YDP’nin hükümetten çekilme kararından sonra parti içinde beklenen kamplaşmalar da başladı…

Partide şu anda iki kesim var;

Birincisi Arıklı’ya tam destek verenler…

Bir de destek verip de perde gerisinde asıl görüşlerini ortaya koyanlar!

Artık yeter gitsin diyenler…

Buna en yakın görünenler de dahil!

Geçmişte yaşananlar için şu anki süreç bir hesaplaşma fırsatı ortaya koydu…

CTP ile YDP’nin genel seçimlerde oylarını artıracağı artık anketlere de yansımıştır…

Burada soru şudur;

Ölümlü gemi kazası YDP’ye ne getirecek ne götürecektir?

Zira şu anda Arıklı bazı partilisine göre mağdur duruma düşürülmüştür…

Partili olmayanlar öfkelerini kusarken, partilinin bir kısmı da genel başkanlarına daha fazla destek verme kararı alırken diğer kesim beklemededir!

Parti için en tehlikeli kesim de bunlardır…

Bir kere şunu kabul etmek gerekiyor;

Düşenin dostu olmaz derler ya!

Arıklı’nın bir kere ayağı takılmıştır…

Bunun neticelerini önümüzdeki süreçte çok daha net olarak göreceğiz!

Zira artık bakan değil sadece partinin genel başkanıdır…

Bakanlık elden gidince devlet kaynaklarının seçim yatırımına döndürülmesinin de ihtimali ortadan kalkmıştır!

Ve bizi bekleyen en büyük tehlike…

Türkiyeli-Kıbrıslı çatışmasının bir kez daha hortlatılmaya çalışılması!

Gemi faciası bunun alt yapısını da ne yazık ki oluşturmaya başlamıştır…

Bu nedenle Arıklı’ya büyük sorumluluklar düşmektedir!

Kendi söylemiyle iki yıldır beklediği bir fırsat ele geçirmiştir…

Umarız bu fırsat ayırımcılığı pekiştirmek için değil aksine önüne geçmek için malzeme yapılır!

Zira tehlike göründüğünden çok daha büyük hale dönüşecek ve iç barışı zedeleyecek boyutlara ulaşacaktır…

Şimdi kamuoyu merakla bekliyor…

Arıklı görevden alındığına göre yeni bakan kim atanacaktır!

Kimi teknokrat kişi atansın derken kimi partili isim bile vermeye başlamıştır…

Ünal bey bu hataya düşer mi bilemeyiz!

Zira atama konusunda sadece birkaç kişi sevinirken yüzlercesi parti içi muhalefeti yeğleyecek ve bu da özellikle genel seçimlere olumsuz yansıyacaktır…

Burada kendisinin ağabeylik ve ustalık niteliklerini daha fazla görme şansını ortaya koyacaktır!

Bazı parti kurmayları ve örgüt başkanları ‘sakın ha’ diyerek düşüncelerini ortaya koymaktadırlar…

Kamuoyu baskısı bu kadar güçlü olmasaydı Arıklı hala bakanlık görevinde olacaktı…

Başbakan biraz da kamuoyunun gazını almak için doğru bir kararla beklenen kararı verdi!

Bunda dış etkenlerin de etkili olduğunu biliyoruz…

Muhalefet artık Başbakanın da istifa etmesi gerektiği yönünde bastırırken bir kesim de kancayı Çalışma ve Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’na kancayı takmıştır!

Arıklı görevden alındığına göre o da görevden alınmalıymış…

Gemiyi batıran ve ilk terk eden kaptan bozuntusunun çalışma izni yokmuş!

Bu nedenle asılma sırası ilgili bakana gelmiştir…

Tamamen bilgi kirliliği!

Zira yasalar başka söylüyor, özellikle gemi kaptanlarının çalışma izinli olmaları gerekiyor…

Kendilerine verilen özel pasaportlarla kaptan köşkünü yönetiyorlar!

Burada daha ziyade önemli olan para ile satın alınan sahte kaptanlık belgesidir…

Ve bizim de bunu denetim özürlü olmamız nedeniyle göz ardı etmemizdir!

Nereden baksanız kepazelik…

MESAJ KUTUSU

Sayın Erhan ARIKLI, olan oldu torba doldu ve nihayet bakanlık görevinden alınarak toplumun gazı alınması görevi yerine getirildi. Ancak bizi bekleyen en büyük tehlike bu süreçte Kıbrıslı-Türkiyeli tartışmalarının en üst seviyeye kadar çıkmasıdır. Burada büyük sorumluluğunuz var hem de siyasetten çok daha önemli. Bu arada parti içi muhalifler diş bilemeye başladı, haberiniz olsun…

Sayın Enver ÖZTÜRK, parti başkanınızın bakanlık görevinden alınmasından sonra şimdi bütün gözler sizin üzerinize çevrildi. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlık görevine devam mı edeceksiniz yoksa siz de istifanızı mı vereceksiniz? Hem sizin hem de partiniz için hayati bir karar olacak, hayırlara vesile olsun artık…

Sayın Serdal GÜNDÜZ, sahte diploma konusunda mahkemede söyledikleriniz çoğu kesim tarafından merak konusu oldu. Talimatları çok güçlü ve önemli kişilerden aldığınız yönündeki açıklama kafalarda çeşitli soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Sizi neyle tehdit ediyorlar, bunlar kimler, isimleri deşifre etmezseniz ömrünüzün sonuna kadar rahatsız olacaksınız, söyleyin ve kurtulun…

Sayın Ünal ÜSTEL, Girne limanında acılı bekleyiş içinde olan ailelere Güney’den yemek yardımı yapıldığı yönünde bir takım şikayetler gelmeye başladı. Duyanlar da haliyle tepkilerini ortaya koyan şikayetlerde bulunuyorlar. Hoş aileler bu süreçte yemek değil yakınlarına bir şekilde kavuşmak istiyor ama yine de soruşturmanızda yarar görüyoruz…

Sayın Mehmet ERCİLASUN, belli ve muhalif bir kesim ailelere karpuz dağıtma görüntülerine kafayı taktıysa da çoğunluk bunu bir insani görev olarak nitelendiren yorumlar yapıyor. Makamlar insanlarla ilişkinin kesilmesi için değil ya, şimdi kulakları tıkama zamanıdır, iyi bir aile babası olarak en doğru olanı yaptınız…

Sayın Hasan TOSUNOĞLU, bu kez üçlü değil de ikili hükümetin kaderi sizin elinizde görülüyor. Nisabı sağlamak için de başka bir formül yok, bakalım nerelerden rica telefonları yağmaya başlayacak? Bu arada aile fertleri ve yakın dostlar yeni dönemde aktif siyasette sizi görmek istemediklerini konuşmaya başladılar, değerlendirmenizde fayda var…

Sayın Aykut HOCANIN, adı sahte diploma skandalı ile anılan bir üniversitenin üst düzey yetkilisinin Ercan’da uyuşturucu ile yakalanması eğitim camiasında bomba etkisi yaptı. YÖDAK yasalarının bu konudaki kararları nelerdir, zira yakında konu masanızın üzerinde olacaktır. Bu arada haberin polis bültenine yansımaması ya da yansıtılmaması da ayrı bir tartışma konusu…

Sayın Mustafa TÜMER, Deprem riski bulunan Deniz Yıldızı apartmanlarında tüm uyarılarınıza rağmen çok sayıda insanın yaşamaya devam etmesi umarız önümüzdeki süreçte başımıza yeni felaketler açmaz. Bu arada polis ve yargı neyi bekliyor anlamak gerçekten çok güç, Allah sonumuzu hayretsin…