Hükümet tam anlamıyla kendi ayağına kurşun sıktı ve Bakü’ye uçtu…

Bir sürede orda kalıp ülkeye dönmeyi ertelerse hayırlarına olur!

Dönünce sinip küpüne dönen sendikaları karşılarında bulacaklar…

Hoş sendikalar da yanlış yaptı!

Ne demişlerdi?

Hükümet yıkılıncaya kadar grev devam edecek…

Hükümet yıkılmadı ama istediği kararı da yasa gücü kararname ile geçirdi!

Bundan böyle sendikalar her ne karar alırsa yerden göğe kadar haklı olacaktır…

Önce 11 kişilik bir görüşme masası kurdular…

5 Bakan ve 6 sendika başkanından oluşan!

Doğrusu umutlanmıştık…

Ama masa eksik kurulmuştu!

Biz beklerdik ki masada önemli ekonomistler de olsun…

Sonuçta masada siyasetçi vardı, sendikacı da vardı ama asıl olması gereken ekonomi konularda uzman yoktu!

Bize göre şu anda yaşanan krizde olmazsa olmazımız ekonomiden anlayan teknik insanlardır…

Yasa gücü kararname ile bu yasanın geçirilmesi kesinlikle demokrasi ayıbıdır…

Cumhuriyet Meclisi devre dışı bırakılmış, irade ayaklar altına alınmıştır!

Niye diye de sormak gerek…

Cevap gayet açık ve nettir!

Bu konuda talimat Ankara’dan gelmiştir…

Ankara kemerleri sıkın ve artık kendi başınıza bakın demiştir!

Talimat yüksek yerden gelince de her zamanki gibi hükümetin dizleri titremiş ve gereğini yapmıştır…

Bundan sonrası pirinci ayıklama sırasına gelmiştir!

Biz sendikaları uyanık bilirdik…

Oysa köşeye iyice sıkışmış olan hükümetten böyle bir kazık yiyeceklerini tahmin etmeleri gerekirdi!

Grev bitti açıklaması yapıp evlerine yatmaya gittiler…

Uyandıklarında başlarına kaynak sular dökülmüştü!

Oysa hükümeti devirmek için çok da iyi bir fırsat ellerine geçmişti…

Greve biraz daha devam etseler inanın ki hükümet belki yine yasa gücünde kararname ile istediğini geçirecekti ama…

Birkaç ay içinde de erken genel seçim kararı almak zorunda kalacaktı!

Tabi ki bundan böyle sendikaların alacakları kararlar hayati önem taşımaktadır…

Bir de maddi konular var tabi ki…

Kamuda grev demek çalışanların devlet tarafından ödenmemesi demek!

Devlet yasalar gereği ödemeyince sendikalar pamuk ellerini cebe atıp çalışanların maaşlarını ödemek zorundalar…

Grevlerin çok uzayacağını düşünürsek bankalarda birikmiş paraların çalışanlara ödenmesi anlamına geleceğinden günün sonunda sendikalarda para tükenince yolunmuş kaza döneceklerdir!

Grevin erken bitirilmesinde bunun da önemli payı vardır…

Polis ilk günkü eylemde biber gazı sıkınca yeni bir tartışma ortamı yaşanmaya başladı…

Kimi diyor ki;

Yasal değilmiş!

Bunlar polisi bostan korkuluğu olarak görüyor anlaşılan…

Polis günü değil ki çiçek dağıtsınlar!

Eğer engellemeselerdi meclis şu anda işgal altında kalacaktı…

Bankalar krizindeki meclis işgali hala gözlerimizin önündedir!

Sormak gerekir şimdi;

Demokrasiye gaz sıkılmaz diyorlar ya…

Polise kiloluk taşları atmak ne kadar yasaldır!

Allah korudu birkaç polisin kafası yarıldı da ya ölümle sonuçlanan bir olay yaşansaydı bunun hesabını kim verecekti?

Yaşanmadı diye bunun için yatıp kalkıp dua etmemiz gerek…

Bu arada emirler yüksek yerlerden geliyor ve gelmeye de devam ediyor…

Sırada Adalet Bakanlığı var!

Bu konuda çok daha büyük tartışmalar yaşayacağız…

Büyük ihtimalle bu konuda da yasa gücünde kararname çıkarıp nur topu gibi bir bakanlığımız daha olacak!

Büyük ihtimalle de İçişleri ve Adalet Bakanlığı adı altında…

Bakan Dursun Oğuz bu konuları görüşmek için Ankara’ya gidip temaslarda bulunmadı!

Ülke bundan böyle çok şeylere gebedir…

Şu anda en fazla ihtiyacımız olan da artık akil insanların devreye girmesidir!

Biz başka bir seçenek göremiyoruz…

MESAJ KUTUSU

Sayın Hakan DİNÇYÜREK, G.Mağusa Devlet Hastanesi’nde bundan böyle anjiyo ve kalp cerrahi bölümünün de devreye girmesi bölgede büyük memnuniyetle karşılandı, bu konuda teşekkür mesajlarınız geliyor. Bu arada burada sağlık kurulu konusunda da adım atarsanız Lefkoşa’daki tekeli de kırmış olacaksınız…

Sayın Ali ADALIER, eylemlerde polisin biber gazı kullanmasının yasal olmadığı konusunda tepki dolu yorumlar yapılmaya başladı. Konuyla ilgili kamuoyunu aydınlatıcı bir açıklama yaparsanız en azından doğru olmayan yorum ve haberlerin de önüne geçmiş olursunuz…

Sayın İlkan VAROL, başında bulunduğunuz Ombudsman’ın gelen şikayetler üzerine yaptığı araştırmalar ve açıklanan sonuçlar kamuoyunda dikkatle izlenirken bunları ilgili makamlara bildirdikten sonra geri dönüşler merak konusu olmuş ki bir takım mesajlarınız gelmeye devam ediyor. Umarız emekleriniz boşa gitmiyordur…

Sayın Turgay DENİZ, grev ve eylemlerde eğitim ve sağlık konusunda uyarılarda bulununca bazı sendikalar bunu içlerine sindiremedi ve tepkili yorumlara devam ediyorlar. Bu arada mağazalarınıza ambargo uygulanması konusunda bir takım girişimlerde bulunanlar da yok değil, haberiniz olsun istedik…

Sayın Ersin TATAR, yurt dışı gezileriniz hız kesmeden devam ederken ülkede yaşanan ekonomik kriz ve eylemler nedeniyle en azından paylaşım yapmamanız konusunda uyarı mesajlarınız gelmeye başladı. Dikkate almanızda yarar görüyoruz zira toplum hayli gergin bir süreçten geçiyor…

Sayın Özdemir BEROVA, grev yapan sendikalar sizi günah keçisi ilan ederken ha keşke perde gerisindeki gerçekleri kamuoyuna bir anlatsanız da artık sapla saman karıştırılmasa. Bu arada yasa gücündeki kararname bile sizi bu konuda aklamaya yetti de arttı bile. Bu arada saç taramanın kime ne zararı var biz de onu anlayamadık…

Sayın Şifa TETİK, pek kıymetli annenizin vefatını üzüntü ile öğrendik. Merhumeye tanrıdan rahmet size tüm aileye sabırlar temenni ederiz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler nasip etsin inşallah…

Sayın Mehmet HASGÜLER, YDP ile yakınlaşmanız ve üst düzeyde görev almanız konusunda çeşitli tartışmalar devam ederken yanlış algılara neden olmamak için en doğrusu kamuoyuna ayrıntılı bir açıklama yapmak olacaktır, zira sizinkisi fazlasıyla keskin bir dönüş oldu değil mi?

Sayın Murat PİRO, eğlence sektöründe açtığınız mekanbelli ki beklediğinizden de çok rağbet göreceğe benziyor. Kalite ve doğru hizmet bizim ülkemizde her zaman iş yapar, hayırlı işler ve bol kazançlar temenni ederiz…