YDÜ’ye Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden hemen önce verilen okul öncesi eğitimi için ön izin verilmiş ve bu da doğal olarak AÖA’daki öğrencileri rahatsız etmişti…
Milli Eğitim Bakanı Özdemir Berova da yaptığı bir açıklama ile AÖA’nın kapatılmasının söz konusu olmadığını aksine gelecek sene için alınacak öğrenci sayısını bile açıklamıştı…
Bu açıklama bir süreliğine olsun öğrencilerin yüreğine su serpti ve yatışır gibi oldular!
Ta ki dün KTÖS eline ulaşan bilgileri basına ulaştırıncaya kadar…
İşte o açıklamadan kısa bir bölüm:
“Yakın Doğu Üniversitesi’ne cumhurbaşkanlığı seçimlerinden üç gün önce
seçim rüşveti karşılığı Eğitim Bakanı Sn. Özdemir Berova tarafından verilen sınıf
öğretmenliği “açma ön izni” ile ilgili skandal belgeler ortaya çıkmaya başlamıştır.
Sendika olarak ortaya koyduğumuz gibi 2009 yılında, Eğitim Bakanlığı ve
YÖDAK’tan izin almadan KKTC vatandaşı öğrenci kabul eden Yakın Doğu
Üniversitesi bu bölümden 2013 yılında mezun vermiştir. O dönemde Yakın Doğu
Üniversitesi’nde rektör yardımcılığı yapan ve şu anda YÖDAK Başkanı olan Sn.
Hüseyin Gökçekuş bu usulsüzlükten haberi olmasına rağmen, gerekli açıklamayı
yapmamış, olayı gizleyerek izin verilmesinde önemli bir rol oynamıştır. Seçim
rüşveti alan Sn. Özdemir Berova da bu suçun işlenmesinde suç ortaklığı yapmıştır.
Devlet kurumlarının itibarından düşürüldüğünden bahsedenler, seçim rüşveti
alarak kaçak bir bölüme izin vermiş çok kutsal saydıkları kurumları kullanarak,
partisel ve kişisel menfaat sağlamışlardır. YÖDAK Başkanı Sn. Hüseyin Gökçekuş
ve Eğitim Bakanı Özdemir Berova bu yasadışılığa onay vererek görevlerini kötüye
kullanmışlardır…”
…
Daha önce YDÜ rektör yardımcısı olar Hüseyin Gökçekuş şu anda YÖDAK başkanlığı görevini sürdürüyor…
Bize göre bir üniversitede yüksek bir mevkide yıllarca yer alan birisinin YÖDAK başkanlığına getirilmesi yanlış bir atamadır ki bu bütün üniversiteler için geçerlidir…
Gökçekuş bu atamanın yanlış olduğunu konuyla ilgili Cumhurbaşkanı Akıncı’ya yaptığı açıklamada ispat etmiş ve görüntüde YDÜ’nün avukatlığına soyunmuştur.
Bakın o yazının özellikle son bölümünde şu ifadeler yer alıyor:
“Son bir husus, yasalara uygun olarak ve akademik ölçütler göz önüne alınarak oybirliği ile alınan bir kararın her hangi bir kurumdan gelen baskı sonunda değiştirilmesi, kararı veren kurumu çok kötü bir duruma düşüreceğidir…”
Bunun Türkçesi şu;
Biz YÖDAK olarak üç kişi toplandık ve YDÜ’ye bu izni verdik, izin kararı alınırsa kamuoyuna karşı çok mahcup oluruz!
Aslında mahcup olunacak yer kamuoyu değil YDÜ yönetimidir!
YDÜ’nün ön izin bile almadan 2009 tarihinde bu bölüme öğrenci alıp hatta mezun bile ettiği gerçeği ortadayken YÖDAK tamamen duygusal nedenlerden dolayı bu işin üzerine yürüyeceğine olayı ört bas etmeye çalışmaktadır…
Sonuçta;
KTÖS’ün başından beridir takip ettiği YDÜ okul öncesi bölümü için şimdiye kadar yaptığı açıklamalar artık doğruluk kazanmıştır…
Ve bu konuda hem Bakanlık hem YÖDAK’ın tavrı kabul edilemez!
Bu ülkede adalet varsa önce bu izin geri alınır sonra da yasaları ayaklar altına alanlara bunun hesabı sorulur!

“Ben de bıktım gazeteye verin”
Büyükkonuk’tan Ramazan Evren adlı kardeşimiz aradı Orman Dairesi Müdürlüğünü şikayette bulundu.
Bilindiği üzere ülkenin çeşitli bölgelerinde boş araziler vatandaş tarafından kiralanır ve ekilir biçilir…
Tam bir yıl önce daireye dilekçe yapmışlar hala cevap beklediklerinden sitem etti!
“Çok sayıda vatandaş arazi için dilekçe yaptı ama değil olumlu bir cevap olumsuz cevap bile alamadı” diye şikayetini dile getirdi.
Müdür İsa Direk ise bu konuda hiçbir telefona cevap vermiyormuş!
Telefonlara muhatap olan bir çalışan ise ‘gelen telefonlardan ben de bıktım gidip gazetelere şikayette bulunun belki dikte alırlar” demeye başlamış!
Bakan Dinçyürek’e ithaf olunur;
Hadi arazilerin ekilip biçilmesini istemiyorsunuz…
Ama yasalara göre vatandaşın dilekçesine 15 gün içinde cevap verme zorunluluğu bulunduğunu bari unutmayın!
“Babalar, oğulları ve kızları!”
Geçtiğimiz günlerde önemli bir kurultay yapan CTP de hala parti meclisine seçilen ve seçilemeyenler tartışması yapılıyor.
Seçilemeyenlerin bir çoğu partilerinin aile partisi haline geldiğini ifade ederken ‘babalar oğulları ve kızları’ ifadesini kullanıyorlar.
Bu arada Başbakan ve genel sekreter konusunda çeşitli değerlendirmeler yapılırken Tufan Erhürman’ın adı hep ön planda tutuluyor.
Erhürman’ın genel sekreter olacağına kesin gözüyle bakılırken kendisini Başbakanlık makamında görmek isteyenlerin de sayısı da bir hayli fazla…
Zihniyet değişmemiş!
“PM seçim sonuçları gösterdi ki;zihniyet hiç değişmemiş...
Bu sonuçlara saygı duymaktan başka bir şey gelmiyor elden...Tek yapabileceğim bu zihniyetle aynı yolda yürümemek bu saatten sonra...Bundan sonra adaya değil adama oy vereceğim...
Sakın, ‘partimiz kaybedecek’ vs demeyin!...
Bu parti hem belediye seçimlerinde, hem Cumhurbaşkanlığı seçiminde ihanete uğramıştır. Kimse bana goygoy yapmasın…”
(Bir okur)
MESAJ KUTUSU
Sayı Aziz GÜRPINAR, bakanlığınıza bağlı Çalışma Dairesi Müdürlüğü’nde bir çalışanın 10 gün kadar önce verem hastalığı nedeniyle devlet hastanesinde tedavi altına alındığını öğrendik. Bu arada çalışanlarınızı da aşılatmışsınız ama bir çoğu hala tedirgin ve binanın dezenfekte edilmesini isteyen mesajlar gönderiyor, bilginiz olsun istedik!
…
Sayın Teberrüken ULUÇAY, günün kötü haberi size, uzun bir süredir üzerinde çalıştığınız yurttaşlık yasası meclisten geçmeyip kadük olacak diye duyduk. Demek ki üzerinde daha fazla çalışmanız gerekecek ama artık onu da yeni bakan olacak kişi düşünsün değil mi?
…
Sayın Hakan DİNÇYÜREK, toprak ekip biçmek için devletten arazi talep eden vatandaşlar yaklaşık bir yıldır dilekçelerine cevap alamıyorlar. Daireyi bu konuda harekete geçirmeniz ve bu işi daha fazla uzatmamanız bekleniyor.
…
Sayın Asım AKANSOY, siz UBP’li vekillerle partiler yasasını görüşürken bazıları bunu koalisyon görüşmesi olarak algıladığı için değişik yorumlar yapılmaya başlandı. En iyisi küçük bir açıklama yapıp kamuoyunu bilgilendirmek olacaktır!
…
Sayın Hasan SADIKOĞLU, Altınova’dan bir vatandaş aradı öyle şeyler söyledi ki kulaklarıma inanamadım. Birkaç güne kadar bölgedeyim ben soracağım siz cevap vereceksiniz, şimdiden hazırlıklı olun deriz!
…
Sayın Mehmet HARMANCI, önceki akşam YDÜ’de işitme engelli vatandaşlarımız için düzenlenen etkinlikte öyle bir konuşma yaptınız ki izleyenlerin bir çoğunu resmen büyülediniz. Bu arada çalışanlarınıza onların dilini öğrenmeleri için kursa göndermeniz de ancak ayakta alkışlanır, tebrik ederiz…
…
Sayın Ali ÇIRALI, fabrikanızda meydana gelen yangını çok ucuz atlattığınızı öğrendik, öncelikle büyük geçmiş olsun. Bu yeni dönemde sanayi bölgelerinin iyileştirilmesi için size ve ekibinize önemli görevler düşüyor. Bir itfaiye aracını mutlaka bölgede tutmayı başarmak zorundasınız…
…
Sayın Şahap AŞIKOĞLU, biz istediğiniz kadar mayın haberlerinin dağ ve bisiklet turizmini katlettiğini söyleyedurun Kıbrıs’ta hemen şimdi bir barış olacağından vatan haini bile ilan edilebilirsiniz. Bu sıralar görmeyin, duymayın ve konuşmayın tamam mı?
…
Sayın Ahmet DERYA, parti meclisine aday olmadınız ama maşallah dışarıdan istemediğiniz adayları kesip biçerek yine yapacağınızı yaptınız. Artık siyaseti bırakıp hayatın tadını çıkarma vakti gelmedi mi? İki günlük dünyada değer mi bu kadar strese girmeye?
…
Sayın Hüseyin GÖKÇEKUŞ, YÖDAK’ın başında o kadar çok açık vermeye başladınız ki tarafsızlığınızı kendi elinizle ilan ediyorsunuz. Birkaç haftaya kadar zaten görevden alınacaksınız biz deriz ki kendiliğinden istifa edip dosta düşmana gösterin…
…
Sayın Yüksel ÇELEBİ, yeni hemşireyi belediyede istihdam edip eskisine de ay sonu kapıyı göstereceğiniz öğrenildikten sonra nedense arayanlar hep beni arıyor. Lütfen konuyla ilgili bir açıklama yapıp beni de kurtarın kendinizi de…
…
Sayın Tahsin ERTUĞRULOĞLU, hafta sonu yaptığınız Roma ziyaretinde Egemen Bağış ile buluşup hasret giderdiğiniz görülmüş. Tesadüfi bir buluşma mıydı yoksa önceden planlanmış mıydı? Bilirsiniz şu anda kendisi Tayyip beyin kanatların arasında koruma altına alındı…
…
Sayın Hüseyin MACİT, şu uyuşturucu baronu kadını adıyla sanıyla bir deşifre etseniz de kim olduğunu herkes öğrense! Haberi gıdım gıdım vererek herkesi merak içinde bırakıyorsunuz! Hadi bir cesaret gösterip açıklayıverin artık…
…
Sayın Barış SEL, muhterem babanızı hem de doğum gününüzde kaybettiğinizi üzülerek öğrendik. Merhuma Tanrı’dan rahmet size ve aileye sabır ve başsağlığı dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler versin…
…
Sayın Bilen SAYILI, her nedendir bilinmez ama özellikle de bölgeli partilileriniz en fazla da sizin parti meclisine giremediğinize sevindi. Yani onlara bu kadar ne yaptınız da bayram yapıyorlar anlayamadık gitti!
…
RHA 2242 plakalı kamyonun şoförü arkadaş, yanında gezdirdiğin arkadaşa söyle ayaklarını camdan öyle utanmazca dışarı uzatmasın. Bu arada devlet çalışanı olduğunuzu da unutmayın olur mu?