İmzalanacağı gün gibi ortadaydı da bu kadar niçin gecikildi zaten anlamamıştık…
Sonra kamuoyundan saklamaya ne gerek vardı ki!
Bir gazetemiz ‘imzalandı’ diye manşet attı…
Sonra bir başka gazetemize haber uçurup ‘imzalanmadı’ diye başlık attırdılar!
Basın çünkü onlar için çocuk oyuncağı…
Başbakan Yıldırım önceki gün KKTC’ye yaptığı ziyarette kendi açıkladı!
Daha mı iyi oldu bu?
Kıbrıs Türkünü çok yakından ilgilendiren bir konuyu Türkiye Başbakanından öğrenmek utanç vericidir!
Sayın Yıldırım açıkladıktan sonra nihayet dün bizimkiler açıklama yapma ihtiyacı duyup ağızlarındaki baklayı çıkardılar…
Korkulacak ne varsa bunda artık!
Kim ne derse desin…
Bu hükümet geçmiş hükümete göre başarılı bir başlangıç yapmıştır!
Çünkü bizde başarı biraz da maaşları ödemekle doğru orantılıdır.
Türkiye karşıtlığı yapmak geçmişte de örneği çok olduğu gibi sıkıntıdan başka bir şey getirmemiştir…
Türkiye ile yapılan her işbirliği neredeyse bazıları tarafından öcü olarak gösterilmeye çalışılmaktadır!
Türkiye’nin hiç işi gücü kalmadı, sanki de başında daha büyük sorunlar yok Kıbrıs Türkünün niçin hakkını hukukunu budasın ki!
Aslında biz hep istemiyoruz mu, kendi ayaklarımız üzerinde durmayı…
Bu pencereden bakmak niçin kimsenin aklına gelmiyor?
Bana göre UBP-DP hükümeti protokolü imzaladığı halde bunu kamuoyuyla paylaşmadığı için yanlış yapmıştır…
Korkak davranmıştır!
Bu protokolün içinde birtakım özelleştirmeler de varsa bunu hiç parmağının arkasına gizlenmeden söyleyebilmeli ve attığı imzanın ardında durmalıydı…
Ülkenin gerçekleri bellidir, Türkiye’nin katkıları olmadan bu şartlarda kendi ayaklarımız üzerinde durmamız imkansızdır, bir takım işbirlikleri elbette elzem haline gelmiştir!
Türkiye’nin çiçeği burnunda başbakanı ve geçmişteki başbakanları hükümet kurulduktan sonra ilk ziyaretlerini KKTC’ye yapıyor ve bu bir gelenek hale gelmişse bunda nasıl bir art niyet olabilir ki!
Aksine gurur duyulacak bir olaydır bu…
Sayın ortaklar;
Korkunun ecele faydası yoktur!
UBP ve DP yıllardır bu ülkeyi yöneten iki partidir…
Şu anki çarpık ve kokuşmuş düzende de pay sahibidirler!
Ve bir kez daha elinize koz geçmiştir…
Artık eskisi gibi Türkiye’den KKTC’ye valizlerle para taşıma çok gerilerde kaldığı gibi ülke insanının refah ve huzuru sizlerin elinizdedir!
Bunun için nasıl bir yol izlenecekse korkmayacaksınız…
Siz yeter ki şahsi ve partisel çıkarlar yerine toplumsal kazanımlara imza atın yeter!
Özelleştirme de dahil eğer bu toplum artık kendi ayakları üzerinde bir safhaya gelecekse korkmayıp alınan kararları kendi halkınıza kendiniz açıklayacaksınız ki toplumun da size güveni olsun!
Kıbrıs Türkü geçmişte yapılan siyasi hatalardan dolayı şu anda en kötü bir süreçten geçmektedir…
Bunu tersine çevirmek sizin elinizdedir ve bu sizin için gerçekten de son şanstır!
Daha fazla şeffaf olun, alınacak kararları halkınızla paylaşın ve sonra da korkmadan imzayı atın…
Artık ülke insanının tahammül gücü kalmamıştır!
 
 
Su beleş!
 
Özlemle beklediğimiz ama bir türlü musluklardan akmayan su…
Önce CTP parti meclisine takıldı şimdi de vananın azizliği!
Ve halen devam eden fiyat tartışmaları…
Tartışan kesime bir katkı olsun diye yazma ihtiyacı hissettim;
Türkiye’den adaya getirilen suya para ödemeyeceğiz!
Yani beleş…
İstenen para ise tamamen elektrik arıtma ve diğer masraflar için!
Bir de suyun kendisine para istendiğini düşünsenize…
Bardağın biraz da dolu tarafından bakmak gerek değil mi!
 
 
 
Ben de reddediyorum!
 
Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurtdışı Koordinasyon Ofisi..
Neyi koordine edeceklerse artık!
Bütün proje ve uygulamalara bu ofis karar verecekmiş…
Buna göre bizim bakanlık ve daireler devre dışı kalacak demektir!
Nasıl bir anlayışsa artık…
Böyle bir uygulamayı kabul etmek ve desteklemek imkansız!
Eğer onlar karar verecekse bizimkiler ne yapacak diye düşünürüm hep…
Bostan korkuluğu mu olacaklar!
Birisi çıkıp lütfen adam gibi açıklama yapsın…
Kendi kurumlarımızın yetkilerini başkalarına devretmek de neyin nesi!
 
 
Her vekile iki kontenjan!
 
Başbakan Hüseyin Özgürgün atama konularında öyle bunaldı ki sonunda çareyi buldu…
Her vekile iki atama kontenjanı verdi!
Yani vekiller ki buna bağımsızlar da dahil, Başbakan’a iki isim önerecek ve bunlar ya müdürlük ya da yönetim kurulu üyesi yapılacak…
Böylelikle vekiller bundan siyasi rant elde edecekler!
Özgürgün için iyi bir karar olabilir ama..
Atananların uzmanlığını kim garanti edecek!
Umarız alakası olmayan isimler o koltukları kapmaz…
 
 
MESAJ KUTUSU
 
 
Sayın Tahsin ERTUĞRULOĞLU, mesajı aldım ama aracı kullandığınız için biraz üzüldüm. Yani ülkede merak edilen konuları küçük bir açıklama ile kamuoyuna duyursanız bir yeriniz mi eksilir! Kırmızı plakalar konusunda açıklamayı sizden bekliyoruz!
Sayın Faiz SUCUOĞLU, KKTC’de epey yaygınlaşan tüp bebek olayını mercek altına almak için bir dizi çalışmalar başlattığınızı öğrendik. İyi yapıyorsunuz çünkü memlekette neredeyse her sokakta böyle merkezler türedi!
Sayın Serdar DENKTAŞ, sporda koordinasyon ofisi kurulması toplumun genelinden onay almadı. Vatandaş bunun ardında bir hinlik olduğunu düşünüyor. Bu konuda geniş ve bilgilendirici bir açıklama yapmanız bekleniyor!
Sayın Mehmet BAYRAM, DAÜ rektörlüğü için Necdet Osam’dan yana tavır koyup çalışanları baskı altına almaya çalıştığınız yönünde şikayetler geliyor! Umarız burada demokrasi ayaklar altın alınmaz!
Sayın Ahmet Bülend GÖKSEL, sizin profesörlük diploması DAÜ kriterlerinin altında olduğu iddiasıyla aday yapılmayacağınız konuşuluyor! Acaba diyoruz yayınlarda biraz geri mi kaldınız? Haberiniz olsun istedik!
Sayın Kemal DÜRÜST, Telekomünikasyon Dairesi’nde kablo bile bulunmadığı bir dönemde 10 araç alındığını biliyor muydunuz? Kararın sizden önceki dönemde alındığı söyleniyor kurcalamakta yarar görüyoruz!
Sayın Ertan BİRİNCİ, KKTC’d ebir ilki gerçekleştirdiniz ve ilk kez bir Türkiye Başbakanını özel kanala çıkardınız ya helal olsun yani! Bu arada Ercan’daki VİP salonu skandalının da rövanşını almış oldunuz değil mi! Yakıştı doğrusu!
Sayın Ergün SERDAROĞLU, size verilen kontenjanda kardeşinizi Toprak Ürünleri Yönetim Kurulu üyesi yaptığınızı öğrendik. Yani başka birisi olsa dünya başınıza mı yıkılırdı! Hep aynı tas aynı hamam devam edecek değil mi!
Sayın Salahi KARAHASAN, Kıbrıs Sigorta müdürlüğü için epey bastırıyorsunuz ama buna karşı bir de muhalif grup oluştuğunu biliyor muydunuz? Ne mühim bir makammış böyle ki telefon trafiği tavan yaptı! Hakkınızda hayırlısı artık!
Sayın Hasan SADIKOĞLU, dün akşam çoktandır beklenen UBP rozetini yakanıza takarak aslında bir anlamda siyasete devam kararı aldınız! Hayırlı ve uğurlu olsun artık. Şimdi İskele’de dengeler epey değişecek değil mi!
Sayın Cemil SARIÇİZMELİ, Mehmetçik çöplüğüne vidanjör boşaltmasını engellediğiniz arkadaş aradı ve burada büyük haksızlıklar yaptığınızı iddia etti. Birkaç güne kadar belge ve resimlerle gelecek haberiniz olsun istedik!
Sayın Mustafa TOSUN, BRTK müdürlüğünden görevden alındıktan sonra itiraz etmeden bunu kabul edip odanızı toplamanız üyeler tarafından memnuniyetle karşılandı. Efendi kişiliğiniz her zaman taktirle anılacak!
Sayın Kutlu EVREN, gösteri ve yürüyüşlerle ilgili alınan yanlış karardan sonra Meclis kürsüsünde özür dilemeniz özlenen bir davranıştı. Umarız bu tür davranışlar tüm siyasilerimize örnek teşkil eder!
Sayın Deniz KAYABAŞI, mahkeme kararına rağmen BES yönetim kurulu üyeliğine kabul edilmiyorsanız bu iş çok yakında polislik olacak demektir! Umarız arkadaşlar tarihe geçecek bir hatada ısrar etmezler!
Sayın Mine GÜRSES, özlem ve hasret giderecek ABD yolculuğunun bugün başlayacağını memnuniyetle öğrendik. Hele de torun hasreti hiç çekilmiyor değil mi! İyi yolculuklar ve tatiller dileriz…