Su konusu tartışılırken inanılmaz itiraflar da yapılmaya başlandı…
Dün de Başbakan Ömer Kalyoncu ağzındaki baklayı çıkarıp Ankara’ya giden bakanlara yapılan muamelenin kabul edilemez olduğunu söyledi, hem de meclis kürsüsünde!
İnanın çok şaşırdım bu açıklamaya…
CTP’li Cumhuriyet Meclisi Başkanı Siber Siber Ankara ziyaretinden çok memnun döndüklerini, orada itibar gördüklerini söylerken, Başbakan tam tersini söyleyip bakanlara yapılan muameleden şikayetçi oluyor!
Başbakan dün bu açıklamayı yaptıktan sonra acil olarak partisini toplayıp hükümetten çekilmeliydi…
Sonra da sokağa inmeliydiler!
Halkın kafasını karıştırmaktan başka yaptıkları bir şey yok…
Bazı siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri diyor ki;
Türkiye’den gelen suyu bu hazırlanan protokole göre kullanılırsa toplumsal onurları zedelenirmiş!
Toplumsal onuru düşündükleri için teşekkür ederim…
Ama bunların toplumun onurunu düşündükleri filan yalandan ibarettir!
Hükümet 13. Maaşları ödeyemiyor, onurlarına dokunmuyor…
Hayvancı, süt üreticisi ödenmiyor onurlar yine yerinde…
Öğrenci bursları ödenmiyor çünkü kasada metelik yok, yine onur monur gündeme gelmiyor!
Ama her nedense su konusu anında onur mücadelesi sayılıyor ve çarşaf çarşaf açıklamalar geliyor…
Yerim ben sizin onurunuzu!
Hükümet ortağı CTP-BG su konusunda sınıfta kalmış bir partidir!
Suyun yönetimi konusunda önce bir komite kurdular ve bakanlarını Ankara’ya gitmek için görevlendirdiler…
İki bakan görüşmelere katılıp önlerine konulan sözleşmeye onay verdiler, hatta oradan yaptıkları açıklamalarda bu işin bittiği mesajı verdiler!
Ama bir kusurları vardı o da konuyu parti meclisine taşımamaktı…
Sonra da olanlar oldu ve parti meclisi bir cephe oluştururken hükümet kanadı ayrı bir cephe kurdu ve şu anda yaptıkları topu birbirlerinin kucağına atmaktan başka bir şey değil!
22 parti meclisi üyesi zar zor PM toplantısının yapılmasını sağlıyor ama ortada yine elle tutulur bir sonuç yok!
Kısaca şu anda yaşananlar 22 kişiden kaynaklanıyor…
İyi de 22 kişi onurlu bir duruş sergilerken diğerleri şimdi onursuz mu oluyor!
Talat zaten baştan çuvallamıştı…
Şimdi de Başbakan Ömer Kalyoncu bize göre ciddi bir gaf yaptı!
Güya Ankara’da yeterli itibar görmeyen bakanlarına sahip çıktı…
Açık ve net söylüyorum;
Ankara’ya giden bakanlarımız eğer orada itibar görmediyseler hatta aşağılandıklarını hissettiyseler ve hiçbir şey olmamış gibi geri geldiyseler ayıptır hepsine de!
Dahası buna tepki göstermeyip eğer durumu Başbakana şikayet ettilerse ve dün meclis kürsüsünde Başbakan onlar adına konuştuysa çok daha ayıp bir durumdur!
Eğer böyle bir durum varsa, hemen şimdi CTP kanadı Ankara hükümetine bir nato çekmeli ve durumu ağır bir şekilde eleştirmelidir…
Toplumsal onura eğer gerçekten önem veriyorlarsa!
 
 
 
25 cente alıp kaça satılacak!
 
Suyun yönetimi, denetimi konuşuluyor ama vatandaşa kaça mal olacağını söyleyen yok!
Öncelikle belirtelim, vatandaş artık tuzlu suyla yıkanmaktan bıktı…
Kaliteli su kaliteli yaşam istiyor!
Bunun bedelini de ödemeye hazır…
Ama suyun fiyatı konusunda resmi ağızdan tek bir açıklama bile yapılmadı!
Bildiğimiz şu;
Türkiye suyu burada kim yönetecekse 25 cente satacak!
Peki bu şartlarda su vatandaşa kaç liraya satılacak?
 
 
UBP 30 istihdam istemiş!
 
Kıb-Tek’te yaşanan gariplikler devam ediyor…
UBP’li bazı yönetim kurulu üyeleri toplantılara çağrılmazken UBP’nin hükümet ortağının yetkilileriyle görüştüğü ve hatta uyardığı söyleniyor…
Bu arada UBP bununla da kalmamış, istihdam için 30 kontenjan istemiş!
O zaman akla şu geliyor;
CTP’li yönetim bu isteğe olumlu yanıt verirse UBP’li yönetim kurulu üyeleri muhalefeti bırakıp kontrolü tamamen CTP’ye bırakacak!
Öyle mi Sayın Özgürgün!
 
 
İzbul niyetini belli etti!
 
Sağlık Bakanı İzbul devlette çalışan hekimlerin ikinci iş yapmalarına resmi desteğini nihayet verdi…
Diyor ki Bakan İzbul;
“Hekimlerin hekimlik yapmasını yasayla yasaklayamazsınız!”
Benim anladığım şu;
“Hekimler yasanın üzerindedir!”
O zaman CTP’li bakanın yapacağı tek şey kalıyor…
Bu konudaki yasaları acil olarak değiştirtmek!
Aksi bu açıklaması bile yasa dışılığa ön ayak olmaktır…
Siyaset nelere gebe değil mi!
 
 
Kaliteli yaşam ihanet mi!
 
Bazıları ağızlarına sakız yaptı;
Türkiye’den gelen suyun yönetim ve denetiminin özele verilmesi ihanetmiş!
Tamamen siyasi söylemler bunlar…
Aksine;
Ayağımıza kadar getirildiği halde vatandaşın hala kalitesiz ve tuzlu su kullanmasına neden olanlar asıl ihanet ediyorlar bu topluma!
Hani Kıbrıs Türkü her şeyin en iyisine layıktı?
 
 
MESAJ KUTUSU
 
 
Sayın Hüseyin ÖZGÜRGÜN, CTP’nin hükümetten çekilme gibi bir arzusu yok! Şimdi top sizin kucağınızda, öyle sert açıklamalarla filan değil CTP’nin yapamadığını yapar mısınız önemli olan bu! Bu işkenceye bir son verin artık da ilk genel seçimlerde tüm partilerin boyunun ölçüsünü bir kez daha görelim!
Sayın Sibel SİBER, dün meclis konuşmanızda ‘itibar’ olayını gündeme hiç getirmeseydiniz Başbakan da bu konuda ağzını bile açmayacaktı. Böylelikle parti içinde yeni bir kriz daha dünyaya gelmiş oldu. Hayırlara vesile olsun artık…
Sayın Birikim ÖZGÜR, su konusunda tartışmalar devam ederken bunun üstüne bir de kablo ile elektrik konusunu eklemekte biraz aceleci davranmadınız mı? Hem de bu konuda yapılmış fizibilite raporunun sonuçlarını bile bile…
Sayın Kutlay ERK, dün gündemin tepsine sizin yaptığınız kurultay açıklaması oturdu ve hem partiden hem de parti dışından bu görüşe büyük destek geldi. Bakalım sizin kurmaylar bu görüşü dikkate alacaklar mı?
Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, sizin bir komite üyesi olarak tek seçim bölgesine destek verdiğinizi biz zaten biliyoruz da bu konuda bazı komite üyeleri sanırız bu konuda spekülatif haberler yaymaya çalışıyorlar.
Sayın Asım AKANSOY, Merkezi Cezaevi’nde terfiler yapıldığı halde rütbeler bir türlü takılmadı. Bu arada yeni terfilerin açılması için girişim başlatıldığını duyduk. Eğer doğruysa gardiyanlar birbirine girecek haberiniz olsun…
Sayın Mustafa AKINCI, su konusu kilitlendi sırada mali protokol var! Arık devreye girme zamanı gelmedi mi? Seçilmiş bir Cumhurbaşkanı olarak aracı vazifesi görmeniz ve müdahale etmeniz isteniyor.
Sayın Okan HACIALİ, ülkenin muteber işletmelerinden birisi olarak devletten alacağınız olan paranın epey yükseldiğini ama kimsenin tınmadığını öğrendik. Acaba bu alacağınız olan paranın ödenmesi için de mi referanduma gidecekler! Allah sabırlar versin…
Sayın Hasan ERÇAKICA, size yakın bazı CTP’li bakanlara yaptığınız analizlerin bir hayli işe yaradığı görülüyormuş. Bazı CTP’li kurmaylar bu işe fena bozuluyorlar ama şimdilik ellerinden bir şey gelmiyor!
Sayın Ömer KALYONCU, bizim bakanların Türkiye’de müsteşar düzeyinde karşılanmaları ne bir ilktir ne son olacaktır. Bu konuda şikayet etmek yerine gerekeni yapıp yapmamanızdır önemli olan değil mi?
Sayın Hasan YÜCELEN, partiniz sonunda ağırlığını koyarak Kıb-Tek yönetim kurulu toplantılarına sizin de katılımınızı şart koşmuş. Doğru olan da buydu zaten değil mi? Hadi bakalım şimdi kolları sıvama zamanıdır…
Sayın Mehmet ENVERGİL, sahilleri işgal eden bazı otellere karşı cesur kararlarınız memnuniyetle izleniyor ama belli ki bunların bir kısmı denizlerin kendilerine dededen miras kaldığını sanıyorlar değil mi?
Sayın İlkay DİREN, nasıl oldu bilemeyiz ama RTÜK’ün yayın kapatma kararları konusunda sanki de biraz pasif kaldınız gibi geliyor bize! Ha keşke bir ekip oluşturup Ankara’ya çıkarma yapsaydınız!
Sayın Mehmet Ali TALAT, parti içinde disiplini sağlamak için bazı kişilere konuşma yasağı getirdiğiniz hatta kendilerini disipline vermek ile tehdit ettiğiniz yönünde parti içinden şikayetler gelmeye başladı. Lütfen doğru değil deyin!