Ülke üniversite çöplüğüne döndü, merdiven altı üniversiteler ülke imajını zedeliyor tartışmaları  bir yandan  sürerken devlet kurumlarının birbirlerinden habersiz ve koordinasyonsuz çalışmalarını görerek de ağlanacak halimize gülüyoruz.

Sahi, NETKENT Akdeniz Araştırma ve Bilim Üniversitesi diye bir üniversite var mı?

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanlık İstatistik Kurumuna göre var.

Başbakanlık İstatistik Kurumu adı geçen kurumun izninin olup olmadığını belli ki sorma ihtiyacı hissetmemiş.

Peki, Milli Eğitim Bakanlığına göre var mı?

Ya da YÖDAk’a göre böyle bir üniversite var mı?

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu veya YÖDAK  Başkanı Prof. Dr. Aykut Hocanın’ın bu konu ile ilgili söyleyecek bir şeyleri mutlaka vardır.

Girne caddesi no: 68 no’lu adrese gidip baktı  mı Başbakanlık İstatistik Kurumu  çalışanları, MEB müfettişleri veya YÖDAK  Başkanı ve profesörlerden oluşan  YÖDAK Kurulu?

...

Masa ve sandalyesi bile olmayan 20 metrekarelik terk edilmiş bir ofisin adresini beyan  eden bir kuruma  peki ne demeli?

Üniversite olmak veya biz üniversiteyiz demek bu kadar kolay mı?

Bu kadar kolay olmamalı!

Devlet yetkilileri de bu kadar kolay kabul etmemeli her şeyi...

Her şeyin kolay ama çok kolay olduğu bir devlet haline geldik, getirildik!

Yapılacak şey basit aslında.

İstanbul uçağından in, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliğini ziyaret et, sonra sırasıyla Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı, Başbakan Ünal Üstel’i, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nu ziyaret et ve Ankara’dan selam getir, bir iki sosyal medya paylaşımı, kiralık bir iki kaleme 5’er bin TL verip haberini yaptır, sonra bunları web  sitene ekleyip üniversite iznim var diyerek binlerce kişiyi kaydedip parasını al ve yoluna devam  et...

Ne güzel, ne ala bir yatırım,  değil mi?

...

Bir yanda  neredeyse  sıfır  maliyet ile  binlerce öğrenci, diğer yanda  milyonlarca dolarlık yatırımlar ile kendi yağında  kendi ciğerini kavurarak var olma  ayakta kalma mücadelesi veren diğer  üniversiteler...

Adı geçen üniversiteyi hatırlatalım;

Uzaktan eğitim iznim var iddiası ile binlerce Türk uyruklu öğrenciyi  kayıt eden bir kurum, Netkent Akdeniz  Araştırma ve Bilim Üniversitesi.

YÖDAK’tan izni olmadığı söylenen kurumun Türk öğrenci kaydı alabilmesi  için  YÖK izninin olması  gerekmiyor mu?

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a da soruyoruz, Netkent Akdeniz  Araştırma ve Bilim Üniversitesi adı altında herhangi bir yükseköğretim kurumunun YÖK’ten izni var  mı?

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi  Prof.  Dr. Metin Feyzioğlu’na da soruyoruz, YÖK izni olmayan fakat  binlerce TC uyruklu öğrencisi olduğu iddia edilen  bir kurumun diplomalarının YÖK tarafından yarın onaylanmamasının kayıt yaptıran kendi vatandaşları için doğuracağı olası sorunların çözümü mümkün olabilecek mi?

...

Terk edilmiş 20 metrekarelik masası ve sandalyesi bile olmayan üniversite adresinde NETKENT’in  Genel Sekreteri ile eski YÖDAK Başkanının ortak şirketinin resmi kuruluş belgesindeki adresinde  ayni olduğu bir kurum, Netkent Akdeniz Araştırma ve Bilim Üniversitesi.

Ve yine ayni kurumun, YÖDAK’a dava açarak, mahkemeye öğrenci listelerini sunarak ve bağlantıları ile karar çıkararak veya “mahkemede olan bir konu ile ilgili YÖDAK yeni karar alamaz” gibi bir anlayışı hayata geçirmeyi başararak zaman kazanıp yoluna devam etmesinin doğuracağı telafisi güç  olacak sorunların gelmekte olduğunu da artık birilerinin görmesi gerekmez mi?

Ne acıdır ki, resmi kurumlarımız arasında ne istişare  ne de koordinasyon var ya da işimize nasıl geliyorsa  öyle yönetiyoruz.

İşimize gelince istişare ediyoruz, gelmeyince de sağır sultanı oynuyoruz.

İşimize gelince Bakanlar Kurulundan yasa gücünde kararnameler geçirerek veya  geçirmeye çalışarak açıyoruz ya da kapatıyoruz.

Ama devlet yara alıyor, kimin umurunda.

Bu kadar kolay olmamalı böylesi işler!..

...

Ankara’dan selam getirerek, resmi temaslar yapıp çekilen fotoğrafları veya İstatistik Kurumunun yolladığı benzer resmi yazıları web sitelerine  ekleyerek, fiilen  varız algısı bu kadar  kolay yaratılmamalı...

Bu topraklara yatırım yapmak için ortaya her şeyini koyan kurumların  Meclis kürsülerinden engellenmeye çalışıldığı günlerde ahkam kesenler gidip baktılar mı Girne caddesi numara 68’e?

İster yayan gidin ister son model beyaz renk arabalar  ile gidin, ama Allah aşkına gidin  ve bakın.

Bakın ve gereğini yapın Allah aşkına  eğer içinizde zerre karar memleket  sevgisi var  ise...

 

 

 

MESAJ KUTUSU

 

Sayın Özden KESER, G.Mağusa Kaymakamı olarak bu sıralarda önünüzde birkaç sıkıntı dosya olduğu ve bunların imzada beklediği konuşulmaya başlandı. İleride başınız ağrımasın diye bir değil birkaç kez okumanız öneriliyor zira imza sonrası iş işten geçebilir!

...

Sayın Dursun OĞUZ, Türkiye’de satışa konulan ülke arazileri konusu bilginizde mi? Kamuoyunda çeşitli iddialar yayınlanıyor, yanlış değerlendirme ve yorumların önünü kesmek için ayrıntılı bir açıklama yapmanız şart oldu.

...

Sayın İbrahim BENTER, kalp ve damar tedavileri konusunda dünyada en fazla yayın yapan bir Kıbrıslı Türk olarak sizleri gönülden kutlarız. Bu arada bizim devlet erkanı her nedense konuyla ilgili size bir tebrik mesajı bile yayınlamamış, onlara göre vefa böyle bir şey olsa gerek değil mi?

...

Sayın Mustafa NAİMOĞULLARI, ithal etin hangi işletmeler tarafından yapılacağının çok önceden belirlendiği yönündeki açıklamanız dikkatlerden kaçmadı. Madem ki bu konuda elinizde bazı kayıtlar var hepsini yayınlayıp deşifre etmeye ne dersiniz. Çok iyi bir amme hizmeti yapmış olursunuz...

...

Sayın Salih CANSEÇ, MİK olarak hastanelerin yemek ihalelerinde bir takım oyunlar döndüğü yönünde ihbarlar gelmeye başladı. Özellikle hastane başhekimleri bu konuda sizden hassasiyet bekledikleri söyleyen yorumlarda bulunmaya başladı, haberiniz olsun istedik...

...

Sayın Mustafa YAVER, uzun bir tedavi döneminden sonra eskisinden çok daha sağlıklı bir şekilde görevinizin başına döndüğünüzü memnuniyetli öğrendik. Gelmiş geçmiş olsun görevinizde başarılar dileriz...Bu arada Perşembe grubu sizin için çok özel bir sürpriz hazırlıyor hadi yine iyisiniz...

...

Sayın Onur OLGUNER, anladığımız kadarıyla bazı müteahhitler sizi yıpratmak için bir kumpasa hazırlanıyor, yapılan eleştiriler hakkında cevap hakkınızı kullanmanız bekleniyor zira söylentiler başkanlığınızı sallayacak etkiyi gösterebilir...

...

Sayın Ali TUNÇTAŞLI, uzun bir sessizlik döneminden sonra parti içi muhalefetin fitilini ateşleyip düğmeye bastığınız konuşulmaya başlandı. Bu arada çok sayıda parti küskününü de etrafınızda topladığınız söyleniyor hadi bakalım gazanız mübarek olsun...

...

Sayın Ali Özmen SAFA, yabancılara mal satışı konusundaki yeni yasaya karşı çok mücadele verdiniz ancak meslektaşlarınız tarafından yalnız bırakıldınız. Sonucunda herkes olumsuz etkileneceği için artık zamana bırakmak gerek zira son pişmanlık fayda etmeyecektir...

...

Sayın Hatice SARIKAYA, bir tanecik oğlunuzun düğünü için artık sayılı günler kaldığından davetiye dağıtımı hızlandırdığınız gözleniyormuş. Genç çifte şimdiden bir ömür boyu mutluluklar dileriz, Allah bir yastıkta kocatsın.