Serdar Denktaş öyle bir açıklama yaptı ki…
Yazılı basın anında heyecanlandı!
Geleneksel basın için 5 yıllık bir projeleri varmış…
Bu projeyi de Başbakan Özgürgün açıklayacakmış!
Merakla bekliyoruz…
Nasıl bir projeyse artık!
Demek ki kesenin ağzını açacaklar…
5 yıl boyunca gazeteler rahat nefes alacak anlaşılan!
Devlet basın kuruluşlarına yardımcı olmalı mı…
Bu konuyu ben hep tartışma konusu yapmışımdır!
Devlet uzun bir süredir televizyon kanallarına uydu parası desteği yapıyor…
Yapmalı mı!
Yaparsa bunun karşılığında günü gelince diyet borcu ister mi…
Devlet yardımda bulunuyor diye her önüne gelen bir televizyon kanalı kuracaksa yapmamalı!
Gücü olan kanalını kurar, adam gibi televizyonculuk ve gazetecilik yapar…
Aksi hep birilerinin borazanlığını yapmak demektir!
Sevgili okurlar…
Geçmiş hükümet döneminde öyle kararlar alındı ki evlere şenlik!
Talimatlar yayınlandı, bakanlıklar ve kamu dairelerinin gazete alımlarında tasarruf yapılması istendi…
Karara uyuldu da!
Bir çoğu gazeteler konusunda kısıtlamaya gitti, birkaç gazete dışında bütün alımları durdurdular…
Daha doğrusu kendi görüşlerine yakın gazeteleri tercih ettiler!
Aynı zamanda ayıp da ettiler…
Bu hükümet geleneksel basın dediği gazetelere nasıl bir katkıda bulunacak bunu yarın öğreneceğiz!
Öncelikle şunu bilmeleri gerek;
Gazeteler ve gazeteciler dilenci değildir!
Böyle düşünüyorlar ve gazeteleri avuçlarının içine bu yöntemle almayı düşünüyorlarsa yanıldıklarını görürler…
En azında kendi ayakları üzerinde duran ve onurlu gazetecilik yapmayı ilke edinenler için söylüyorum bunu!
Bu hükümetin gazetelere yapacağı en büyük katkı eskiden oldu gibi bayilerden gazete almak olmalıdır…
İster tirajına göre isterse çalışan sayısına göre!
Bunu söylerken parti yayın organlarını ayrı tutuyorum…
Eğer onlara da 5 yıllık sürede katkı yapmayı düşünüyorlarsa yanlış yaparlar, ayıp ederler!
Bir siyasi parti gazete çıkarırsa bu tamamen onun inisiyatifinde olması gereken bir şeydir…
Devletten aldıkları katkıları gazetelerine de yönlendirsinler kimsenin itirazı olamaz!
Ama gerçekten gazetelerin kendi ayaları üzerinde durmalarını yeğliyorlarsa yapılacak en doğru iş gidip bayilerden o gazeteleri satın alıp kamu işyerlerinde herkesin okumasını sağlamak olmalıdır…
Bir de şu son günlerde fazlaca konuşulan yeni basın iş yayası var ya!
Onun uygulanmasını sağlasınlar yeter de artar bile…
 
 
Adrese teslim ihale!
 
Sağlık Bakanlığı 3 ton Sivrisinek Larvasit alım ihalesi açmıştır.
Piyasada biyolojik larvasit olarak tanımlanan 2 farklı ürün grubu vardır. Bunlardan birinci grupta, kısaca Bti ve Bsp olarak isimlendirilen larvasitler var iken, ikinci grupta spinosad larvasiti bulunmaktadır.
Her iki grupta mikrobiyal larvasit grubuna girmektedir. Her iki grupta tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır ve sivrisinek larvasiti alım ihale şartnamelerinde yer almaktadırlar. Bizde ise Sağlık Bakanlığı sadece Bti ve Bsp alımı yapmakta ve diğer ürün grubunu yok saymaktadır. Kalıcılık ve etkinlik açısından birbiriyle rekabet edebilecek özellikte olan ürünlerden Bti ve Bsp fiyatı diğerine göre daha düşük iken, rekabet ortamı haksız yere engellendiği için bakanlığımız Bti’yi piyasa değerinden çok daha yükseğe satın almaktadır. Bu durum ihalenin özü olan rekabet koşullarını devre dışı bırakarak devleti zarara sokmaya ve tekelciliğe sebep olmaktadır.
 
 
Narkotikçiler deşifre!
 
 
Alemiz doğrusu…
Gazetelerde kan veren narkotikçi arkadaşları görünce güleyim mi ağlayayım mı ben de şaşırdım!
Onlarda kuzu gibi objektiflere poz vermişler…
Yani sıradan polis memuru olsalar içim yanmayacak!
Ama narkotik gibi fazlasıyla hassas olan bir bölümde çalışan polislerin gazete sayfalarında boy göstermeleri kimin kararı bu mutlaka tartışılmalı…
Bu arada narkotikçi arkadaşlara kan verdikleri için teşekkür ederiz!
Tanımadıklarımız vardı böylelikle biz de tanıştık…
 
 
Doktorlar koruma altında!
 
Devlette çalışan doktorlar ikinci iş yapmalı mı yapmamalı mı tartışması yine alevlendi…
K.T.Serbest Çalışan Hekimler Birliği dün öyle bir basın açıklaması yaptı ki olayın vahameti de gün ışığına çıktı…
Bazı doktorlar hem devlette çalışıyor hem de devletin hastalarını çalmak için simsarlığa soyunmuşlar!
Devletteki görevlerini tam olarak yapsalar belki de kimsenin itirazı olmayacak…
Ama bir de yasalar var işte!
İkinci iş yasağı sadece doktorlar için değil tüm kamu çalışanları için…
Ama doktorların bir de özelliği var!
Dost ahbap ilişkileri…
Hele de bazı basın organları ile mensuplarının  koruma içgüdüleri artık fena halde sırıtmaya başladı!
 
 
MESAJ KUTUSU
 
Sayın Kemal Deniz DANA, adrese teslim ilaç ihalesi konusunda sizleri çok önceden uyardık ama nedense bir türlü dikkate almadınız. Bu ihaleye göre sizin bakanlık bu konuda Türkiye standartlarını da kabul etmiyor demektir haberiniz olsun!
Sayın Süleyman MANAVOĞLU, 4 yaşındaki kıza cinsel taciz konusunda gösterdiğiniz hassasiyetten dolayı teşekkür ederiz. Polis içindeki çürük elmalar artık daha fazla geçmeden temizlenmelidir!
Sayın Bilal SAN, yuvadan garip bir şekilde uçan başkan yardımcısı için hala bir yorumda bulunmadınız! Bu arkadaş acaba liderliğin girdiği kuramları yarı yolda bırakmak olduğunu mu zannediyor!
Sayın Ertan ÖZTEK, iki yıldır inşaat izni vermediğiniz vatandaşa yaptığınız kendi arazinizi de satın alması konusunda telkinde bulunduğunuzu belgeleyen haberlerden sonra bir açıklama yapıp kamuoyunu bilgilendirmenizi beklerdik ama sessiz mi kalacaksınız acaba!
Sayın Eşref VAİZ, geçtiğimiz gün yıllar öncesinin dostlarıyla bir yemekte buluştuğunuzu öğrendik. Zaman geçse de dostluklar hiç unutulmuyor değil mi! Çok yakında yeni ziyaretçileriniz de olacak merakla bekleyiniz…
Sayın Serdar DENKTAŞ, geleneksel basın dediğiniz gazetelerin şu anda en önemli ihtiyacı paradan daha ziyade eskiden olduğu gibi bütün gazetelerin devlet dairelerine girmesidir. Umarız bu konuda da hassasiyet gösterirsiniz!
Sayın Faiz SUCUOĞLU, bazı devlet çalışanı hekimler artık iyice zıvanadan çıktı ve devlet hastanelerine giden hastaları Türkiye’nin özel hastanelerine yönlendirmeye başladı. Bu konuda elinizi çabuk tutmanız bekleniyor!
Sayın Dilek ÖZGÜRGÜN, UBP’nin kadın kollarını yeniden organize edip daha güçlü olması için bir takım operasyonlara başladığınızı öğrendik. Bu işlere muhakkak birkadın eli değmeli değil mi! Bu arada partililer epey memnun…
Sayın Hüseyin AMCAOĞLU, UBP’den Gönyeli Belediye Başkan adaylığı için daha şimdiden kulislere başladığınız gözlemleniyormuş. Ancak bölgede birkaç önemli ailenin de desteğini almak biraz şart gibi gözüküyor bilesiniz!
Sayın Katip DEMİR, yani bu mevsimde bölgedeki karavancıların tankerlerden su alma hakkını da engellerseniz bir dahaki yerel seçimlerde onların karşısına nasıl çıkacağını hiç düşünmediniz mi! Daha hoşgörülü olun lütfen!
Sayın Asil NADİR, anlaşılan o ki gazetenin muhalefet dozunu her geçen arttırmak için epey kararlısınız! Bu arada aktif siyasete atılma kararı alabileceğiniz de konuşulmaya başlandı. Neden olmasın ki!
Sayın Cenk MUTLUYAKALI, rahmetli babanızın ölüm sonrası işlemleri için bürokrasiden öyle bir bunalmışsınız ki çareyi İçişleri Bakanı’na şikayet etmekte bulmuşsunuz! Bir de sade vatandaşın neler çektiğini düşünün hele!
Sayın Mine GÜRSES, uzun bir ABD ziyareti sonrasında kürkçü dükkanına dönüş yapmanız görünen o ki sevenlerinizi fazlasıyla mutlu etmiş.Bu arada orada da uzun elektrik kesintileri oluyor muydu acaba!
Sayın Remzi GARDİYANOĞLU, ikinci iş yapan hekimler konusunda tam manasıyla dedektif gibi yollara düştünüz. Tamam da bu sadece sizin gayretlerinizle olmayacak gibi görülüyor. Zira siyasi erk onları kanatlarının altına aldı!
Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, Türkiye’den gelen su Lefkoşa’nın hemen yanı başından geçip Mağusa’ya kadar ulaşıyor ama Başkentli hala bu konuda öksüz! Vanaların açılması için daha neyi bekliyorsunuz!
Sayın Fahri KARAGÖZLÜ, bizce de cezaevine girmemek için elinizden ne geliyorsa yapın deriz. Ha keşke bunları yıllar önce düşünüp meslek ilkelerine sadık kalmaya çalışsaydınız. Bundan böyle Allah’a havalesiniz artık!