Biz ülkede yaşanan çürümüşlüğe odaklanmışken bir başka çürümüşlüğün adeta tokadıyla savrulduk.

Girne’de hiçbir suçu olmayan 22 yaşında gencecik bir kızımız aracı kontrolden çıkan 20 yaşındaki bir gencin çarpması sonucu can verdi.

Ürpertici, üzücü ve düşündürücü bir kaza trafik kazası daha…

Ne yapılsa bu trafik kazalarının önüne geçilemiyor diyeceğim ama bir şeyde yapılmıyor maalesef.

Ölen öldüğüyle kalıyor.

Haftalık kaza raporlarında en çok karşımıza çıkan suç aşırı sürat ve alkollü araç kullanımı.

Trafikte seyir halindeyken artık kendimiz şahit oluyoruz uçarak giden araçlara, sağa sola yalpalayan alkollü sürücülere.

Trafik teröristlerinin arkasına sığındığı güç ise bir şey olamaz, polis yok gibi ucuz bahaneler ve tabi ki cehalet.

Savaş olsa kaybetmeyeceğimiz insan sayısını asfaltta kaybettik.

Bozuk ve karanlık yollarımızı bir türlü düzeltemedik.

Eldeki polis sayısı yetersiz olduğu için kontroller konusunda zayıf kaldık.

İnsanlar yollarda ölüyor ve hala seyrediyoruz.

Uzun vadede öğrencilerimize çocuk yaştan itibaren trafik eğitimi verilmesi şart oldu.

Hatta ülkeye yurt dışından okumaya gelen üniversite öğrencileri de buna dahil edilmeli.

Çalışma izinliler de sıkı bir eğitim sonrası ehliyet alabilmeli.

Bu konu artık matematikten daha hayati bir konu.

Bunu anlamamız ve eğitim bakanlığının da gayretleriyle çocuklara ciddi bir trafik kültürü ve eğitimi verilmesi gerekiyor.

Fahri trafik müfettişliği konusu da gündeme mutlaka gelmeli ve bu işin altyapısı oluşturulmalı.

Amerika’yı yeniden keşfetmeyeceğiz. En yakın Türkiye’de bu uygulama var. İncelenip yasal statü oluşturulup fahri müfettişlerin trafikte olması gerekiyor.

Trafik teröristleri devletin elini her an yakasında hissetmeli.

İnanın şuan bir trafik ihlali görün yolda, polisi arayıp derdinizi anlatmak o kadar zor ki. Yasalar dan tutun da polisin personel kapasitesine kadar bir çok engel var önünüzde.

Geriye kalan aksaklıklar içinde de daha fazla zaman kaybına tahammülümüz yok.

Hiçbir şeyi beceremediniz şu ülkede bari trafik sorununa bir çare bulunda en azından can kaybı yaşanmasın.

*** 

Sahte reçete olayı sonrası sahte diploma skandalı gündeme bomba gibi düştü.

Bu küçücük ülkede ne pislikler döndüğüne bir kez daha şahit olduk.

Umarız diploma olayı sahte reçete skandalını unutturmaz.

Yakın tarihimiz unutulan hasır edilen yolsuzluklarla dolu.

Yapanın yanına kar kaldığı olaylar görmek istemiyoruz.

Şimdi sahte aslında usulsüz diploma olayında 600’den fazla kişinin bu dolandırıcılığın içinde olduğunu öğrendik.

Bu isimlerin tek tek tek sorgulanması ve cezasını çekmesini istiyoruz.

Ancak kamu vicdanını sarsan bazı bariz söylentilere de şahitlik ediyoruz.

Siyasi ilişkiler ve ahbap çavuş ilişkileri bazı isimlerin korunup kollandığını ortaya koyuyor.

Bu adaletsizlik insanların devlete olan güvenini zedeliyor.

Bu çok hassas bir konu...

Eğer bu temizlik operasyonlarıyla bu ülkenin kaderinde yeni bir sayfa açmak istiyorsak hem tam zamanı hem de adil olma zamanı.

Burası küçük bir ülke herkesin her şeyden haberi var.

Birilerini korumaya ya da bu kargaşada birilerine komplo kurmaya kalkarsanız bu er ya da geç ortaya çıkar.

Ve bir gün bunun hesabı mutlaka sorulur.

...

 

MESAJ KUTUSU

 

 

Sayın Hakan DİNÇYÜREK, Danimarka’dan sperm, KKTC’de embriyo ve buradan da İsrail’e yasa dışı yollardan ihracat. Önümüzdeki günlerde bunun yasallaşması için bir bakan arkadaş hayli ısrarcı olacak, hazırlıklı olun. Bu yılın en büyük bombası olmaya aday, aman dikkat!

...

Sayın Salih CANSEÇ, önümüzdeki günlerde medya bombardımanına uğrayabilirsiniz, zira bazıları bunun için hazırlık yapmaya başladı diye duyduk. İhale rakamları büyüdükçe türlü senaryo ve entrikalar da beraberinde gelebilir, üzücü olan ise buna medyanın da karıştırılmak istenmesi!

...

Sayın Rauf DEKTAŞ, Rauf Denktaş Üniversitesi’nin yüzde 75 hissesini Çinli iştirakçilerle el sıkışıp devrettiğinizi duyduk, Hayırlara vesile olsun. Ama dikkat etmek gerek zira bu arkadaşlar pazar olarak Afrika’yı liste başı yapmışlar, bundan böyle vay bu memleketin haline artık!

...

Sayın Hüseyin Çavuş KELLE, bundan böyle artık ‘kelle’ soyadını kullanmamak için çalışanlarınıza talimat verdiğiniz konuşuluyor. Yani insan soyadından hiç utanır mı, gerekçenizi pek anlayamadık doğrusu. Bu arada dediğiniz gibi bu ülkede eleştirmek çok kolay ama bunun nedeni de bilin bakalım kim?

...

Sayın Hakan TÖREHAN, bazı rakipleriniz ki buna yine bazı medya da dahil önünüze takoz koymak için işbirliği yapmaya hazırlanıyor, şimdiden önleminizi almanızı öneririz. Özellikle yurt dışındaki faaliyetlerinizin gündeme geleceği iddia ediliyor, uyarmadı demeyin olur mu?

...

Sayın Cafer GÜRCAFER, bugün 1 Milyar TL’lik okul ihalelerinin sonuçlanacağı gündür, geçen seferki niye iptal edildi bilemiyoruz ama bugün dengelerin korunması için size de önemli görevler düşüyor. Zira tepeden inmek isteyen çok sayıda meslektaşınızın olduğu biliniyor...

...

Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, bundan böyle YÖDAK’te patron koltuğuna YÖK oturacak ve yönetimi tamamen onlar alacağından umarız ipleri tamamen elinizden bırakmazsınız. Bu arada son 5 yılın tüm diplomalarının incelenecek olmasının kesinlikle diğer üniversitelere de sıçrayacağa benziyor, yakında şenlik var desenize...

...

Sayın Anıl KAYA, şu rüya konusunu sosyal medyada paylaşmanız kimileri tarafından beğeni kazanırken kimileri de önemli iki kurumda görev yapan birisine yakışmadığını belirten mesajlar göndermeye başladı, haberiniz olsun istedik!

...

Sayın Ayer YARKINER, yıllardan beridir trafik kazaları konusunda yaptığınız uyarılarla biliniyorsunuz ama gelin görün ki devlet erkanı ilgi göstermediği için ölümlü kazalar da ardı ardına geliyor. Bunlar ölen ölür kalan sağlar bizimdir diyerek ilgisizliklerini, sevgisizliklerini sürdüredursunlar...

...

Sayın Derviş CANALTAY, siyasi konularda yıllanmış bir sorunu çözmek için çok özel bir buluşma düzenlemişsiniz, annenizin siyasi geleceği için önemli bir katkı sağlamış olacaksınız, hayırlara vesile olsun!