Öncelikle şu tespiti çok rahatlıkla yapabilirim ülkede bir seçim havası yok!
Anketler ardı ardına yayınlandı, birinde Akıncı diğerlerinde Eroğlu birinci çıktı, Sibel hanım hemen tüm anketlerde ikinci sırada gözüküyor, bu yüzden ikinci tura kimlerin kalacağı büyük merak konusu…
Derviş bey ile Sibel hanımın sıkıntıları ortak, partilerinde çok fazla maskeli seçmen var…
Seçim gezilerine katılanların bir kısmının adaylarına oy vermeyeceği tartışılıyor…
Akıncı’nın ise böyle bir sıkıntısı yok, aksine ‘gizli’ oylara güveniyor ve ikinci turu garanti görüyor…
Kudret Özersay’ın da artık hatırı sayılır bir oy alacağı kabul ediliyor hatta seçimler sonrası yeni bir siyasi oluşuma gideceği artık kesin gibi…
Bundan böyle bizim de yazılarımız bol seçim konulu olacak ve kamuoyunun bölgelerdeki nabzını okuyucularımızla paylaşacağız…
…
Özellikle son bir haftada seçimler kadar seçimlerden hemen sonra bir hükümet değişikliği olacağı da gündeme oturdu…
CTP ile UBP arasında aracılar gidip geliyor, geniş tabanlı bir hükümet modeli için teklifler yapılıyor…
Burada CTP’nin derdi tamamen DP’den kurtulmak…
DP’siz yeni bir hükümet modeli oluşturmak…
CTP bunu aslında çok uzun bir süredir düşünüyor ama seçimler araya girince dondurulmuş bir operasyon bu…
En büyük sıkıntı 8 vekilli DP’nin 4, 21 vekilli CTP’nin 6 bakanlığa sahip olması…
Serdar Denktaş’ın fazladan 4 bakanlık kadar değerli makamı da elinde bulundurması cabası!
Ancak iki parti Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar bu konuyu gündeme getirmemek için anlaştı ama seçimlerden sonra bu yapının devam etmesi olanaksız…
…
UBP cephesine gelince 18 vekilden en az 12’si CTP ile hükümet ortaklığından yana…
Bu vekillerin bir çoğu bakanlık hevesiyle yanıp tutuşuyor çünkü onların bir çoğu analarından bakan olarak doğduğundan sade bir vekil olmak güçlerine gidiyor…
Ayrıca perde gerisinde CTP ile 5’er bakanlıkta anlaşıldığı da en azından bize gelen bilgiler arasında yer alıyor…
Her iki partinin de seçimlerden sonra kurultaya gidecek olması yeniden yapılanmalarına olanak sağlayacak ve çok büyük ihtimalle de iki partide de genel başkanların ismi değişecek…
Ya da parti tabanlarının isteği bu yönde…
Bir de Kıbrıs sorunu meselesi var!
Sanki de seçimlerden hemen sonra Kıbrıs sorununda yeni gelişmeler yaşanacağı ve bu süreçte geniş tabanlı bir hükümet modeli Ankara’nın da işine gelecektir…
Ankara’nın çok uzun bir süredir CTP-UBP ortaklığı isteğini artık bilmeyen kalmadı…
Bu da demektir ki Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında gündem yeni hükümet olacaktır!
UBP’de ‘kırmızı’ sendromu!
UBP’li tabanda kırmızı rengine olan antipati Büyük Buluşma adı altında yapılan Derviş Eroğlu’nun manifestosunu açıkladığı o kalabalık toplantıda ortaya çıktı…
Salonda turuncu renginden daha ziyade kırmızı rengi hakim olunca UBP tabanında bir kırgınlık oluştu…
Oysa UBP’liler de turuncu renkli bin 500 kadar atkıyı salona getirmişlerdi ama bunlar zamanında dağıtılmayınca kırmızı atkılarla DP büyük bir şov yaptı…
Salon girişinde davetlileri karşılayanların DP’li bakanlar olması, protokolde UBP’li kurmaylara ön sırada yer verilmemesi ve bazı UBP’lilerin bunu protesto ederek halkın içinde oturması iki parti arasındaki çekişmeyi tetikledi…
Ve son olarak da Kemal Dürüst’ün, DP’den gelecek olan transferleri dillendirmesi ipleri koparmak üzere…
Öğretmenler grevde, çocuklar iş yerinde!
Hafta sonu sinemadayız, hemen yanımızda oturan kadın seyirci;
“Levent beysiniz değil mi?” diye sordu…
“Evet” deyince açtı ağzını yumdu gözünü!
Şht. Ertuğrul İlkokulu’nda çocuğu okuyan bir veliymiş…
Okulda grev olduğu için çocuğuna bakacak bir kişi olmadığı için işyerine götürmek zorunda kaldığını kızgınlıkla anlattı ve sonunda da ‘yeter artık’ dedi…
Sendikayı uyarmakta yarar görüyoruz, veliler isyan noktasına geldi!
MESAJ KUTUSU
Sayın Menteş GÜNDÜZ, Güzelyurt çarşısına her gidişinizle Kamu Reformu Yasası geçtikten hemen sonra UBP’ye geri döneceğinizi söylüyorsunuz. Onlar da bunu DP’li seçmene söylüyorlar ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde kendi ayağınıza kurşun sıkıyorsunuz. Daha olgun davranmakta yarar görüyoruz…
…
Sayın Derviş EROĞLU, dün akşam Lefkoşa milletvekilleri ve örgüt başkanlarına verdiğiniz yemekte hayli sitem ettiğiniz görülmüş. Yerden göğe kadar haklısınız çünkü bir çoğu gönülsüz çalışıyor ve bolca dedikodu üretmekten başka yaptıkları bir şey yok…İpleri daha sıkı tutmak gerekiyor değil mi?
…
Sayın Hüseyin ÖZGÜRGÜN, Çatoz’un nerede olduğunu bilmeyen bir ana muhalefet partisi başkanı olur mu Allah aşkına! Yani pot kırmakta üstünüze yok…İsimler konusunda sağlam bir kursa ihtiyacınız var sanırız değil mi?
…
Sayın Teberrüken ULUÇAY, e-devlet projesinin sizin bakanlıktan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı sorumluluğuna geçtiğini duyduk. Üzerinizden böylelikle büyük bir yük kalkmış oldu. Zira bu projenin hayata geçmesi için en az 2 seneye ihtiyaç varmış. Bunu mutlaka kutlamak gerek…
…
Sayın Afet ÖZCAFER, seçmen listelerine itiraz yapılınca Mağusa’da oy kullanmanızın engellendiğini duyduk. Bu itirazı Mustafa bey yaptığına göre onun iplerinin kimin elinde olduğunu bilmeyen yok değil mi? Büyük geçmiş olsun…
…
Sayın Zeren MUNGAN, Mağusa Taksiciler Birliği’nden verilen esnaf kredileri konusunda teşekkür mesajlarınız geliyor. Ancak bir sorunları var verilen kredilerin arabanın yaşına değil de adaya giriş tarihine göre baz alınması çeşitli sıkıntılar yaratıyormuş. İncelemekte yarar görüyoruz…
…
Sayın Soley AKÇABA, Alayköy’de sanayi arsası elinden alınan Hakan İkizoğlu konusunda meraklı mesajlar geliyor. İptal emrinin kimin ricası olduğu yönünde çeşitli söylentiler dolaşıyor. Siz mi açıklamak istersiniz yoksa biz mi bunu yapalım?
…
Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, UBP’nin iktidar olduğu dönemde bölgede öyle partizanlıklar yaptınız ki şimdi de CTP buna misilleme olarak UBP’lileri her konuda dışlamak için adeta büyük çaba sarfediyor…Yazık değil mi bu ülkenin geleceğine?
…
Sayın Tanju ERYILDIZ, Vakıflar Bankası Salamis Şube müdürlüğünden Lefkoşa Taşkınköy şubesinde görevlendirilmeniz çalışanlar arasında epey tartışma konusu olmuş. Meraklılar için küçük bir açıklama yaparsanız çok sevinecekler, bilesiniz!
…
Sayın Ahmet GÜLLE, Lefkoşa Devlet Hastanesi’nde yeterli hizmeti alamayan bir hasta ile yakından ilgilenmeniz duyanlar arasında memnuniyet yaratmış, teşekkür mesajı gönderiyorlar, tebrik ederiz…
…
Sayın Ünal ÜSTEL, yılların dostu Fuat Namsoy ile aranıza kara kediler girdiğini duyduk. Kulaklarımıza inanamadık, hayırdır neyi paylaşamadınız da şimdi arada soğuk rüzgarlar esiyor? Üç günlük dünyada değer mi hiç?
…
Sayın Ali Rıza USLUER, evinize döndükten sonra hızla sağlığınıza kavuştuğunuzu hatta Cumhurbaşkanlığı seçimleri için çalışmaya bile başladığınızı memnuniyetle öğendik. Ama yine de önce sağlık sonra parti işleri unutmamak gerek değil mi?
…
Sayın Resmiye CANALTAY, yakın dostlarınıza 19 Nisan seçimleri sonrası siyaseti bırakacağınızı ve kendinizi işlerinize vereceğini söylemeye başlamışsınız. Daha durun bakalım sizin için asıl şimdi aktif siyaset zamanı başlıyor…
…
Sayın Yücel ATAKARA, Alsancak ve çevresinde oylarınızı Kudret Özersay’a yönlendirmeye başladığınız konuşuluyor. İntikam günü için artık sabırsızlanıyormuşsunuz. Siyaset bir kere kana girdi mi çıkmıyor değil mi?
…
Sayın Pervin GÜRLER, Nevruz gününde yeterli önlemi almayıp da Allah korusun bir olay çıksaydı bu kez de bunun için eleştirilecektiniz. Siz doğru yoldasınız ve ülke insanının can güvenliğinden sorumlusunuz. Dert etmeye bile değmez…
…
GÜNÜN FOTOĞRAFI:
.jpg)
------------------------------------------
Günün Fıkrası
Günün Fıkrası
Pul koleksiyonu
Temel çok güzel bir kadını gözüne kestirmiş.
Kadının peşinde ve bir taraftan da nasıl ayartırım diye düşünüyor.
Klasik tavlama usullerinden biri geliyor aklına ve birden kadına dönüp :
- Hadi bize cidelum sağa pul koleksiyonumu cöstereyim.
Kadın şaşırır fakat bozuntuya vermez:
- Peki ya beğenmezsem
- O zaman ciyinur cidersun.
Kadının peşinde ve bir taraftan da nasıl ayartırım diye düşünüyor.
Klasik tavlama usullerinden biri geliyor aklına ve birden kadına dönüp :
- Hadi bize cidelum sağa pul koleksiyonumu cöstereyim.
Kadın şaşırır fakat bozuntuya vermez:
- Peki ya beğenmezsem
- O zaman ciyinur cidersun.