Ufak tefek değişiklikler yapmışlar ve eski logoya dönmüşler…
Ağırlığı kırmızı olana yani!
CTP bu haberi basına servis ederken ‘yeni logomuz belirlendi’ diye yaptı…
Nasıl bir yenilikse artık!
Aksine yenilik değil eskiye döndüklerini açıklamaları lazımdı…
Yani özüne!
Yani eski günlerine…
‘Türkiye düşmanı” diye itham edildikleri günlere!
5-6 milletvekilinden yukarıya çıkamadıkları kabuğuna kapanmış günlere…
Elbette kendi bilecekleri bir iştir, karışamayız ama eleştiririz!
Oysa Birleşik Güçler ve yeşile dönüşen CTP kabuğundan çıkmış, halkın geneliyle barışmış, geleceği olan bir siyasi parti konumuna yükselmişti…
Çünkü yeşil ile birlikte Birleşik Güçler konsepti kamuoyu üzerinde tutmuş, CTP imaj ve kabuk değiştiriyor izlenimi yaratmıştı!
Artık köklü CTP’li olmayanlar da bu partiden ada olabiliyor, CTP’ye hayatında oy vermemişler de oy veriyordu!
CTP gitmiş yerine bambaşka önce kendiyle sonra halkıyla barışan yepyeni bir siyasi oluşum ortaya çıkmıştı…
Sibel Siber ve Özdil Nami gibi isimler bu konsept alında seçilmişler ve parti artık geniş bir yelpazeye hitap eder hale gelmişti!
Diğer bir anlamda yeşile dönüş yapmak CTP için iktidarı getirmişti…
Elbette çok yeni bir logo ile kamuoyunun önüne çıkabilirlerdi…
Amma illa ki kırmızı olanı tercih ettiler!
Çünkü parti içindeki bazı gruplar baskı grubu oluşturup böyle buyurlarmıştı…
Çünkü CTP çok acil olarak özüne dönmeliydi, gelenekçi yapısından yeteri kadar uzaklaşmıştı!
Nasıl bir zihniyet bu anlamak mümkün değil…
Hem de çok kısa bir süre sonra partinin bayına geçecek olan Tufan Erhürman döneminde!
Bu arada hatırlatmakta fayda var;
Yakında genel başkan olacak Tufan hoca henüz CTP üyesi bile değil!
Demek ki üye olup sonra da kırmızıya dönecek…
Çok talihsiz bir durumdur bu!
Şimdi bazı CTP’liler bana ‘sana ne’ diyebilir…
Hak da veririm onlara ben ‘bana ne’ diyemem işte!
Çünkü belki biraz tuhaflarına gidebilir ama ben CTP’nin bu ülkede var olmasından yanayım…
Bu toplumun CTP’ye ihtiyacı vardır çünkü!
Her türlü yanlış icraat ve düşüncelerine rağmen…
Ülkede güçlü sol bir partinin olması elzemdir, kaçınılmazdır!
Onun içindir CTP’nin eskiye dönüp eriyip bitmesine gönlüm razı olmaz…
İyi icraatlar yaparsa alkışlar, kötü yaparlarsa eleştiririm ki bu benim öncelikle vatandaşlık ve mesleki görevlerim arasındadır!
 
 

“İnşallah bunu da yemezler!”
 
Tufan Erhürman genel başkanlığa aday olduktan sonra ilk yorumlardan bazıları bunlar…
“İnşallah bunu da yemezler!”
Söyleyenler de abur cabur insanlar değil, CTP’nin içinde olan insanlar!
Diyorlar ki;
“Tufanı kullanıp eskileri temizletecekler sonra da buruşturup atacaklar…”
Ciddi iddialar bunlar!
Ateş olmayan yerden duman çıkmazmış, dikkate almak gerek derim…
Çünkü Tufan hocanın yıpranmasına aslında temiz siyasetçi imajının yıpranması demektir!
Zira Tufan hoca gibi temiz siyasetten yana olan siyasiler sadece CTP’ye değil ülkenin geneline lazımdır!
Kendi gibi yepyeni kadrolarla halkın karşısına çıkarsa ne ala…
 
 
 
Asrın projesine yakışmadı!
 
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu önceki gün yaptığı açıklama ile Türkiye’den gelen suyun üç günlüğüne deneme maksadıyla dört bölgeye verileceğini açıklaması bile toplumun moral ve motivasyonunda olumu bir etki yapmıştı…
Çünkü uzun tartışmalar sonrası hayat suyu evlerdeki musluklardan üç günlük de olsa akacak ve Kıbrıs Türkü en azından kalite ile tanışacaktı!
Ama kötü talihsiz haber günün ilk saatlerinde yayıldı…
Elektronik vana arıza yapmış su şebekeye verilememişti!
Haliyle moraller bozuldu ve suyu istemeyenlere de eleştiri konusu oldu…
İşte burada devlet adamı olabilmek çok önemli!
İnsan hiç denemeden görmeden su verilecek der mi?
İnsan gider önce bir dener sonra da sıkıntı yoksa sonra bir açıklama yapar…
 
 
Sendikalar da kirleniyor!
 
Daha iki gün önce Kamu-Sen’de neler oluyor diye biraz da üstü kapalı yazmıştık…
Dün patladı!
Sendikada başkanlık kavgası bel altı bir yarışa çevrildi…
Mehmet Özkardaş’ı oradan indirmek için kepazeliğin daniskası bir tuzak kurmuşlar!
Odasına yerleştirdikleri ses alma cihazı yerleştirip konuşulanları kaydetmişler…
Sonra da bu konuşmaları kendisine gönderip ‘istifa et yoksa basına veririz’ diye tehdit etmişler!
Bu nasır bir makam koltuk kavgasıdır ki…
Hem de çalışanların hakkını hukukunu savunmayı hedef almış bir sivil toplum örgütünde!
Resmen özel hayata müdahaledir bu…
Umarız en kısa zamanda bunu yapan ya da yaptıranlar en ağır cezaya çarptırılırlar!
 
 
 
MESAJ KUTUSU
 
Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, suyun deneme de olsa verilmesi müjdesiyle birlikte ülkenin genelinde büyük bir heyecan ve mutluluk hakim oldu ama şu hain elektronik vananın bozulması moralleri de fena bozdu! Ha keşke önce bir deneyip sonra açıklama yapsaydınız değil mi!
Sayın Özdemir BEROVA, Şener hocanın kilise bağışlarıyla bazı devlet okullarına destek çıkılması konusu çok ciddi bir ihbardır. Kiliselerde ayinleri yasaklayan bir anlayış nasıl olur da oralardaki bağışların devlet okullarında kullanılmasını içine sindirebilir ki! Lütfen mercek altına alınız!
Sayın Tufan ERHÜRMAN, genel başkan adaylığınıza özellikle parti içinde genç kesimde büyük memnuniyet oluştu. Ama eskiler şimdilik temkinli ve duygu ve düşüncelerini dışa vurmuyorlar. En fazla da onlara dikkat etmek zorunda kalabilirsiniz! Bu arada partiye üyelik işleminizi de yapın ki düşmana cephane vermeyin olur mu!
Sayın Nidai MESUTOĞLU, Lefkoşa’nın en güzide okullarda birinin müdürü olarak siz çocuklara oyun alanı kazandırmak için çalışma yapın ama bunun değeri bilinmesin ve aksine gazetelere haber olun! Vefa bizde böyle bir şey ise acaba vefasızlık nasıl olur bir düşünsenize!
Sayın Birikim ÖZGÜR, Partiniz özelleştirmenin kötülüklerini anlatmak için bir konferans düzenlediğine göre buna nasıl tepki gösterecekseniz vatandaşta merak konusu olmuş! Herkesin işi gücü hinlik değil mi!
Sayın Cem DANA, Türkiye’den gelen su ile ilgili protokole imza koşmak size nasip olunca mutluluktan havalara sektiğiniz söyleniyor. Umarız şu vanayı bir an önce tamir ederlerde musluklardan akınca mutluluğunuz daim olur…
Sayın Ahmet SENNAROĞLU, bölgeye yatırım yapıp da değeri bilinmeyince insanın isyan edeceği geliyor değil mi! Bırakın vatandaş kendine layık olmayan denizde serinlesin! Her nedense hizmet aşkı ile yanan çok az sayıda yönetici de bu yolla soğutuluyor!
Sayın Mehmet HARMANCI, bazı vatandaşlar çağdaş Pazar yerine ne zaman kavuşacaklarını soran mesajlar gönderiyor. Terminal içindeki Pazar yerine gidenler araçlarını par edecek yer bulamadıklarından şikayet ediyorlar!
Sayın Mehmet ÖZKARDAŞ, maalesef makamlarda oturanlar artık odalarına belirli aralıklarda kayıt cihazı olup olmadığını kontrol ettirmek zorundalar değil mi! Büyük geçmiş olsun Allah beterinden saklasın artık!
Sayın Kemal Deniz DANA, sigara yasağına uymayan bazı işletmelere yapılan denetimlerin artırılması özellikle sigara içmeyenlerin hoşuna gidecek! Bu arada casinoları da denetime tabi tutacak mısınız diye sorular geliyor haberiniz olsun!
Sayın Ali KANDULU, hayatını eğitime adamış bir okul müdürünü zan altında bırakan açıklamalarla neyi hedefliyorsunuz bilemeyiz ama sanki de zan altında bırakan açıklamalar size yakışmadı!
Sayın Necdet OSAM, okulda yapılan mini anketlerde bir adım önde gözüküyorsunuz ama yine de sağlam basmakta yarar görüyoruz. Bu arada sosyal medyada sizden övgüyle bahsedenlerin hepsine sakın inanmayın, tamamen şirin gözükmek içindir bilesiniz!
Sayın Kudret AKAY, AB ile koordinasyondan sorumlu danışmanlık göreviniz hayırlı ve uğurlu olsun! Geçmişteki deneyimleriniz mutlaka şimdi meyvelerini verecektir. Nedende hep AB dendiğinde ilk akla gelen siz oluyorsunuz değil mi!
Sayın Erhan BAŞAY, sıkı bir diyet programı ile bir ayda tam 10 kilo verdiğiniz söyleniyor. Hem gıda işi ile uğraşıp hem de bu kadar kilo atmak her babayiğidin harcı olmasa gerek. Bu arada sıcaklar başladı aman bira tüketimine dikkat!