Talip Atalay’a başı sıkışan bir vatandaş dilekçe yapmış maddi katkı istemiş…
O da bir genelge yayınlayarak Cuma günü bu vatandaş için para toplanması talimatı vermiş!
Bazı din görevlileri yine ayaklandı!
Hakları da yok değil…
Bir kere camilerde toplanan bağışlar cami yararına olur!
Kur’an kursu düzenlenir, bakım onarım yapılır, çeşitli araç gereç alınır…
Talip beyi yine üzeceğiz ama olması gereken de bu zaten!
Zira Din İşleri Dairesi’nin görevleri arasında vatandaşa madde katkı yok…
Daha da ötesi ibadet yapmaya gelen vatandaş camiye yardım için bağış yapıyorsa ve toplanan paralar şahıslara veriliyorsa bu da sakat bir zihniyetin ürünü!
Dün yine birkaç din görevlisi ziyaretimize geldi, Talip beyin icraatının yasal olmadığını iddia etti…
Ellerinde belge ile birlikte…
Soruyorlar;
Vatandaştan para toplanırken niçin camilere bağış çağrısı yapıldı!
Vatandaş kişilere bağış yapmaya mecbur mu?
Camiye değil de bir kişiye yardım toplanacağı niçin açıklanmadı!
5 ilçe kaymakamlığından izin ve alınıp mühürlü makbuz basıldı mı?
Vakıflar Yönetim Kurulu’ndan onay alındı mı?
Her maddi sıkıntı çekene camilerden yardım toplanıyor mu, bunun için kıstaslar nasıl belirlendi?
N e kadar para toplandı bunun ne kadarı yardıma muhtaç kişiye verildi!
Camilerde toplanan miktar ve kime verildiği cemaate ve görevlilere bildirildi mi?
Dini açıdan vaiz mi?
Başka şikayetler de var;
İddialara göre bu güne kadar bir çok görevliyi ‘paralel devlet’ metodu ile hakkında dosya düzenleyip karalama yapıyormuş!
Ama itham ettiği kişiler hakkında soruşturma başlatmaması da hayli ilginç…
Pazar günü kendisi ile yaptığımız telefon görüşmesinde bunu bize de söylemiş ve yıkıcı değil de yapıcı olmak istediğinden soruşturma açmadığını ifade!
Bizi göre bu da yanlış…
Din adamı da olsa görevini kötüye kullanan, işinde kaytaran varsa onun bedelini bir şekilde ödeyecek…
Göz yummak suçu desteklemek ve onay vermekten başka bir şey değildir!
 
 
 
Nijeryalı öğrencilere dikkat!
 
Daha önce de birkaç kez uyarmıştık, bir kere daha kaleme alma ihtiyacı hissettik…
Nijerya’nın Ankara Büyükelçisi de KKTC’ye yaptığı bir ziyarette altını çizmişti;
“Öğrenci olmayanları gönderin” uyarısı yapıp aksi halde adli olaylarda başrol oynayacaklarını söylemişti…
Şu anda kayıtlara göre 6 bin 500 kadar Nijeryalı öğrenci var!
Ama bunların önemli bir bölümünün kayıt yaptırdığı halde okula gitmediği ve başta uyuşturucu olmak üzere birçok olaya katıldıkları açık ve seçik ortada…
Onun için bir kez daha yineledik!
Nijeryalı öğrenci sayısı arttıkça ve onlar buraya öğrenci statüsü ile gelip suçun merkezi oldukça başımız ileride çok ağrıyacak demektir!
 
 
 
İçen Halkın Partisi gerek bize!
 
Alkol tüketiminde rakamlar felaket…
2014 yılında  alkole 106 Milyon TL harcama yaparken 2015 yılında bu rakam 125 Milyon TL’ye yükselmiş!
Az buz bir rakam değildir bu…
Alkol eğiliminin arttığı bir ülkede gençlik tehlike altında demektir!
Ve aklıma hemen şu geldi;
Siyasi partimiz epey fazla ama eğer biri ortaya çıkıp da İçen Halkın Partisi’ni kurarsa epey taraftar toplayacak gibi gözüküyor!
 
 
“Türkçe ağzımda annemin sütüdür”
 
Kıbrıs Türkünün eğitim tarihinde önemli bir yeri olan emekli öğretmen Gülgün Serdar’ın TAK’ta yayınlanan haberi dün bütün basında vardı…
En çok da ‘Türkçe ağzımda annemin sütüdür’ sözü etkiledi beni!
Ve tüm emekli öğretmenler geldi aklıma…
Türkçeyi güzel konuşan, güzel konuşulmasını sağlayan ve öğrencilere bu dunu aşılayan öğretmenler…
Bir de şimdiki bazı öğretmenlere bakıyorum;
Ağızlarında küfrün her türlüsü, Türkçeyi katleden ifadeler ve hele de öğretmenden başka her şeye benzeyen kılık ve kıyafetler!
Büyük üzüntü duyuyorum ama ne yapsak nafile…
 
 
MESAJ KUTUSU
 
Sayın Mutlu ATASAYAN, Milli Eğitim Bakanı olduğunuz dönemde şirket kurulmadan önce G.Ü. ismi için onay verince şu anda iki üniversitenin de arasını açmış oldunuz. Bu arada dispanser müdürlüğünüz konusunda da şimdi çeşitli tartışmalar yapılmaya başlandı haberiniz olsun istedik!
Sayın Mehmet ÇAĞLAR, Nişantaşı Üniversitesi’nin inşaat yapımında epey rahatsız olup hatta birkaç kez Pazar günleri çalıştıkları için inşaatı durdurmuştunuz ama şimdi eşinizi bu işletmeye istihdam ettiğinizi öğrendik. Bu konuda parti içinde en fazla tartışılan konular arasına girmeye aday, uyarma ihtiyacı hissettik!
Sayın Mehmet HARMANCI, Lefkoşa sınırları içindeki gece kulüplerinin izinlerini yenilememe konusunda öyle bir açıklama yaptınız ki ortalık kalktı oturdu! Eğer bunu başarabilirseniz ki biraz zor gözüküyor ama tarihe altın harflerle geçeceksiniz! Hadi bakalım gazanız mübarek olsun!
Sayın Ali BARDAK, Din İşleri Dairesi Başkanını mercek altına aldınız ama bundan diğer yönetim kurulu üyelerinin haberi bile yok! Elinizdeki bilgileri onlarla da paylaşmanız ve ortak hareket etmeniz isteniyor!
Sayın Hasan TAÇOY, siz dost sohbetlerinde sürekli olarak istifanızın gündemde olduğunu söyleyince ayaklı gazeteler genel merkeze anında ulaşıyor ve sırf bu yüzden istifanıza kesin gözüyle bakılıyor! Hadi bakalım ayıklayın pirincin taşlarını!
Sayın Kudret ÖZERSAY, bet salonları konusunda yaptığınız tarihi açıklama sonrası işletme sahipleri anında kırmızı alarm verip durup değerlendirmesi yaptı! Haddinden fazla rahatsız oldukları kesin!
Sayın Menteş GÜNDÜZ, garp cephesinde durumlar ne alemde! Dinçyürek’in istifasından sonra gözler şimdi de Güzelyurt’a çevrildi! Her an her türlü kararın verilebileceği yönünde mesajlar alıyoruz!
Sayın Alkan DEĞİRMENCİOĞLU, bazı spor federasyonunun ödeneklerinden kesinti yapılacak olması partiye de olumsuz yansıdı ve bu konuda çok yakında ziyaret trafiği başlatılıyor. Bize göre de bazıları çok gereksiz, hatta kapatılması bile gerek!
Sayın Birikim ÖZGÜR sadece trafik cezalarından hazineye yılda 45 milyon TL giriyorsa bari bu paranın bir bölümü ile ülkeyi mobese kameraları ile pek ala donatabilirsiniz! Bu şekilde polise büyük bir katkı yapmış olacaksınız!
Sayın Hamza BAŞ, Bakan Akansoy’u öyle bir kızdırdınız ki bir daha Kaplıca’ya değil gelmez yanından bile geçmeyebilir.Ha keşke ona Karadeniz insanının misafirperverliğini de gösterseydiniz.
Sayın Katip DEMİR, pulya festivalinin iptal edildiğini duyanlar telefona sarılıp bizi arıyor! Konuşla ilgili detaylı açıklama yapmanızı bekliyorlarmış. Sonra her türlü eylem kararı için düğmeye basacaklarını ifade ediyorlar!
Sayın Sami ÖZUSLU, yaşanan ekonomik sıkıntılar konusunda yardım heyetini hedef tahtası olarak göstermek biraz acımasızlık olmadı mı? Bu ülke siyasetçisinin bu başarısızlıkta hiç mi suçu yok!
Sayın Nidai GÜNGÖRDÜ, bölge esnafı belki kaldırımlar konusunda muhalif olabilir ama vatandaş kesinlikle kaldırımların hiç gecikilmeden yapılmasını isteyen destek mesajları gönderiyor! Anlayacağınız bu konuda arkanız sağlam!
Sayın Cemil KARZAOĞLU, özel bir işletmenin ada geneline 40 bin fidan dikme kararından sonra keyfinizin bir hayli iyi olduğu gözlemleniyormuş. Birkaç tane daha böyle duyarlı işletme çıksa ada gerçekten de yeşil ada olur değil mi!