Pazar gününden itibaren konuşulmayan neredeyse hiçbir şey kalmadı…

Konuşmalar da suçlamalar üzerinden yapılıyor!

Bilimsel bakış açısı yok…

Siyaset her şeyin üzerinde olmaya devam ediyor!

Tabi ki topun ucunda Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı…

Üzerinde yoğun bir istifa baskısı var!

Ha keşke kazanın daha ilk günü soruşturmanın selameti açısından bir kenara çekilip otursaydı…

Bu kadar tepki toplamayacaktı…

Tabi ki tercih meselesi!

Her şey konuşuldu, alevli tartışmalar yapıldı da konuşulmayan sadece batan geminin ortakları kaldı…

Ama kamuoyunda merak edenler de yok değil!

Oturmuşlar bilgisayar başına hararetle ortakların listesini bulmaya çalışıyorlar…

Bir de soruyorlar medya bu isimlerin peşine niye gitmiyor diye!

Bize de birkaç telefon ve mesaj gelince meraklılar listesine girdik, bulduk da…

Ortaya şöyle bir tablo çıktı;

Direktör, Ali ÖZDÜLGER, 10.065,225 hisse.

Sekreter Süleyman DİLEK,

Harun ERHUN, 14.452.640 hisse.

Hüseyin ŞENGÜN, 7.883.232 hisse.

Mehmet Can DÖNÜŞ, 21.678.937 hisse.

Pembe TOYGAR, 11.613.712 hisse.

Ramazan AKYÜZ, 26 hisse.

Süleyman DİLEK, 10.239.483 hisse.

Sadık AKYÜZ, 2.627.751 hisse.

Saim İLKILIÇ, 3.613.157 hisse.

Ramazan BİLGİN, 3.613.157 hisse.

Kurucu hissedarlar listesi böyle…

Şimdi soru şudur;

Yaşanan felaketten dolayı hissedarlar kaza nedeniyle ne kadar sorumludurlar?

Onlar da soruşturma kapsamına alınacak mı?

Sonuçta şirketten kar payı alıyorlar…

Geminin geçmişini, tarihini, yamalı olduğunu hiç mi merak etmediler!

Bunun kararını elbette polis ve yargı verecektir…

Eminiz ki ölenlerin hesapları onlardan da sorulacaktır!

Vicdanlar rahat olsun, kafalarda soru işaretleri kalmasın diye…

Bu arada önemli bir uyarı…

Yaşanan felaketten hemen sonra dolandırıcılar da peydahlandı!

Bu konuda bizi uyaranlar da okuyucular oldu…

Türkiye’den telefonlar gelmeye başlamış, bazı isteklerde bulunuyorlarmış!

Kazada kurtulan ve halen burada olan yakınları maddi sıkıntı çekmeye başlamışlar…

Tamamen duygu sömürüsü!

Bizde yaşanan krizi maddi ranta çevirmek isteyen kan emiciler…

Lütfen onlara itibar etmeyin ve gelen bu tür istekleri hiç gecikmeden polise bildirin!

Fazlasıyla mide bulandırıcı bir durum…

Yaşanan kriz bir yana belli ki hükümet içinde de bazı çalkantılar yaşanmaya başladı…

Zaten zorla iktidarda olan ve pamuk ipliğine bağlı olan hükümet ortaklarından yine çatlak sesler geliyor!

Yeni dönemde aktif siyasete devam edecek mi etmeyecek mi belli olmayan DP’nin Genel Sekreteri Serhat Akpınar…

Önce meclise kaza ile ilgili soru önergesi hazırladı şimdi, DP Genel Başkanı Fikri Ataoğlu’na türlü suçlamalar getiriyor!

Kendisi olsa hükümetten çekilme kararı alırmış…

Toplum olarak milletin aklı denizin 550 metre altında!

Serhat bey illa ki istifa istiyor…

Gerçekten anlamak çok güç, ayrıca;

Serhat bey pek ala ki madem partisi hükümetten çekilmeyi düşünmüyor, kendisi niye hem partisinden hem de vekillik görevinden istifa etmiyor ki?

Eğer vicdanını rahatlatacaksa hiç çekinmeden istifa kararı almalı ve yerine getirmelidir…

Başka bir alternatifi de yoktur!

MESAJ KUTUSU

Sayın Ece UYSAL, direktörü olduğunuz Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesinde tam yetkili olan Mehmet Altuntaş’ın dün Ercan çıkışında uyuşturucu ile yakalanıp tutuklandığını biliyor muydunuz? Yasalara göre bu zat değil bir üniversitenin yetkilisi olsun kapıdan içeri bile giremez, bakalım nasıl bir karar üreteceksiniz?

...

Sayın Ünal ÜSTEL, Bakan Arıklı’yı hiç beklenmedik bir kararla görevden almanız genelde olumlu bir gelişme olarak nitelendirildi. Bu arada parti kaynakları talimatın dışarıdan geldiğini ve mecbur kaldığınız yönünde yorumlar yapıyor, hadi bakalım hayırlara vesile olsun...

...

Sayın Serhat AKPINAR, ülkede ciddi bir gemi kazası krizi yaşanırken krizlerden yeni krizler yaşatmak da anlaşılan size nasip oldu. Madem ki mensubu olduğunuz parti hükümetten çekilmiyor peki siz hem partinizden hem de vekillikten çekilmeyi hiç mi aklınıza getirmiyorsunuz? Sadece hükümet ortaklarından değil parti kurmaylarınızdan da yoğun tepkiler alıyorsunuz…

Sayın Tufan ERHÜRMAN, sıkıca sarılıp kucaklaşma geleneğiniz hem Erhan başkan hem de sizin için çeşitli eleştirilere neden oldu. Özellikle her şeyin ardında siyaset arayanlar belli ki bazı duygulardan fazlasıyla uzaklaşmışlar. Bu arada kamuoyunda ezici bir çoğunluk memnuniyetini dile getiren destek mesajları gönderiyor…

Sayın Mustafa AKINCI, AB üyesi olmamız halinde bu tür gemi kazalarının olmayacağı yönündeki açıklamanız tamamen siyasi bir düşüncenin ürününden başka bir şey değildir. Zira vatandaş da soruyor, 5 yıllık Cumhurbaşkanlığı sürecinde çözüm ve AB üyeliğini niye ülkeye kazandırmadınız diye. Elinizi, kolunuzu tutan mı vardı?

Sayın Murat ŞENKUL, yaşanan gemi faciası nedeniyle her türlü etkinliği erteleme kararınız bölge insanı tarafından olumlu karşılandı hiç kuşkunuz olmanız. Bu konuda elbette çatlak sesler de çıkacaktır, umurunuzda bile olmasın. Ne yazık ki bazıları belli ki muhalefet oyununu böyle günlerde de sürdürmeyi kendilerine görev bilmişler…

Sayın Ali Murat BAŞÇERİ, henüz kayıplara bile ulaşılmamışken bazı sözde yabancı vakıfların kaza mağduru ailelere maddi destek açıklamaları kamuoyunda tepki toplamaya devam ediyor. Bu konuda hükümetle uzlaşıp ortak bir karar üretmenizde yarar görüyoruz, haberiniz olsun istedik…

Sayın Süleyman ULUÇAY, ihmaller zincirinin neden olduğu gemi faciasından sonra özellikle bölge halkının aklına ilk gelen sorular Deniz Yıldızı binaları oluyor. Deprem riski bir hayli fazla olan binalar boşaltıldı mı, gerekli güvenlik önlemleri alındı mı, ayrıntılı bir açıklama yapmanızda yarar görüyoruz…

Sayın Harun ERHUN, batan geminin tek Kıbrıslı Türk hissedarı olarak meraklı sorular da gelmeye başladı. Şimdiden hazırlıklı olmanız öneriliyor, zira yoğunluk illa ki bir kurban peşinde.

Sayın Ahmet SERDAROĞLU, gemi kazasıyla ilgili ortak basın toplantısını limanda değil de klimaların altında yapmanız kamuoyunda tepkilere neden oldu. Bizim bildiğimiz sendikaların mekanı mağdur olanların yanıdır, uyarıları dikkate almanız hatta limanda bir merkez kurmanız talep ediliyor…