rağmen zorlamadığı ve serbest piyasa ekonomisini savunduğu bir dönemde bizde bunların ceza yöntemi ile TL'yi teşvik etmesi düşündürücüdür!
İçişleri ve Çalışma Bakanlığı’na ihbardır:
“Önce işletme sonra Bakanlık mağduru oldum!”
“Levent Bey merhabalar,
Sesimi duyurabileceğiniz inancıyla size yazıyorum.
Ben DAÜ’de Basket Cafe’de 16 Nisan-4 Eylül tarihleri arasında çalıştım. İşverenim bir türlü çalışma izni çıkarmadı sadece yapacağı vaadinde bulundu.
Pasaport ve kimliğimi aldılar bir ay içinde geriye dönük yatırım yapacaklarını söylediler ama yapmadılar.
“Sizi şikayet edeceğiz” dediğimizde de ‘Çalışma Dairesi’nin haberi var dediler.
En son Çalışma Dairesi müdürü Canev hanımın yanına gittim derdimi anlattım dilekçe yazmamı ve 102 ihbar hattını aramamı istedi. Ben de ona güvenerek şikayette bulundum.
Bugün Muhaceret Dairesi’nden eşimi arayıp her gün için 80 TL para ödemem gerektiğini aksi halde oturma iznimin iptal edeceğini ve TC’ye giriş-çıkış yapmam gereğini söylediler. Aynı zamanda benim de mührümü iptal ettiler.
İşveren tarafından mağdur iken bir de devlet tarafından mağdur oldum.
İşverenimi arayıp maaşımı istedim kendi kendimi yaktığımı, maaşımı da ödemeyeceklerini söyledi.
Umarım sesimi duyurur ve manevi desteğinizi esirgemezsiniz.
Bu arada beni günde 10 saat çalıştırıp bin 500 TL maaş ödeyen bu işletme sigorta yatırımımı da yapmamışlardır…”
(Mehtap SAYICI)
MESAJ KUTUSU
Sayın Ahmet KAŞİF, seçim bölgeniz Mağusa’da Ersan Saner’i kurultayda desteklemeniz için üzerinizde büyük bir baskı yaratıldığını duyduk. Hatta sizi arayan bazıları bu desteği sağlamadığınız halinde milletvekili bile seçilememe tehlikesi olduğu mesajı veriyormuş. Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal meselesi yani değil mi? Sabırlar dileriz…
…
Sayın Ali Rıza USLUER, Cuma günü yapılan genişletilmiş parti toplantısında tahriklere çabuk tepki gösterip önce ilçe başkanlığından istifa ettiniz sonra da istifanızı geri çektiniz. Bu tür dalgalanmalar siyasetçiye hep zarar verir. Sizin gibi siyasette tecrübeli birine yakışmayan bir hareket oldu…
…
Sayın Özgün FARUK, LAÜ’de mütevelli heyeti başkanlığı savaşını siz kazandınız. Önce üyelik ataması sonra başkanlık kararı için birkaç gün sonra her şey ortaya çıkacak. Şimdi yapacağınız tek şey kurultaya asılıp Özgürgün’ü tekrar genel başkan yapmak olacaktır. Bu arada bu karar partiyi de biraz karıştıracak buna da hazırlıklı olun…
…
Sayın Ömer KALYONCU, hükümet ortağınız UBP’nin atadığı bazı isimleri çekmecenizde biraz fazla bekletmediniz mi? Reform hükümeti ile çıktığınız bu yolda artık daha seri kararlar almak durumundasınız. Yok bazı isimlere takıntınız varsa da bunu gerekçeleri ile açıklayın lütfen…
…
Sayın Ahmet LATİF, darp olayı konusunda haklısınız ama Akdoğan’daki caminin musalla taşının üstünde bira içen gençleri görmek bölge halkını çileden çıkardı. Bazı manevi konularda daha hassas olmanız gereken bir süreçten geçiyorsunuz!
…
Sayın Faiz SUCUOĞLU, iki gün eşinizle kafa dinleyip nefes almak için İstanbul’a kaçamak yaptınız ama fırtına ve yağmur nedeniyle otelden dışarı bile çıkamadığınızı öğrendik. Sizinki de ne şans değil mi?
…
Sayın Ersan SANER, kurultay desteği için Ankara’dan bazı AKP’li kurmaylarla iletişim kurmak için yoğun bir uğraş içine girdiğinizi duyduk. Ankara’nın desteği burada hep ters tepki yapar bunu unutmamak lazım değil mi? Yine de siz bilirsiniz!
…
Sayın Mesut YIKICI, Yenirenköy ve civarında su alt yapı çalışmaları tamamlandı ama özlemle beklenen asfaltlama bir türlü yapılmıyor. Bölge halkı artık devre girip ağırlığınızı koymanızı bekliyor. Sizin bölge fazla toz dumanla boğulmak üzere!
…
Sayın Suat GÜNSEL, çok yakında Lefkoşa-Metehan yolunda KKTC’nin 17 katlı en yüksek binasının inşaatına başlayacağınızı öğrendik. Artık banka ve tüm işletmeleriniz buradan yönetilecekmiş. Hayırlı uğurlu olsun…
…
Sayın Hasan SERTOĞLU, önceki gün ilk defa Rum kesiminde yemekli bir toplantıda balık keyfinde görülmüşsünüz. Bu arada servisten çok da memnun olmadığınızı ifade ettiğiniz konuşuluyor. Acaba psikolojik olabilir mi dersiniz?
…
Sayın Talip ATALAY, bu sıralar Rum kesiminden papazlarla epey içli dışlısınız ama Akdoğan kültür sanat festivalinde cami önünde etkinlik yapılmasına izin verip burada da alkol durumları söz konusu olunca biraz acayip kaçtı. Bu arada görev süreniz sona erdi ama acaba niçin yeni görevlendirme yapılmıyor dersiniz!
…
Sayın Aslan COŞKUN, Lefkoşa adli şube müdürü olarak Başkent’de başarılı operasyonlara imza atıyorsunuz ve bu gözlerden kaçmıyor. Yakın dostlarınız tecrübenin konuştuğu yorumları yapıyor tebrik eder başarılarınızın devamını dileriz…
…
Sayın Oğuz CEYDA, kurultayda genel başkanlığına aday olacağınızı açıklamanız sizden destek bekleyen diğer başkan adaylarında hayal kırıklığı yarattı. Gelin sizinle bir iddiaya girelim bizce adaylık konusunda çabuk manevra yapıp vazgeçeceksiniz, var mısınız bir kravatına!
…
Sayın Ersin TATAR, genel başkanlık için en erken ve iyi çıkışı siz yaptınız ama parti içinde yapılan bir ankette şu anda 4’ncü sırada olduğunuzu biliyor muydunuz? Bir genel merkeze uğrayın bakalım bu anketin mimarı kimmiş!
…
Sayın Mahmut ÖZÇINAR, dün sizin bölgeden çok sayıda şikayet telefon aldık, satışa sunulan bir çok paket içindeki ekmeğin ekşidiği iddia ediliyor. Acaba diyoruz sizin zabıtalar biraz sosyetik olduğu için denetime çıkmıyorlar mı? Bir soruşturun bakalım!