Bu ülkede birçok makam var…
Makam aracı da!
Sadece tek birinde KKTC Bayrağı dalgalanıyor…
Cumhurbaşkanı’nın makam aracında!
Zaten yasal olarak da baka makam aracının fors direğinde KKTC bayrağı olamaz…
Akıncı’nın aracında vardı!
Demek ki KKTC’nin bütünün temsil ediyor…
Kimse ona Mehmetçik’teki festivale gitme de demedi!
Atatürk Meydanı’nda iki laf edip sonra Mehmetçik’e gidebilirdi…
Gitmedi!
Yandaşları diyor ki…
Darbe gecesi güzel bir açıklama yaptı ya!
Demokrasiye destek verdi…
Öyle diyor ona destek verenler!
Akıncı’yı eleştirenlere acımasız eleştiriler yapıyorlar…
Aslında hedef belli;
Lefkoşa’daki destek mitingi Türkiye halkına destekti!
Onlar AKP’ye destek diye lanse etmeye çalıştılar…
Meydana gidenleri de yalaka ve yağlamacılar olarak!
Onlardan da vardı ama…
Anavatan olmazsa olmaz diyenler çoğunluktaydı!
İşte asıl bunu hazmedemiyorlar…
Akıncı Cuma akşamı Atatürk Meydanı’nda olmalıydı…
Türkiye ve KKTC bayraklarının dalgalandığı meydanda!
Ama tercih etmedi…
Belki de çevresindekilerin etkisinde kaldı!
Binlerce KKTC bayrağının altında görünmeyi mi acaba içine sindiremedi…
İyi de makam aracının forsunda da aynı bayraktan var!
Beğenmiyorsa onu da çıkarsın…
Zorla güzellik olmaz ki!
Bu arada Saray’da hummalı bir çalışma varmış…
Basıncıları yeni bir haber portalı kurmuşlar kadrolanıyorlarmış!
Artık anlaşılan gazetecilik de yapacaklar…
Hangi akıl hocaları böyle bir akıl verdiyse artık!
Belli ki basından çok hoşnut değiller…
Destekçileri var ama yeterli değil!
Saray’ın kaynaklarıyla basıncık yapacaklar…
Basın nasıl olurmuş gösterecekler!
Kadroyu güçlendirip kamuoyunda ses getirmeye çalışacaklar…
Saray’ın görevi bu mu olmalı!
Daha doğru dürüst basın bültenlerini bile ulaştırmaktan aciz olanlar şimdi kamuoyuna gazetecilik dersi verecekler…
 
 
 
 
 
Atatürk Meydanı ismi yasaklandı mı!
 
“Sayın Levent Özadam,
 Yazılarınızı ilgiyle takip etmekte ve hassas memleket konularını ele alışınızı da ibretle takip etmekteyim.  Herhangi bir siyasi oluşuma da yakınlık göstermeden yazılarınızı tarafsız bir şekilde yazmaya devam etmenizi takdir ediyorum.
Sizden bir açıklama-yorum beklemekteyim.  Aslında soruyu Twitter hesabınızdan da atmıştım ama yer kısıtlaması nedeni ile yetersiz kalmış olabilir.
 Yazılarınızı yazdığınız gazete de dahil olmak üzere toplumumuzda gerek satış tirajı gerekse internet okurlarının sayısı ile en üstte bulunan en az altı gazeteyi taradım.  Miting hakkındaki haberlerde miting alanının adının ısrarla “Sarayönü Meydanı” olarak yazıldığını gördüm.  “Atatürk Meydanı” isminden niye kaçınıldığını anlamakta zorlanıyorum.
 Az bir araştırma yaparsanız bu meydana “Atatürk” ismini verebilmek için Kıbrıs Türkünün İngiliz sömürge idaresi ile nasıl mücadele ettiğini görebilirsiniz.
 Soru şu: 
·         “Atatürk Meydanı” ismi kullanımı yasaklandı mı?
·         Bu hususta belli bir makamdan talimat mı var?
·         Haber TAK tarafından servis edildiği için tüm gazeteler 
oradan geldiği gibi alıp servis mi ettiler?
·         Eğer öyle ise bütün gazetelerdeki “EDİTÖRLER” uyuyor mu?
·         Sosyal medyadan yaptığımız uyarılar sizlere ulaşmıyor mu?
 Bu konudaki yorumunuzu merakla bekliyor olacağım.
Saygılarımla…”
 
(Dinçer ÇAĞIN)
 
 
300 bin Euro’yu kim ödeyecek!
 
Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece…
Ercan’da kamuoyuna yansımayan bir olay yaşandı!
CAS çalışanlarından bir kişi Corendom uçağına merdiven yanaştırırken büyük bir acemilik yaptı ve uçağın kanat kısmına çarptı…
Kanatın bir kısmı büyük hasar gördü!
300 bin Euro civarında olduğu söyleniyor…
Çalışanın aracı kullanma belgesi de yokmuş!
Ama yönetim tarafından koruma altına alınmış…
Basına yansımasın diye epey çaba sarf etmişler!
Bu yüzden sigortanın da kapsamadığı iddiaları var…
Konuyu takibe aldık herkesin haberi olsun!
 
 
Coşkun: Yıllık izne çıktım…
 
Şahinler Camii İmamı Turgut Coşkun’un FETÖ operasyonu çerçevesinde tutuklandığı haberleri son iki gündür basında önemli yer tuttu.
Polisin açıklaması ile birlikte böyle bir tutuklamanın olmadığı ortaya çıktı!
Ama işte sosyal medya bu habere fazlasıyla yer verince Coşkun ve ailesi sıkıntılı anlar yaşadı.
Turgut Coşkun hata sonu bize ulaşarak rahatsızlığını dile getirdi.
Her hangi bir sorgulama ya da tutuklamanın söz konusu olmadığını, aksine yıllık iznini kullanmak için Türkiye’ye gittiğini ifade etti.
Kamuoyunun bilgisine!
 
 
MESAJ KUTUSU
 
 
Sayın Mustafa AKINCI, ne olursa olsun, kim ne derse desin Cuma akşamı sizin de Lefkoşa’da Türkiye’ye destek verilen demokrasi mitinginde olmanız gerekiyordu. Bunu yapmayarak Türkiye’ye karşı tavırlı olduğunuz algısı ortaya çıktı. Umarız bunun geçerli bir açıklamasını kamuoyuyla paylaşırsınız!
Sayın Fikret ÇAVUŞOĞLU, Perşembe sabahı Ercan’da yaşanan uçağa çarpma olayını niçin basından saklamaya çalıştığınızı anlayamadık! Umarız sigorta olayında bize söylenenler doğru değildir. Sizden de bir açıklama bekliyoruz!
Sayın Kudret ÖZERSAY, Cuma akşamı yapılan Demokrasi Mitingi’ne destek vermeniz bazı kesimleri rahatsız ederken bazıları da destek verdiğiniz halde mitinge katılmadığınızı iddia etmeye başladı. Acaba niye rahatsız oldular dersiniz!
Sayın Ahmet BEŞERLER, radar cezaları iptal edilen torpilli vatandaşlar konusunda yazdıklarımızı dikkate alıp soruşturma başlattığınız için hassasiyetinizden dolayı teşekkür ederiz. Sonuçları merakla bekleyeceğiz…
Sayın Ali BİZDEN, Saray’ın basın bürosunun bir internet gazetesi kurduğu ve bazı gazetecileri de çatısı altında toplamaya başladığı yönünde ihbarlar alıyoruz. Hayırdır mevcut gazeteciler yeteri kadar etkili olamıyor mu yoksa!
Sayın Ozan CEYHUN, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği’nde TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun özel görevlendirmesiyle çalışmaya başladığınızı duyduk. KKTC’yi iyi tanıyan bir şahıs olarak aktaracağınız raporların çok önemli olduğu da ifade ediliyor…
Sayın Zafer NİYAZİ, UBP’li bir bakan ile aranızdan kara kediler geçtiği ve soğuk rüzgarlar estiğini öğrendik! Bu dargınlığın nedenleri siyasi kulislerde de tartışılmaya başlandı. Hayırdır hangi bakan sizi bu kadar kızdırmış olabilir ki!
Sayın Turgut COŞKUN, talihsiz bir şekilde basında gerçek olmayan tutuklanma olayıyla anılmanız muhakkak ki moral ve motivasyonunuzu olumsuz etkilemiştir. Olayın doğru olmadığının ortaya çıkması da işin sevindirici kısmı oldu değil mi!
Sayın Tahsin ERTUĞRULOĞLU, çok önemli ve hassas bir süreçte tam da konuşmanız gerekirken sessiz olmayı yeğlediniz. Bunu bir gerekçesi var mı yoksa bir süreliğine kabuğunuza mı çekilme kararı aldınız!
Sayın Suat GÜNSEL, yıllardan sonra vatandaş sizi bütün ekibinizle sokakta gördü ve kimisi beğendi kimisi de çeşitli olumsuz yorumlarda bulundu. Demek ki bundan böyle daha fazla halkın arasına girmek gerekiyor değil mi!
Sayın Muslu AKGÜNEY, bir dostunuz ile birlikte yeni bir haber sitesinde ortaklık yaptığınızı duyduk. Hayırlı ve uğurlu olur inşallah…Gazetecilik ruhunuzda var değil mi! Günluk köşe yazılarınızı merakla bekliyoruz!
Sayın Kemal Deniz DANA, ilaç yapımı için kullanılan kabinlerin gerçek fiyatının 30 bin civarında olduğu belirlenirken bu işin 100 bin TL’ye Türkiye’den bir firmaya verildiğini biliyor muydunuz! Yakında bakanlığın ihale dosyasını açıyoruz haberiniz olsun istedik!
Sayın Turgay ELSALICI, sizin de yıllar önce çok cüzi fiyata aldığnız Esentepe sahillerindeki  yüzlerce dönüm lebi derya arazinin mavi alan ilan edilmesiyle birlikte altın değerine ulaştığını söylüyorlar. Demek ki ileriyi gören bir iş adamısınız değil mi!
Sayın Özdemir BEROVA, Haspolat’ta bakanlığınıza bağlı bir dülger atölyesinin bir iş adamına peşkeş çekilmeye çalışıldığı yönünde ihbarlar geliyor. Bu arada bazı sözler de tutulmadığı diye duyduk haberiniz olsun istedik!
Sayın Sami OSMANLI, eski dostlarınızdan ciddi sitem dolu mesajlar alıyoruz. Nedense son günlerde telefonlara bile cevap vermediğinizi iddia ediyorlar. Ayrıca makamların geçici olduğunu da ifade ediyorlar bilesiniz!