Bir mekanda kulak misafiri olduk…
Kadın üst kademe yöneticilerinin maaşlarının yüksek olduğundan şikayet ediyor!
Hele de hayat pahalılığı ile maaşların da aynı oranda artacağını söylerken sesini yükselterek şöyle diyor;
Bazılarının maaşları asgari ücret kadar artması ne hakka, ne adalete ne de vicdanlara sığmaz!
Sonra seçimlere getiriyor konuyu…
Hangi yüzle seçmenin yüzüne bakacaklar, çok merak ediyorum doğrusu!
Ardından muhalefete yükleniyor…
Hadi iktidar oy peşinde ama ya muhalefet!
Bir tek eleştiri açıklaması yapmadıkları için hayretler içinde kaldığını belirtiyor…
…
Diğeri ise fiyatlardan şikayetçi…
Daha maaş bile almadıklarını ama zamların ardı ardına geldiğini söylüyor!
Zam haberleri ile zam sonra maaşlar ödenince yeni bir zam daha…
Artık kendisi de özellikle et almak için güneye geçiyormuş!
Neredeyse fiyatlar üç katıymış…
Sahi arada bu kadar fiyat farkı varken etini güneyden almamak ahmaklıktan öte bir şey değildir!
Artık güneye geçemeyenler bile geçenlere sipariş verip gereksinimlerini oradan karşılıyorlar…
Bizim Berber Mahmut örneği!
Sonra da kasaplar battık diye isyan ediyor…
Beter olun diyeceğiz ama içimiz el vermiyor!
…
Önceki gün Başbakan ile yaptığımız sohbette kendisine de sorduk…
İki kelimeyle özetledi;
Denetleme yok!
Cevap bu kadar kolay olmamalıydı…
Niye denetleme yapılmıyor, bunun ardındaki gerçekler nedir, denetleme görevi olanlar işlerini yapmıyorsa, o makamlar işleri nedir?
Asıl bu sorular yanıt beklemektedir…
Zira denetleme yoksa fahiş ve haksız zam var demektir!
Belki bu şartlarda maaşlar ileri düzeydedir ama alım gücü yeterli olmayınca maaşların erimesi de kaçınılmazdır…
Tabi ki önce dar gelirli asgari ücretliler!
Onların maaşlarına 10 Bin TL zam yapılacaktır…
Üst düzeye de asgari ücret kadar zam gelinde 50-60 Bin TL zam!
Ama her iki kesim de salatalığın fiyatını 100 TL’den alacaktır…
Hoş geçmişte yapılan açıklamalar da az alana çok zam, çok alana da az zam yapılacak diye vaatlerde bulunmuşlardı!
…
Güneye geçemeyenler artık askeri kantinlere akın etmeye başladılar…
Allah’ın bir paket kahvesi dışarıda 150 TL’den satılıyor!
Kantinlerde de 99 TL’den…
Deterjan fiyatları, temizlik maddeleri de neredeyse iki katı!
Bir zamanlar kantinlere karşı olanlar şimdi aynı kantinlerin müdavimleri oldular…
Hatta küçük marketler bile kantinlere yöneldiler kantinden alıp müşterilerine satıyorlar!
Bunu yapmasalar batıp gidecekler, hoş kimin umurunda…
…
Bir düşünsenize…
Artık başbakan bile denetimsizlikten şikayet ediyor!
Birinci sorumluluk kendisinindir…
Denetleme görevi bulunan altındaki kadro niye gereğini yapmamaktadır?
Perde gerisinde başka şeyler mi arayalım yani!
Patronlarla ilişkiler filan…
Böyle bir seçeneği aklımızdan bile geçirmek istemiyoruz ama!
İşini yapmayanın o makamda işi ne diye sormak ve sorgulamak ukalalık değil aksine meslek görevini yerine getirmektir…
…
Bir okur şikayeti;
Ercan’daki fiyatları eleştiriyor!
Dışarıda 50 TL olan simit Ercan’da 287 TL diye sitem ediyor…
Gerçekten fiyatlar çok uçuk!
Hesap soran ve denetleyen olmayınca vatandaşı kazıklayanların sayısı her geçen gün artacaktır…
Uçak bileti fiyatları ise bambaşka bir mesele!
…
MESAJ KUTUSU
Sayın Ersin TATAR, siyasi kulislerde sürekli olarak şikayet ettiğiniz UBP’yi şimdi artık alenen şikayet etmeye başlamanız dikkatlerden kaçmıyor. Bu süreçte DP’ye yaklaştığınız yönünde de türlü yorumlar yapılmaya başlandı, hayırlara vesile olsun. Milletvekili adayı bile olsanız hiç şaşırmayacağız. Aynı anda ülkede bir ilki gerçekleştirmiş olursunuz…
…
Sayın Mustafa KALFAOĞLU, G.Mağusa Belediye Başkan adaylığı için kesin bir kararla geri çekildiğinizi duyduk, daha da önemlisi ilçe başkanlığına siyasi ahlaksızlık konulu bir dilekçe göndererek tam olarak noktayı koyduğunuzu bundan böyle kesinlikle siyasetin yanından bile geçmeme kararı ürettiğinizi öğrendik. Yerinde ve doğru bir karardı, yürekten kutlarız, geç de olsa doğru yolu seçtiniz…
…
Sayın Koral BOZKURT, UBP’den G.Mağusa belediye başkan adaylığınız hayırlı ve uğurlu olsun, umarız bu kararınız dolayısıyla pişmanlık duymazsınız. Bu arada hükümetin diğer iki partisini de destekçiler arasına katabilirseniz seçimde şansınızı çok daha artıracaktır. Her iki parti de zira adaylığınıza temkinli bakıyorlar haberiniz olsun istedik…Bakalım 24 saat sonra nasıl karar vereceksiniz merakla bekleyeceğiz…
…
Sayın Ayer YARKINER, trafik kazalarının her geçen gün yoğunlaştığı bu mevsimde pek yakında hükümetin 5 yaş üstü araçların ithal edilmesi için yeni bir düzenleme yapma kararı aldığını biliyor muydunuz? Bu tür teknik konularda duyarlı bir şahıs olarak ki zaten başka birisi ve birileri de yok, konuya müdahil olmanız bekleniyor…
…
Sayın Reşat KANSOY, Güzelyurt’ta Mahmut hocaya karşı kazanma şansı olan tek kişi olarak olası bir ittifak olması halinde başarı sağlama olasılığınız artık kamuoyu çalışmalarına da yansımaya başladı. Bölgede mevcut başkanın koltuğunun sallandığını iddia edenlerin sayısı her geçen gün artıyor, aynı zamanda 20 yıllık bir devrin sonunu da getirmiş olacaksınız…
…
Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, 3 bine yakın Faslı öğrencinin KKTC’den aldıkları diplomalarının kendi ülkeleri tarafından tanınmaması kararından dolayı bakanlık olarak bir girişimde bulundunuz mu? Biraz elinizi çabuk tutmaz ve gecikirseniz öğrenci sayısının azalması önümüzdeki yıllarda başımıza çorap öreceğe benzer, ekonomi de çok ciddi yara alacaktır…
…
Sayın Ahmet KAPTAN, genç sendikacı ve başkanlarımız milletvekili adaylığı konusunda nazlanırken şimdi özellikle CTP ve TDP’de tüm gözlerin size çevrildiği konuşulmaya başlandı. Yılların tecrübeli isimlerinden birisi olarak tüm sendika dünyası büyük ihtimalle sizin yanınızda olup desteklerini esirgemeyecektir, hiç kuşkunuz olmasın…
…
Bayın Hasan PAKSOY, köklü bir UBP’li olarak son dönemde isim vermeden havan atışlarınız dikkatlerden kaçmıyor. Anlaşılan bir kez daha nasırınıza basıldı ve bu kez geri adım atmayacaksınız gibi görülüyor. Küskünler listesinin üstlerine doğru ilerliyorsunuz, hadi bakalım gazanız mübarek olsun…