Başbakan Ünal Üstel’in, hayat pahalılığına ilişkin düzenlemenin bu haftaki Meclis gündeminden çıkarılarak ertelendiğini duyurması, ülkede yeni bir tartışma dalgası yarattı.
Kararın gerekçesi olarak “küresel ekonomik belirsizlikler” ve “toplumsal hassasiyetler” gösterildi. Ne var ki, bu açıklama kamuoyunda bastırılmış öfkeyi dindirmekten çok, yeni sorular doğurdu.
Son haftalarda yaşanan gelişmeler hafızalarda tazeliğini koruyor: Hastanelerde yapılan grevlerle vatandaş günlerce sağlık hizmetine erişemedi.
Okullarda dersler aksadı, öğrencilerin sınavları ertelendi.
Meclis binası önünde protestolar, yol kapatmalar ve gerilim dolu günler yaşandı. Eğer hükümet gerçekten “toplumsal hassasiyetleri” şimdi fark ettiyse, bu kadar acının, gerginliğin ve belirsizliğin yaşanmasına neden izin verildi?
Muhalefet cephesinden de eleştiriler gecikmedi. Cumhuriyetçi Türk Partisi başta olmak üzere birçok kesim, Başbakan Üstel’in açıklamasının net olmadığını dile getiriyor.
Onlara göre düzenleme geri çekilmedi, yalnızca askıya alındı; dolayısıyla Meclis’teki belirsizlik hâlâ sürüyor.
Buna karşın başka bir yorum da hükümetin baskılar karşısında geri adım attığı yönünde.
Tüm bu gelişmelerin ortasında sormak gerekiyor: Hükümet ne yapmaya çalışıyor?
Bu tutarsız açıklamalar, ülke yönetimine olan güveni ciddi biçimde sarsıyor.
Eğer bundan sonra her toplumsal tepki karşısında “erteleme” ya da “geri adım” gelirse, hükümetin otoritesi ne ölçüde kalacak?
Yoksa tüm bu süreç, ince bir siyasi planın parçası mıydı? Sendikaların ve muhalefetin sert tepkileriyle hükümetin “önlem aldık, denedik, olmadı” diyebilmesi için mi ortam hazırlandı?
Türkiye’den finansal kaynak sağlamak adına oynanan bir taktik mi bu?
Sorular çok, yanıtlar belirsiz. Ama kesin olan şu: Halk artık tutarlılık istiyor. Ekonomik zorlukların yükünü çeken vatandaş, yönetenlerin kararlılık göstermesini bekliyor.
Her fırtınada yelken indiren bir hükümetin, ülkeyi güvenle limana ulaştırması zor görünüyor.
Üstelik hükümet kanadından gelen çelişkili beyanatlar, zihinlerdeki soru işaretlerini daha da derinleştiriyor.
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, "Bu hükümetin, bu yasayı geçirmek için gerekli iradesi de var, nisabı da var" diyerek aslında geri adımın bir zorunluluk değil, bir tercih olduğunu vurguluyor.
Arıklı’ya göre hükümet istese bu yasayı geçirebilirdi ancak amaç, gerilen ortamı yumuşatmak ve hem muhalefet hem de sendikalarla bir uzlaşı ortamı aramakmış.
Ancak burada ciddi bir samimiyet sorgulaması devreye giriyor. Daha iki gün önce Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul’a yüklenen ve "Belediye çalışanlarını Meclis’in önüne siz yığdınız" diyerek CTP’yi sert bir dille eleştiren Arıklı’nın, bugün aniden "uzlaşı" diline sarılması siyasi bir paradoks değil mi?
Bir gün önce sokaktaki kalabalığı provoke etmekle suçladığınız bir yapıyla, bir gün sonra "uzlaşı" aradığınızı söylemek ne kadar inandırıcıdır?
Hükümetin bu manevraları; sendikaları ve CTP’yikendi siyasi stratejisine dahil edip etmediği sorusunu sormayı kaçınılmaz kılıyor.
Bir yandan "gücümüz var" mesajı verip diğer yandan "uzlaşıyoruz" vitrini çizmek, toplumsal barışa mı hizmet ediyor yoksa zaman mı kazanıyor?
Varın siz düşünün, bu süreci nasıl yorumlarsanız yorumlayın; ama görünen o ki siyasetin bu zikzaklı yollarında olan yine belirsizlik içinde bekleyen halka oluyor.
MESAJ KUTUSU
Sayın Kudret ÖZERSAY, siyasi kulislerde genel seçimler sonrası CTP’nin küçük ortağı olarak yeni hükümette yer alacağınız yorumlar yapılmaya başladı. Son dönemde parti olarak gösterdiğiniz atak politikasının da bunun bir göstergesi olduğu ve Ankara’dan da çok ciddi destek alacağınız yönünde tahminler yapılıyor...
...
Sayın Ahmet TUĞCU, Kıb-Tek yönetim kurulunun geçmiş dönemde yaşanan ve bir takımsuçlamalar yapılan 4 ayrı soruşturma dosyasının yeniden gündeme getirilmesi için bir takım girişimlere başlandığını biliyor muydunuz? Şimdiden hazırlıklı olmanızda yarar görüyoruz zira iddialar çok da önemsiz değil...
...
Sayın Mahmut ÖZÇINAR, yerel seçimlerde bu kez epey zorlanacağınız ve bu nedenle bölgede gençlerden oluşan girişimcilik derneğini hayata geçirdiğiniz, kendilerine büyük de destek verdiğiniz konuşulmaya başlandı. Bu arada Yayla sahil projesi için bölgeye yaptığınız bir takımyatırımların perde gerisi de artık tartışma konusu oluyor...
...
Sayın Hayri ORÇAN, son dönemde aile bireylerinden oluşan bir ekiple emlak sektörüne hızlı bir başlangıç yaptığınız yönünde bir takımmesajlar gelmeye başladı. Bazı bölgelerde bir takım sıkıntılar yaşanıyormuş, bu konuda hak ve hukuk konularına fazlasıyla dikkat etmeniz öneriliyor, haberiniz olsun istedik...
...
Sayın Armağan CANDAN, yerel seçimlerde CTP’den Güzelyurt Belediye Başkan adayı olmanız için bir takım baskılar yapılmaya başlanmış. Zira çoğu partilileriniz en doğru adayın sizin olacağınız yönünde birleşmişler, adaylığınız konusunda da hayli kararlı görülüyorlar...
...
Sayın Ziya ÖZTÜRKLER, Bakü’ye özel uçak seferi ortakları çileden çıkarınca hayat pahalılığı konusundaki yasa tasarısı da bir süreliğine askıya alındı. Başbakanın hakkınızda çok da iyi şeyler düşünmediğine emin olabilirseniz, büyük ihtimalle de genel seçimlerde adaylık konusunda büyük sıkıntılar yaşayacaksınız...
...
Sayın Cengiz UZUN, Güzelyurt Belediye Başkan adaylığı konusunda Mahmut hocanın karşısına yine başka bir UBP adayı olarak çıkacağınız yönünde bir takım yorumlar yapılmaya başlandı. Parti içinde eğer böyle bir savaş başladıysa belediyenin bundan böyle başka bir partinin eline geçmesi kaçınılmaz olacak gibi görülüyor...
...
Sayın Aytaç ÇALUDA, milletvekili adaylığı için Lefkoşa fikrini değiştirdiğiniz ve son olarak Lefke’de karar kıldığınızı duyduk, hayırlara vesile olsun. Bu konuda parti görüşünü de almanız yönünde telkinler yapılmaya başladı, değerlendirmenizde yarar görüyoruz...
...
Sayın Dursun OĞUZ, yaşınıza rağmen futbolda hayli başarılısınız ancak aile bireyleriniz artık jübile yapma zamanınızın geldiği görüşünde birleşiyorlar. Futbolu bırakıp iyi bir izleyici de olabilirsiniz, aynı zamanda sakatlanma riskini de ortadan kaldırmış olacaksınız...
...
Sayın Ali ADALIER, eylem ve grevlerde görev yapan bazı polis arkadaşların hayli kilolu ve göbek sorunları olduğu artık kamuoyunda da tartışılmaya başladı. Diyet ve spor konusunda girişim başlatmanız artık kaçınılmaz oldu, zira hareket mekanizmalarında aksaklıklar yaşanıyormuş...
...