Dün de yazdık…
Lefkoşa Devlet Hastanesi’nin Kalp ve Damar Cerrahisi bölümünde yaşanan doktor-hemşire kavgasını kaleme alırken hiç de hoşnut olmuyoruz!
Hayati öneme haiz bir yerde çalışan ekibin birbirine düşmesi kimsenin bir işine yaramaz…
Bizim görevimiz oradaki sorunları kamuoyuyla paylaşmak ve sorunların çözülmesine katkı koymak…
Dünkü yazımızdan sonra şimdi de bölümdeki hemşireler bölümde çalışan cerrah arkadaşlara tepki koydular, bizi de eleştirdiler!
Eleştiriler başımız üzeredir ama biz kimseyi memnun etmek zorunluluğunda filan değiliz, tamamen objektif olmak gibi bir zorunluluğumuz var…
Ve şuna inanıyoruz;
Tartışma olmadan hiçbir sorun çözülemez!
Ama tartışmaların da bir adabı ve kuralları vardır…
Memnuniyetle öğrendik ki Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu bugün kavgalı iki tarafı bir masa etrafından toplayıp çözüm üretmeye çalışacak!
Umarız herkes buna katkı koyar ve ortaya uzlaşı çıkar…
İşte ismi bizde saklı bir hemşirenin tepki dolu yazısı:
“Levent bey siz ne yazdığınızın farkında mısınız?
 Hani tarafsızdınız siz? 
Doktorların yazdığı resmi yazıları yayınlamanız ne kadar etik sorarım  size? 
Fatma hemşirenin doktorlar hakkında  yazmış olduğu resmi yazılardan haberdar  değilsiniz bunları ifşa etmediği için mi suçlu? 
Fatma hemşire ve idare bu sorunu uzlaşı yolu ile çözme taraftarı olmuştur.
Hani doktorların yazdığı şikayet yazısını okuyunca dudaklarınız uçukladı ya Fatma hemşirenin yazdığı yazıları okursanız kalp krizi geçireceksiniz demek ki? 
Biz de söyleyelim mi doktorların ne küfürler ettiklerini, kimlerin kimlerin " yedi garnına girip çıktıklarını" Biz ameliyathane kültürünü bilen insanlarız büyüklerimiz bize " AMELİYATHANE YATAK ODASI GİBİDİR  ORADA YAŞANANLAR ORADA KALIR DIŞARIDA ANLATILMAZ" diye öğrettiler.
Biz bunları söylemedik diye şimdiye kadar Fatma hemşire mi suçlu oldu şimdi?
Söylenecek çok söz var.Merak ediyorum bunları bilseydiniz yine de böyle bir yazı yazar mıydınız?..”
 
(İsmi mahfuz)
 
 
 
 
Lütfen uzlaşın!
 
Çarşamba akşamı su konusunda LTB’den ret oyu çıktığını anlayınca resmen kan beynime sıçradı…
Sonra kimin evet kimin hayır dediğini öğrenince daha bir sinir oldum!
Sonra sosyal medyada ciddi tartışmalar başladı…
Önemli bir kesim suyu istiyordu, çünkü Lefkoşa’da halen kullanılan su kalitesiz suydu!
Çok ağır eleştiriler yapıldı…
Türkiye düşmanlığı ve hainlik saptamasında bulunanlar bile vardı!
CTP ve TDP’ye ağır eleştiriler yapıldı…
Sonra açıklamalar gelmeye başladı!
Buna göre CTP’li üyeler suya değil fiyata karşıydı…
Ama 6 CTP’li belediye suya evet demişti!
Ciddi bir çelişkiydi bu…
Sonra Harmancı’nın açıklaması, ardından yine tartışmalar!
Sosyal medyada ise tartışmalar en ağır hakaretlerle devam ediyordu…
Hala da dinmeyecek gibi!
Aslında ben de bugün çok ağır bir başlık kullanıp bu karara hayır diyenleri çok ama çok ciddi bir şekilde eleştirecektim…
Ne yalan söyleyeyim hatta Lefkoşa halkını LTB önünde eylem yapmaya bile çağıracaktım!
Çünkü bu suyun sadece Lefkoşa değil tüm Kıbrıs Türkü ile buluşmasından yanaydım…
Kıbrıs Türkü kaliteli bir yaşama layıktı ve bu su da kaliteli bir yaşamın parçası olacaktı!
Ayrıca suyun ekonomiye katkıları da orta ve uzun vadede Kıbrıs Türküne çok şeyler kazandıracaktı…
Zira bizde suyun hangi projelerde kullanılacağı değil de işin siyasi boyutu hep ön planda oldu!
Hiçbir Allah’ın kulu suyun ülkeye kazanımlarını gündeme getirmedi…
Sonuçta LTB meclis üyelerinin iradesi ‘hayır’ sonucunu çıkardı ve halen ciddi tartışmalar yaşanıyor…
Şimdi suya ‘hayır’ diyen arkadaşları burada eleştirsek ne olacak!
Bunun Lefkoşa’ya ve Lefkoşalıya bir katkısı olacak mı?
Aksine!
Huzurumuz kaçacak ve birbirimizle didişmeye devam edeceğiz…
Akıl ve mantık işi değil!
Mantığımız bize bu suyun mutlaka ülkenin dört bir yanında akmasını söylüyor…
Bu arada;
Her nedense ben bu suya baştan inananlar içindeyim ve bu suyun Lefkoşa’daki musluklardan sağlıklı bir şekilde akacağına adım gibi eminim!
Onun  için bu su Lefkoşa’da akmalı diyorum….
Kıbrıs Türkünün kaliteli yaşam hakkını kimse elinden alamaz ve eğer bunda diretirse gün gelir bedelini de zaten öder!
Öneriyorum;
Suçu birbirinize atmak hiçbir şeyi çözmek aksine görüşler arasında derin uçurumlar oluşturur!
Suya hayır diyenler uzaydan gelen insanlar değil, hepsi de bu ülkenin yetiştirdiği değerli insanlardır…
Ve rica ediyorum;
Pahalıysa pahalı…
Kalite biraz da pahalıdır ve halk bununun bedelini ödemeye hazırdır!
Lütfen bir masa etrafında oturup Lefkoşalının kaliteli yaşama hakkını uzlaşarak verin…
Bir içki masasına 500 TL verebilen vatandaş için istenilen su ücreti astronomik filan değildir!
 
 
 
MESAJ KUTUSU
 
Sayın Mehmet HARMANCI, su konusunda yapabileceğiniz daha çok şey olduğuna inanıyoruz. Onun için küsmeden gücenmeden tarafları uzlaştırmak bundan sonra sizin sorumluluğunuz altında. Bunu da başarabilecek bir kapasiteniz olduğundan kuşkumuz yoktur!
Sayın Ali Savaş ALTAN, önceki akşam Haspolat’ta dört kişi bir makinist dükkanını bastı ve her nedense olay anında kapatıldı. Dördünün de mahkemeye çıkarılıp tutuklanması gerekmiyor muydu! Bu arada araya kimlerin girdiğini de üzülerek öğrendik!
Sayın Rauf DENKTAŞ, LTB’deki su oylamasına niçin katılmadığınız konusunda bir açıklama yapacak mısınız! Böyle ciddi bir konuda bundan daha önemli ne olabilirdi ki! Biraz daha ciddiyet ve sorumluluk lütfen!
Sayın Boysan BOYRA, basında yayınlanmadı ama sizin de su konusundaki toplantıya katılmadığınız en azından bizim gözümüzden kaçmadı! Bu arada parti olarak da kötü bir sınav verdiğiniz değil mi!
Sayın İrfan Tansel DEMİR, Orman Dairesi Müdürlüğüne atanmanız için talebinizin geri çevrildiği duyduk. Orasının sizin partinizin bakanlığına bağlı olduğunu yoksa unuttunuz mu! Başka uygun bir daire bakın deriz!
Sayın Mehmet VOLKAN, Koop-Bank İskele Şube müdürü olarak epey devamsızlık yaptığınızdan şikayetler gelmeye başladı. Tamam kadrolu olabilirsiniz de bu kadar da rahat olmamanızı öneririz. Yakında bir sürprize hazırlanın olur mu!
Sayın Salahi KARAHASAN, Şeker Sigorta’daki genel müdürlük görevine bir an önce uyum sağlamanız çalışanların da epey hoşuna gitmiş diye duyduk. Yılların sigortacısı olarak bundan daha normal bir şey olamaz değil mi!
Sayın Tigin KİŞMİR, Devlet Piyangoları birimi müdürlüğüne getirildiğinizi duyduk. Hayırlı uğurlu olsun Allah utandırmasın artık. Ama bu arada bu görevinize muhalefet yapacak ciddi bir kesim var, hazırlıklı olun!
Sayın Tufan ERHÜRMAN, LTB’li belediye meclis üyeleri olumsuz oylarını hep suyun fiyatına bağlıyor ama siz de parti olarak hükümetten yazılı olarak resmi bir talepte bulunmadınız ki! Bu arada hala geç kalmış değilsiniz!
Sayın Cemal ÖZYİĞİT, LTB’den su konusunda önceki akşam çıkan karara göre TDP içinde büyük bir dağınıklık yaşandığını görmek mümkün! Bu konuyu mutlaka değerlendirmeniz partiniz geleceği için de yararlı olacaktır değil mi!
Sayın Hasan Basri BEYCANLI, makam için büyük mücadeleler verdiniz bir türlü kısmet olmadı işte! Sanki de biraz partiniz sizi yalnız bıraktı gibi geldi bize! Yoksa bize mi öyle geliyor dersiniz?
Sayın Candan ERÇETİN, KKTC’ye yerleşmek için Kumyalı’yı tercih ettiğiniz ve oradan otantik bir ev satın aldığınızı öğrendik. O zaman hoş geldiniz güzel adaya. Sakin ve mutlu bir hayat burada sizi bekliyor…
Sayın Özbek DEDEKORKUT, Beylerbeyi’nin en müstesna mekanlarından birini alarak çok yakında turizmin hizmetine sunacağınızı öğrendik.Özellikle yemekler konusunda epey iddialı olacağınız söyleniyor, merakla bekliyoruz!
Sayın İsmail ARTER, İzmir’de 10 günlük uzun bir tatilden sonra moral ve motivasyon dolu olarak adaya döndüğünüzü duyduk. Yani Asbaşkan da epey çıktı ve özellikle çarşıda yasa dışılığa göz yummadı değil mi!
Sayın Erçin TEKAKPINAR, siz müsteşarlık beklerken Sigortalar gibi sorunlarla boğuşan bir dairenin başına geçtiniz ya sizinki de ne şans değil mi! Mücadeleye devam, atalarımız sabırla koruk birleşince helva olur derler!