Su konusu artık kabak tadı vermiştir…
Sizi bilmem ama ne zaman su konusu tartışmaları alevlense benim mideme sancılar giriyor!
Ama anlayamadıklarım var bu konuda…
Örneğin Sunat Atun diyor ki;
Bu konuda hükümet ortakları arasında bir uyumsuzluk yokmuş!
Ya Sunat Atun bu adada yaşamıyor ya da bizim bilmediğimiz başka şeyler var…
CTP Genel Başkanı ve partisinin önemli bir bölümü su konusunda ayak diretiyorsa, parti meclisi bu konuda bir karar üretemiyorsa bu hükümet nasıl uyum içindedir biz anlayamayız!
Yok bazı bakan arkadaşlar sırf koltukları yitirmemek için uyumdan filan bahsediyorsa işte o zaman başka…
Bize göre artık bu hükümet ruhen bitmiştir, uzatmaları oynamaktadır…
Burada CTP’yi anlamak çok güç!
Çünkü karşımızda şu anda iki tane CTP vardır…
Bir bölümü su konusunda hazırlanan protokole olumlu bakarken bir kısmı da şiddetle reddetmektedir!
Yani, genel başkan Talat ve onun gibi düşünenler su konusunda Türkiye’nin yönetimini şiddetle reddederken Başbakan Kalyoncu ve bakanları ise olumlu görüş belirtmekte hatta Başbakan bu konuda bazı belediye başkanlarını kamuoyunun önünde fırçalama cesaretini gösterebilmektedir!
Sonuçta CTP artık bir nihai karar vererek görüşünü açıklamak durumundadır…
Ya imzayı basacak ya da iktidarı bırakacak!
Bunun üçüncü bir alternatifi kalmamıştır…
Peki Talat’ın referandum teklifi ne kadar mantıklıdır?
Normal şartlarda belki doğrusu bu gibi görülebilir ama tamamen Türkiye’nin yaptığı ciddi masraflarla ortaya çıkan bir projenin yönetim konusunun referanduma götürülmesinde nasıl bir mantık aranır doğrusu böyle düşünenlere ben şaşarım!
Bırakın suyun adaya kadar getirilmesinde yapılan masrafları, bundan sonra yapılacak 600 milyon TL’lik ciddi harcamayı bile yapacak gücümüz yokken neyi referanduma sunacaksınız anlamak çok güç!
Daha da kötüsü, bu konuda yapılacak olan bir referandum tamamen Türkiye düşmanlığına dönüşecek ve kısır bir döngünün yaşanmasına neden olunacaktır…
Onun için, Talat ve onun gibi düşünenler şunu söylerse alkışlarız:
“Türkiye’nin suyuna ihtiyacımız yoktur, alın suyunuzu ne yaparsanız yapın!”
Bunu diyebilirler mi?
Kesinlikle hayır!
Bu arada elbette ki gönlümüz büyük sıkıntılarla cebelleşen belediyelerimizin de bu sudan nasibini almasıdır!
Şu anda en büyük gelir kaynakları sudur ve bu konuda eğer tamamen izole olurlarsa bir çoğu kapısına kilit vurma noktasındadır…
Benim ise merakım şudur;
Suyun yönetimi ve denetimi dışında kalacak olan bazı belediyelerin isyanı maddi çıkarlar için midir yoksa bu tamamen bir dik duruş mudur!
Dik duruş ise ne ala…
Ama bilinen bir şey var ki örneğin Lefkoşa Türk Belediyesi şu anda suyu devletten ayda 35 bin TL’ye alırken vatandaşa 1 milyon TL’ye satmakta ve büyük gelir elde etmektedir!
Elbette bu konuda Harmancı’ya bir nebze olsun hak veririz…
Şu anda bile maaş ödemesi dışında ciddi yatırımlar yapamayan LTB sudan gelecek olan gelirin de bitmesiyle tamamen yok olacaktır!
Görünen o ki, su meselesi toplumun yararına olacak konumdan dışarı taşmış tamamen siyasi bir mesele haline gelmiştir!
UBP’de hükümetin bozulmaması için acayip açıklamalar yapan bakanların yanı sıra, CTP’de tamamen bir iç savaş yaşanmaktadır!
Üzülerek söylüyorum ki burada toplumsal kazanımlar bir yana konulmuş bireysel ve siyasi kazanımlar ön plana çıkmıştır…
Hoş, bu hükümet bozulsa ne olacak diyebilirsiniz ama, ruhunu kaybetmiş bir koalisyon hükümetinin de artık yaşaması kimsenin faydasına değildir!
 
 
 
Mobese için 19 Milyon TL lazımmış!
 
Aslında şimdiye kadar çoktan olmalıydı…
Başta Türkiye olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde var ama biz güvenlik değil sadece para peşindeyiz!
KKTC’de başta uyuşturucu olmak üzere adli olayların yoğunluğu ortada…
Polis teşkilatı bas bas bağırıyor ama nafile, duyan yok!
KKTC devleti vatandaşının güvenliği için mobese sistemini getiremiyor çünkü 19 Milyon TL bulamıyor!
Yaratacaksın arkadaş…
Ya da pılını pırtını toplayıp çekip gideceksin ve ülkenin önünü açacaksın!
 
 
 
 
“Tüm Kıbrıslılara sorulmalı!”
 
“Sn. Talat Yüzünüze Gözünüze Bulaştırdınız. "Bundan Sonra Hükümet Karar Verir" Dediniz.
Bu Hükümetin Büyük Ortağı CTP ve En Yetkili Organı PM'nin Değil de Hükümetin Kararı Demeniz TC Elçiliği Söylemi Gibi...
Halka Sorma Gibi Bir Seçenekten Bahsettiniz. Peki Kimler Oy Kullanacak?
Eğer Siz "KKTC Yurttaşları" Derseniz Bu Hatay Cumhuriyetinin TC'ye Bağlanma Meselesinin Başka Versiyonu Olur.
Ama "Hayır Demokrasi Derseniz" Peki, Bu Su Kıbrıs'a Geleceğine Ve İlerde de Barış Hedefi Olduğuna Göre,
Tüm Kıbrıs'ta Oylama Yapılmalı O Zaman. Tüm Kıbrıslılara Sorulmalı.
Bu İşin Sonunda Siz Yine Kendi Bildiğinizi Yapmaya Kalkıp, "PM Hükümete Yetki Verdiydi" Diyeceğinizi Görür Gibiyim. Bu Yöntemi İlk Kez Kullanmadınız…”
 
(Mehmet SEYİS)
 
 
MESAJ KUTUSU
 
Sayın Sunat ATUN, CTP içindeki suyun yönetimi konusunda yaşanan gelişmelere rağmen siz hala hükümet ortakları arasında sorun yok diyorsanız biz de artık bunun ardında başka şeyler ararız! Daha mantıklı açıklamalar lütfen!
Sayın Mehmet Ali TALAT, referandum konusu normal şartlarda belki en uygun olanıdır ama artık uzatmaları yarıda kesip hükümetten çekilmeniz sanki de en uygun olanı olacak gibi görülüyor! Bu arada Türkiye’de oy kullansanız yine AKP’ye oyunuzu verir miydiniz acaba?
Sayın Kamil KAYRAL, Milli Eğitim Bakanlığı’nda basın ofisinin başına yapılan atamanın yasal olmadığı yönünde şikayetler almaya başladık. Bakanlıkta bu konuda ciddi bir huzursuzluk olduğu söyleniyor, haberiniz olsun istedik!
Sayın Tufan ERHÜRMAN, suyun yönetimi konusunda partinizde her kafadan bir ses çıkıyor ama sizin derin sessizliğiniz gözlerden kaçmıyor. Konuya en azından hukuki açıdan bir yorum yapmaya ne dersiniz!
Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, tek bölge seçim sistemine İskele’den karşı çıkan vekiller arasında olduğunuz söyleniyor. Bölgenizde epey güç kaybetmiş olabilirsiniz ama siz ne yapar eder yine kazanırsınız!
Sayın Birikim ÖZGÜR, yarın devlet okulları açılıyor ama hazırlık ödeneklerinin üçüncü taksitlerini bir yana bırakın ikinci taksitleri bile ödenmedi. Bu konuda öğretmenler huzursuz, mesajlar yoğunlaşmaya başladı!
Sayın Başaran DÜZGÜN, Havadis’in 7’nci yaşını kutlar başarılarla dolu nice yıllar temenni ederiz. Bu arada televizyon projesi de bir türlü hayata geçmedi. Bu süreçte çok da mantıklı olmasa gerek değil mi?
Sayın Serdar DENKTAŞ, sizin bazı kurmaylar bu hükümetin bozulup yerine DP’li hükümet kurulması için dua etmeye başladılar diye duyduk. Durumu karışık 4 vekil de şimdilik yerlerinden kıpırdamama kararı almışlar. Acaba bir koku mu aldılar dersiniz!
Sayın Kemal DÜRÜST, sizden önceki dönemde basın bürosunda bir takım yanlış atamaların yapılması üzerine bazı arkadaşların haklarının yendiği yönünde mesajlar geliyor. Araştırıp soruşturmakta yarar görüyoruz!
Sayın Bilge NEVZAT, Asil beyin çok yakında adaya gelecek olması nedeniyle gazetenizde de yeni projeler üretmeye başladığınızı duyduk. Ciddi değişiklikler bekleniyormuş, hadi hayırlısı artık…
Sayın Alkan DEĞİRMENCİOĞLU, eşinizle birlikte sevgililer gününde Mustafa Ceceli’nin aşk şarkıları ile aşk tazelediğiniz söyleniyor. Allah sağlık ve mutluluğunuzu eksiltmesin inşallah. Bu arada epey de romantik bir yapıyı sahipmişsiniz değil mi!
Sayın Hasan Nihat ERDURAN, Girne-Alsancak çevre yolundaki bazı çalışmalarda özellikle de geceleri ışıklandırmanı yetersiz olduğu söyleniyor. Buralarda acil önlem almanızı bekliyoruz…
Sayı Kemal Deniz DANA, son  bir haftadır tamamen antibiyotiklerle ayakta kaldığınızı üzülerek öğrendik. Memleketi bu yoğun tempoyla kurtaracağınızı sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Yatak istirahatı yapmanız önerilir…
Sayın Ahmet ÇALUDA, son aylardaki sessizliğiniz gözlerden kaçmıyormuş. Hatta aktif siyasetten vazgeçtiğinizi söyleyenler bile yok değil! Ara sıra ses vermekte yarar görüyoruz. Zira çok yakında erken genel seçim bile olabilir!