Hayat pahalılığı yasası tartışmalarında tepkiler sadece yasaya değil hükümetin düşürülmesine de yönelik idi…

Sendikaların 4 maddelik önerilerinde hükümetin erken genel seçim kararı da alması istendi!

Sonra bu madde geri çekildi…

Hükümet ortakları rahat nefes almış oldu!

Emin olun ki sendikaların grev ve eylemleri sekteye uğramasaydı ülke şu anda yeni bir seçim sürecine girecekti…

Dikkat ederseniz özellikle muhalefet milletvekilleri Haziran ayına dikkat çektiler…

Haziran ayında devletin maaş ödeyemeyecek duruma geleceğini iddia ettiler!

Çünkü hükümet uzun bir süredir maaş ödeme sıkıntısı yaşadığı için çareyi borçlanmakta buldu…

Bunu da marifetmiş gibi lanse etti!

Sonuçta yumurta kapıya dayandı ve şu anda çaresizlik içinde çırpınıyorlar…

Daha Haziran ayı bile gelmeden bu ay sonunda maaş ödemeleri nasıl yapılacak, kaynak nereden sağlanacak, hükümet edenler ciddi bir bunalıma girmiş görülüyorlar!

26 Nisan günü hükümet için en kritik gün olacağa benziyor…

Bu tarihte önce emekliler sonra da çalışanlar ödenecek!

Ya da biz buna ödenmeye çalışılacaklar diyelim…

Bankalara borçlanma limiti aşıldığı için yeni formüller aranmaya başladı!

Çok acil olarak 7 Milyon TL aranıyor…

Bankalara borçlanma limiti dolduğu için şimdi gözler TCbankalarına çevrildi!

Verirlerse ne ala…

Bunun için de kesinlikle Ankara’nın talimatı bekleniyor!

Eğer para bulunamazsa ve maaşlar ödenemezse hükümet düşer ve mecburen seçim kararı alınır…

Kaderleri yine Ankara’nın iki dudağından çıkacak kelimelere bağlı!

Daha önce çok kere yazdık…

Hayat pahalılığı yasasında yapılması istenen değişiklik bizim irademizle alınan bir karar değildir, diye!

Gerçekler daha yeni ortaya dökülmeye başladı…

Ankara diyor ki;

Şimdiye kadar verdik de ne oldu?

Haydan gelen huya gider dedik ve gelen kaynakları heba ettik…

Çok kere tasarruf uygulama tedbirlerini kararı aldık ama hepsi göstermelik olarak kaldı!

Şimdi de son çırpınışları oynuyoruz…

Diyeceğimiz odur ki bu hükümetin kaderi kesinlikle Ankara’nın alacağı kararlara kalmıştır!

Türkiye bankaları 7 Milyar TL gibi yüksek miktarda krediyi verirlerse uzatmalar devam edecektir…

Ta ki biz kendimize gelene kadar!

Ama ne yazıktır ki ufukta bu konuda böyle bir şey görülmemektedir…

Zira hükümet alacağı ciddi tasarruf tedbirlerinin seçimlere olumsuz yansıyacağı hesabını yapmakta ve Ankara’yı çileden çıkarmaktadır!

Hükümet hayat pahalılığı konusunda panik içinde yasa gücünde kararname hazırlayarak tarihi bir hata yapmıştır…

Şimdi de o hatanın bedelini ödemektedir!

Oysa tepeden inme kararlar yerine ülkenin içinde bulunduğu şartları sendikalara ve kamuoyuna anlatabilseydi durum şimdi çok farklı olabilirdi…

Onun için 26 Nisan tarihi hükümetin kaderi için fazlasıyla önemlidir!

Eğer kaynak sağlanamaz, maaşlar da ödenemezse ülke siyasi tarihinde bir ilk yaşanacak ve maaş ödeyemeyen bu hükümet kendi aldığı yanlış kararlar nedeniyle düşecek ve yeni bir sayfa açılacaktır…

Burada Ankara faktörünü hiç unutmamak zorundayız!

MESAJ KUTUSU

Sayın Ünal ÜSTEL, hükümetin kaderi için artık geri sayım başladı. Eğer Ankara’dan talimat verilmezse TCbankalarından kredi çekme seçeneği ortadan kalkacak ve maaşlar ödenemeyecek ve sonuçta hükümet de kendiliğinden düşecektir. Nasıl bir yol haritası izleyeceksiniz hayli merak konusu oluyor…

Sayın Sunat ATUN, hayat pahalılığı konusunda siz yeni bir yol haritası beklemeye devam edin ya da erken genel seçimler için yeni bir yol haritası belirleyin ki ülkede yaşanan sorunları çözmeyi de yeni hükümete bırakın. Partinin yenilenmesi ve değişim için önemli bir fırsat yakalayabilirsiniz…

Sayın Fikri ATAOĞLU, partinizin web TV’si hayırlı uğurlu olsun. Ancak başka kanalların çalışanlarına göz dikip istihdam etme kararı alınca seçimler öncesi geri tepme ihtimali fazlasıyla yüksek, umarız bu konuda stratejik bir hata yapmakta ısrarcı olmazsınız…

Sayın Ziya ÖZTÜRKLER, olası bir erken genel seçimde Güzelyurt bölgesinde yapılan kamuoyu yoklamasında ilk sıralarda olduğunuzu biliyor muydunuz? Siz yine de bölgeyi ihmal etmeyip fırsat buldukça bölge halkını ihmal etmeyin zira seçim tarihi çok daha önlere çekilebilir…

Sayın Ali ECESOY, yerel seçimler için aday belirleme arayışları devam ederken UBP içinde isminiz fazlasıyla anılmaya başladı. Eğer sürpriz bir gelişme yaşanmazsa sadece partinizin değil 3 partinin ortak adayı olma şansınızın bir hayli fazla olduğu konuşuluyor, hayırlara vesile olsun…

Sayın Cem DANA, bir önceki yerel seçimlerde adaylığınız tam anlamıyla elinizden alınınca aktif siyasete veda ettiğiniz ve bu kez desteğinizi partinizden tam olarak çektiğinizi duyduk. Partiniz için önemli bir kayıp ama vefasızlığın da bir bedeli kesinlikle olmalıdır değil mi?

Sayın Tufan ERHÜRMAN, güneyde bayrak yakılması olayından hemen sonra değil de biraz gecikip açıklama yaptığınız için malum çevreler bundan kendilerine pay çıkarmak için eleştiri oklarını üzerinize çevirdiler bile. Belli ki makamın ağırlığını anlayamamış olacaklar…

Sayın Duygu PEHLİVAN, bir televizyon programında söylediğiniz şarkı nedeniyle bazı mekanlardan teklif yağdığı konusunda mesajlarınız gelmeye başladı. Madem ki bu konuda yeteneğiniz var daha önce nerelerdeydiniz ki? Ülkenin yeni sanat güneşi olmayı kesinlikle düşünmelisiniz…