Hükümet aklı sıra yükselişi önlenemeyen döviz konusunda bazı kararlar üretti;
Gördüğümüz kadarıyla kimseyi memnunu edemedi!
Hele de kirada eve ya da dükkanı olanları çileden çıkardı…
Dün Lefkoşa Vergi Dairesi’nden bir vatandaş aradı, şikayetini dile getirdi…
Kirada olan evinin stopajını ödemek için daireye gitmiş kendisine yeni kuralı açıklamışlar;
Evin kirası Sterlin olduğu için bundan böyle ödeyeceği vergi oranı yüzde 10’dan 13’e çıkarılmış!
Yine öğrenmiş ki evini TL olarak kiralayanlar vergisi de yüzde 10’dan 7’ye düşürülmüş…
“Faşist bir keyfi bir karar” diye yüksek ses tonuyla bağırıyordu…
Daha da ilginci bu dairede döviz kuru sabitlenmemiş ve bu yöntemden kimse kar etmiyor aksine devletin kasasına vatandaşın cebinden para giriyor…
Şark kurnazlığından başka bir şey değil!
Dövizle pek alakam olmadığı için düz mantık kurayım dedim;
Örneğin bir evde kiracıyım ve ayda 300 sterlin ödüyorum, hükümetin aldığı bu karar benim işime yarar mı, gördüğüm kadarıyla yaramaz!
Ev sahibinin işine hiç yaramaz çünkü aylık 30 sterlin stopaj öderken bu kararla yükümlülüğü daha da artmış ve 39 sterline çıkmış!
Peki kiracı ya da kiralayanın işine yaramıyorsa kimin işine yarıyor;
Elbette bu para devletin cebine giriyor…
Diyelim ki kirada TL karşılığı oturuyoruz;
Burada evini TL olarak kiralayan bu kararla örneğin bin TL’ye evini kiralamışsa her ay 100 TL vergi öderken bu kez 70 TL ödüyor, onun işine geliyor, bu kez 30 TL’lik kısım devletin cebine gitmiyor!
İyi de dövizin yükselişi için koruma maksatlı bu karar bu artıştan zarar görenler için bir fayda sağlamıyor ki!
Lütfen bunu birisi bana açıklasın ki ben de bana soranlara izah edeyim!
 
 
 
“Akıncı ne dedi?”
 
“Benim aklım cevval değildir. Bazen tutulur. Nitekim hatırlayamadım: Bugüne kadar 4 Cumhurbaşkanı gördük. Rahmetlik Denktaş'ı biliyoruz. Olmadan önce zaten ulusal lider ve görüşmecimizdi. Mülkiyet ve toprak konusunda hep global çzöümü savundu atta bizim olsun da varsın yüzde 25 olsun bile dedi! Eroğlu "bir çakıl taşı vermeyiz" diyen müzakerecilerimizdendi. Geriye kaldı "sürprizler!" İlki Talat'tı. Annan planının mimarlarından. TC'nin Eroğan'ı birlikte öyle bonkör davrandılar ki Rum evet dese şimdilerde kim bilir hallerimiz nice olurdu. Eğer adada kalma şansı bulsaydık. Şimdi sırada ve kaderde Akıncı var. Bunu soracaktım. Seçim kampanyası sırasında "ben masaya oturduğumda Rum'un Kuzey'deki malını pazarlığa sokup çözümü sağlayacağım" dedi mi? Yoksa şunu mu söyledi?: 11 Şubat 2014 tarihli ortak açıklamaya iki toplumlu iki kesimli federal sisteme bağlı kalacağım mı dedi?..”
 
(Eşref ÇETİNEL)
 
 
“KKTC’de böyle bir vakıf var mı?”
 
“Levent bey, Özellikle adımın açıklanmaması ricası ile sizle ilgimi çeken bir olayı paylaşmak istiyorum. Konu Güzelyurt'tun merkezinde bir inşaatla ilgilidir
Eray benzin istasyonuna yakın ; Benekli Hırdavat dükkanı arkasında, bir inşaat süratle ilerliyor. Oraya takılan elektrik kutusu üzerindeki ismi görünce şok oldum. Kıbrıs İlim Kültür ve Hicret VAKFI yazıyordu. Orası erkek yurdu olarak kullanılacakmış. Bir rivayet de ibadethane olacağı yönünde.
 KKTC de böyle bir vakıf var mı? Faaliyet amacı ne? Mahalle arasında böyle bir amaçla kullanılacak binaya izin verilmesi ayrı bir olay. Oradan hiç ayrılmayan ibadetini bile inşaatta gerçekleştiren delikanlı daha da ilginç! Saygılarımla…”
 
(İsmi mahfuz)
 
 
 
“Geleceğimizi yok ediyorlar!”
 
“Dün bakanlar kurulu kararlarını okudum. Bu gün de okula gittim. 
Sınıfta kalan tüm öğrenciler sınıflarını geçmişler, nasıl geçmişler, Bakanlar Burulu kararı ile. Ne güzel bakanlarımız oturmuş karar vermişler "Yıllardır öğrencilerimiz ve velilerimiz alışmış, çocuklar sınıfı geçirilmiş" diyor Başbakan. "Bizde sadece bu yıla mahsus bu beklentileri boşa çıkarmadık"
Yarın da oturup öğretmenler başarısız çünkü öğretmiyorlar diyecekler. Sen her yıl çalışanla çalışmayanı bir tutarsan o yaştaki çocuğun , yapacağı iş çalışmak değil çalışmamaktır. 
Her şeyi bu tutumunuzdan dolayı mahveden siyasiler . Yeter artık bu devlete verdiğiniz zarar . Kendiniz hoş görüneceksiniz diye geleceğimizi yok ediyorsunuz…”
 
(Harper ORHON)
 
 
 
MESAJ KUTUSU
 
Sayın Hasan BAŞOĞLU, kimin aklından çıktı bilmiyoruz ama kira stopajlarında dövizzedelere hiçbir yarar sağlamadığı gibi gördüğümüz kadarıyla sadece devletin cebine giden parada artış gözleniyor. Acaba diyoruz bazı şeyler gözden mi kaçtı yoksa devlet şark kurnazlığı mı yaptı! Bir açıklama lütfen…
Sayın Ali Çetin AMCAOĞLU, sizin torunun TMK işi sonunda olmuş ve derin bir nefes almışsınız. Böyle bir kıyaktan sonra şimdi kurultay için artık dört elle asılırsınız değil mi? Bu konuda taktir artık vatandaşın!
Sayın Tufan ERHURMAN, CTP’li genç avukatlarına devlet birimlerinde iş verilmesi konusundaki dünkü yazımızla ilgili araştırma başlattığınızı memnuniyetle öğrendik. Size isimleri de verdiğimize göre artık top kucağınızda. Hassasiyetinizden dolayı teşekkür ederiz…
Sayın Nezire GÜRKAN, TAK müdürlüğü konusunda yine adınız anılmaya başladı. Bu arada bu göreve çok da hevesli olmadığınız görülüyormuş. Yılların yorgunluğunun böyle bir isteksizlikte pay var mı?
Sayın Emir ERSOY, TAK yönetim kurulu üyeliğiniz hayırlı ve uğurlu olsun. Karar Bakanlar Kurulu’nun son toplantısında onaylandı ve bu göreviniz resmen başladı. Hayırlara vesile olur inşallah…
Sayın Şifa ÇOLAKOĞLU, Mağusa Kaymakamı olarak Mağusa Devlet Hastanesi’nin arazisi sınırları içinde 880 hayvanın olduğu bir mandıranın halen orada işlevini sürdürdüğünü biliyor muydunuz? Büyük ihtimal bilmiyordunuz değil mi? O zaman şimdi öğrendiniz!
Sayın Ali Rıza USLUER, İskele’deki köklü UBP’liler bazı üyeliklerin düşürülmesi nedeniyle ateş püskürüyorlar. Çok yakında hem de ilçe binasına kara çelenk bırakacaklarmış haberiniz olsun istedik!
Sayın İzlem GÜRÇAĞ, UBP Girne İlçe Başkanlığı için artık son kararı olumlu verip kulislere başlamışsınız bile…Önceki akşam Lapta bölgesinde yoğun ziyaretlerde görülmüşsünüz. Hadi bakalım gazanız mübarek olsun.
Sayın Adem YURDAGÜL, Ülkü Ocakları Başkanı olarak bu hassas dönemde en fazla sorumluluk sizin omuzlarınızda. Eylemlerin felakete dönüşmemesi için önlem almanızı bekliyoruz. Mağusa eylemi sayenizde olaysız geçti, devamını bekleriz…
Sayın Kutlu EVREN, polis teşkilatımızın emekli ama önemli isimlerinden muhterem pederinizin vefatını üzülerek öğrendik. Merhuma Tanrı’dan rahmet size ve yaslı aileye sabır ve başsağlığı dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler nasip etsin…
Sayın Cemal DAĞLIKOCA, UBP kurultayında Ersin Tatar’a destek vermek için ciddi bir ekip kurup çalışmaları yoğunlaştırdığınız gözleniyormuş. Sizin çalışmalar da yemesiz içmesiz olmaz değil mi? Aman kolestrole çok dikkat!   
Sayın Kudret ÖZERSAY, siz partiyi çoktan kurmuş ve Kaymakamlığa izin için başvuruyorsunuz da bizimi haberimiz olmadı acaba? Halkın beklentisi de bu yönde ama siz yine de kurucular listesini bir değil yüz kere gözden geçirin olur mu?
Sayın Yakup LATİFOĞLU, iyi bir sendikacı olduğunuzu bilirdik ama bu kadar bulmaca tiryakisi olduğunuzu bilmiyorduk. O küçük kitapçıkları hiçbir zaman yanınızdan ayırmadığınız gözleniyormuş.
Sayın Nazmi PINAR, oğlunuzun dünyaya gelmesi için artık geriye sayım başlamış ve heyecan da doruğa çıkmış diyorlar. Hele bir dünyaya merhaba desin bakın nasıl ayaklarınız yerden kesilecek.
Sayın Hüseyin MACİT, önce televizyonu şimdi de gazeteyi katmak zorunda kaldığınız. Böyle bir hassas dönemde bizce yanlış bir karar oldu. Okurlarınız en kısa zamanda yayın hayatına başlamanızı bekliyor…