Şükürler olsun…
Dün bu sayfada gündeme getirdiğimiz 9 işçinin haklarını arayacak devlet kurumları orta çıktı!
Burada özellikle devlet vurgusunu ön plana çıkarmıştık…
Bu devlette ister vatandaş olsun isterse çalışmak için buraya gelsin bu devletin sınırları içinde yaşayanların hepsi de hiç ayırım yapılmadan devletin güvencesi altındadır!
Doğrusu da budur zaten…
Ama bizde adalet nedense hep geç işlemektedir!
Sıradan vatandaş gidip hakkını aramak için devletin kapısını çaldığında birileri çıkıp da onlar için o kurumun en üstündekine bir telefon etmiyorsa sürünmek elzem oluyor…
Ama dayınız varsa bir kahve içerken görülür işiniz!
Mustafa Kahveci’nin bir süre önce yanında çalıştırıp, sonra maaş alamadıkları için işten ayrılan işçilerin durumu da bundan farksızdır…
Bu gençler tam 6 ay boyunca devletin kapısında beklemişler ama hiçbir işlem başlatılmamıştır!
Onlar maddi mağdur olurken eski patronları devletten aldığı işlerine devam etmiş, kazandığı parasını cebine indirmiş ama eski borçlarını bir türlü ödememiştir…
Çünkü  o da bilmektedir ki yanında çalıştırdıkları işçiler başka bir ülkeden buraya gelmekte ve ekmek parası peşindedirler!
Onların hakları yendiğinde kapısını çalacakları kimse yoktur…
Ayrıca vatandaş da değildirler ve bu nedenle hep ezilen saflarında kalmaya mahkumdurlar!
Sağ olsun dün telefonda görüştüğümüz Çalışma Bakanı Ersan Saner ilgili işletme için bakanlık tarafından mahkeme sürecinin başlatılmasına karar verildiğini söyledi…
Daha da güzeli bu işletmenin yurt dışından işçi getirtirken işlemlerde bir takım yaptırımlara da gidileceğini ifade etti!
Doğrusu da buydu zaten…
Yanında çalıştırdığı işçilere hakkını vermeyen bir patron bundan güç kazanır ve yeni çalışanların haklarını yemek için de yüz bulur!
Böyle yüzsüzlükler bir başka sosyal devlette olsa o işletmenin anında o ülke sınırları içinde iş yapması engellenir ve çalışanlarının haklarının verilmesi sağlanır…
 
 
 
Kıb-Tek’te neler oluyor!
 
“Kıb-Tek’te derebeylik ve dayatma dönemi başlamıştır…
Sıkıntılı ve huzursuz günlerin başlangıcındayız. Nedeni ise yönetim kurulunda DP’yi temsil eden başkan yardımcısının gayri yasal talepleridir.
Kendisi eski bir asken olan bu şahıs görüşlerini diktatörlük estirerek uygulama çabası içine girmiştir.
Bu hareketleri ile sendika ve hükümeti karşı karşıya getireceğini bildiği halde dikta tutumunda ısrarcı davranıyor!
Yönetim Kurulu’nda sebep olduğu kaos nedeniyle hiçbir ilerleme sağlanamıyor, hiçbir karar alınamıyor.
Teknecik’te 2. Sınıf bir mühendisi tüm gelenekleri bozarak şube amiri olarak görevlendirebilmek için bir takım girişimde bulunmuştur.
Hatta daha da ileri giderek dikta tutumu ile istediği olmazsa toplantılara katılmayacağını söyleyerek bir aydır oturumlara katılmıyor.
Bu nedenle yönetim kurulu hiçbir karar alınmıyor. Diğer DP’li iki yönetim kurulu üyesi de rahatsız oldukları halde partili oldukları için tepkilerini dile getiremiyor.
Haliyle sıkıntılı durum çalışanlara da yansımış ve huzursuzluk baş göstermiştir.çalışanlar arasında kutuplaşma da başlamıştır.
Hükümet eğer devam etmek arzusunda ise Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş bu gidişe bir dur demeli ve çözüm üretmek zorundadır.
Aksi halde çalışanlar, sendika ve hükümet arasında yaşanacak gergin günler bizi beklemektedir…”
 
(Bir grup Kıb-Tek çalışanı)
 
 
 
Bu sözler çok tartışılacak!
 
MÜSİAD Kıbrıs Başkanı Okyay Sadıkoğlu sosyal medyada öyle görüşlere yer verdi ki dün gündemin tepesine oturdu…
İşte Sadıkoğlu’nun o paylaşımı:
15 Temmuz darbe kalkışmasında halk elçiliğin önünü doldururken ve Anavatan'a destek verirken,duruma bakıp,olayların bastırıldığını anlayınca,güçlü tarafın kim olduğu meydana çıkınca, ancak üçüncü gün Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Ak Parti hükümetine destek veren bakan ve milletvekilleri,siz alçak, korkak ve münafıksınız…”

(Okyay Sadıkoğlu
MÜSİAD Kıbrıs Başkanı)
 
 
Akıncı’nın mesajı…
 
Cumhurbaşkanı Akıncı 20 Temmuz etkinlikleri nedeniyle BRT’de bir konuşma yaparak Türkiye’ye de bazı mesajlar verdi…
“Türkiye bir hukuk devleti olduğunu bütün dünyaya göstermelidir” dedi…
Doğru söyledi!
15 Temmuz darbe girişiminden itibaren Türkiye neredeyle alt üst oldu…
Bunun TC’li yöneticilerin söylediği gibi bir kalkışma olmadığı ortaya çıktı!
Ardından yapılan operasyonlar…
Türkiye’de neredeyse bütün devlet kurumlarından on binlerce insan kapı dışı ediliyor!
İşte burada hukuk önemli…
Türkiye bu hassas dengeyi koruyabilirse, siyasi partiler dün yaptığı gibi ortak paydalarda buluşmaya devam ederse ne ala!
 
 
MESAJ KUTUSU
 
 
 
Sayın Serdar DENKTAŞ, Maliye müfettişlerinin Mağusa Hastanesi’ndeki yolsuzluk soruşturmasının hangi aşamada olduğu merak konusu olmuş, özellikle hastane çalışanları soruyor. Haliyle devleti hortumlayan bir çalışan ile aynı ortamda çalışmak istemiyorlar!
Sayın Ersan SANER, yanında çalıştırdığı işçilerin haklarını gasp ederek onların alacağını vermeyen iş adamını bakanlık olarak mahkeme verdiğinizi memnuniyetle öğrendik. Mağdur olanlar için geç de olsa iyi bir haber bu, teşekkür ederiz!
Sayın Mustafa KAHVECİ, madem ki artık devlet uyanıp bu iyi mahkemeye taşımaya karar verdi en azından bu süreçte gariban vatandaşın parasını ödeyin deriz! Zira aksi halde mahkeme masrafları da eklenince daha tuzlu olacak gibi gözüküyor…
Sayın Özgün FARUK, son günlerde Vakıflar Bankası yönetiminde en fazla sizin durumunuz tartışma konusu olmaya başlamış. Bu konuda siyasi erkin de devreye girmesi huzursuzluk yarattı diyorlar!
Sayın Gürkan KARA, kapınıza gelen hem siyasetten hem de aileden bazı kişileri dışarıda saatlerce bekletmeniz hem partide konu olmaya başladı hem de bakanınızı da zor durumlara düşürdü. Biraz daha mütevazi olmanız bekleniyor!
Sayın Kemal DÜRÜST, Lefkoşa-Girne ve Lefkoşa- Güzelyurt yolundaki aydınlatma ışıklarının en azından yarısının yanmadığını biliyor muydunuz! Özellikle Güzelyurt yanındaki gece kulüpleri ışıl ışıl yanarken insanın gücüne gidiyor yani!
Sayın Sunat ATUN, geçenlerde ortaya çıkan büyük sigara kaçakçılığı olayına bizim yerli işletmelerin de aracı olduğu yönünde ihbarlar almaya başladık! Bu konuda ada genelindeki bu işle ilgili olabilecek işletmeleri mercek altına almanız bekleniyor!
Sayın Mustafa AKINCI, Türkiye’de ortalığı kaldıran darbe girişiminden sonra şimdi de sıra gözler bizim buralara çevrildi. Başkomutan olarak gerekli tedbirleri şimdiden almanız bekleniyor.
Sayın Ersin GÖRSAY, Kıb-Tek’te son bir aydır yaşananlar artık dışarıya ad sızmaya başladığına göre konula ilgili bir açıklama yapma zamanı gelmiştir değil mi! Fazla gecikmeden bu açıklamayı bekliyoruz!
Sayın Cemil SARIÇİZMELİ, Fetö’nün bazı dökümanları sizin bölgede yakılmak istenince bölge insanında ciddi bir panik yaşandığı söyleniyor. Bu arada bazı kaynaklar da olayın şaşırtmaca olduğunu kitapların Lefkoşa’dan gittiğini iddia ediyorlar, haberiniz osun!
Sayın Mehmet HARMANCI, ülke genelinde sigaraya 1 TL’lik zam yapılınca bunu iyi fırsat bilip sosyal medyada mizah konusu yapmışsınız. Belki siz de haklısınız ama makamın da ağırlığını düşünmek lazım değil mi!
Sayın Aziz KAYA, Lefke’nin ilçe olacağı yönündeki açıklamalardan sonra bölge halkı epey umutlandı ve sizin önderliğinizde Lefkoşa’ya çıkarma yapmanızı istemeye başladı! Konuyu sivil toplum örgütleri ile masaya yatırmanız bekleniyor!
Sayın Ziya EMİR, sizin için bugünden itibaren artık aktif gazetecilik başlıyor demektir. Şimdi sorumluluğunuz eskisine göre çok daha büyük hale geldi. Hayırlı uğurlu olsun. Tarafsız yayıncılık en büyük beklentimiz…
Sayın Ozan CEYHUN, uzun bir aradan sonra sizi yeniden bizim ekranlarda görmek güzel oldu. Türkiye’de yaşanan olayları hele ilk ağızdan duyunca reytingler de tavan yaptı diye duyduk. Hoş geldiniz…