CTP’Lİ 5 belediye başkanının su protokolünü imzalaması sanki de olay oldu!
Burada haksızca CTP’ye yükleniyorlar…
CTP dağılmaya başladı diyenler bile var!
Ne alaka ise artık…
CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat üstüne basa basa söylüyor!
“Makul fiyat olsun” diye…
LTB’nin belediye meclisi üyeleri aslanlarına bakmayın siz!
CTP yetkili organları su konusunda toplandı ve ortak bir noktada buluşulmadı…
Belediye başkanları da serbest bırakıldı!
Doğru bir tavırdır bu çünkü su konusunda her belediye diğerleri kadar şanslı değil…
Mehmetçik Belediye Başkanı Cemil Sarıçizmeli’yi takdir ettim…
Dün telefonla arayıp partiden tepki var mı diye de sordum!
Yoktu çünkü o bölgeler su konusunda fakir bırakılmış yerler olduğu için CTP’li de olsa başkanların bu suyu almama gibi bir lüksleri yok…
CTP en azından bu konuda hassasiyet göstermiş ve 5 belediyeleri suyu kabul etti diye maraz filan etmiyor!
Doğrusu da bu zaten…
Mehmetçik su fakiri olduğu için özel işletmelerden tonunu 8 TL’ye alıyormuş 2 TL’ye satıyormuş!
Yani ciddi olarak zarar ediyormuş!
“Şimdi 2.3 TL’ye alıp, 5 TL’ye satacağız ve kar da edeceğiz” diyor!
Hesap bu kadar basit…
İhale Ankara’da açıldığı için kıyamet koptu…
Burada ahali haklı!
KKTC’deki suyun işletmesi için niçin Ankara’da ihale açılıyor?
Lefkoşa’da açılsa bir yerleri mi eksilirdi!
Zaten ortalık iyice gerildi, millet çatacak bir yer arıyor alın size yeni bir tartışma…
Elbette bunun geri dönüşü olmaz!
Biz olayı o kadar tartışma konusu yaptık ki Ankara bizim nazımızdan niyazımızdan bıktı usandı…
Ama bu ihale burada açılmalıydı ve hatta Türkiyeli hangi şirketse bu suyu yönetecek yanına bir de yerli şirket monte edilmeliydi!
“Protokol gereği böyle oldu” demek acizliktir, teslimiyettir..
Benim asıl üzüldüğüm nokta şu;
Vana arızası ne oldu kimseden bir haber yok ama şu anda tartışılması gereken suyun fiyatı, işletmecisi filan değil, ekonomiye nasıl katkı koyacağı olmalıydı!
Kısır bir döngünün içinde birbirimizle didişmekten başka bir halk ettiğimiz yok…
Oysa bu su adaya hayat getirecek, rengini değiştirecek bir nimettir!
Biz olayın sadece siyasi yönüyle ilgilendiğimiz için her birimiz bal yapmaz arılardan başkası değiliz…
Ortada ciddi bir boşluk olunca da doğal olarak birileri bunu dolduruyor ve sonra suçlu onlar oluyor!
Kendimize gelelim lütfen…
 
 
Başsavcılık harekete geçsin!
 
Cumhuriyet Meclisi’nde yaşanan malum son olaylar…
Seviye yerle bir olmuş, millet birbirine hakaret ediyor!
Kimsenin gıkı bile çıkmıyor…
Oysa Meclis tüzüğüne göre seyirci locasında oturanlar değil eylem yapmak konuşamaz, el kol hareketi bile yapamazlar!
Bunlar ağır hakaret suçlarına girer…
Tüzük var ama kimin umurunda!
Millet canlı yayınlarda film gibi izleyip kuru yemiş yiyor…
Bizim Başsavcılık sanırım biraz ağırdan alıyor, ya da görmemezlikten geliyor!
Devletin makamlarına ‘hoşt köpek’ diye nara atanlar burada ama devletin saygınlığına sahip çıkması gerekenler yok işte..
 
 
Akıncı’ya hatırlatma!
 
“Onları bertaraf edin ki, kendi irademize sahip çıkalım.
Cumhurbaşkanı seçilmeden önce bu topluma bir vaadiniz vardı. Bu "4 Boyutlu Siyaset" isimli seçim broşürünüzde belirttiniz
Bu konuda "öncülük" görevi üstleneceğinizi, özne olmamız ve kendi irademize sahip çıkmamız gerektiğini bizlere siz beyan ve taahhüt etmiştiniz.
Şimdi işte o vaadinizi yerine getirmenin ve öncülük etmenin zamanı geldi.
"Koordinasyon Ofisi" ile ilgili yasayı Anayasa Mahkemesi'ne gönderin.
Oradan bir sonuç çıkmasa bile yine de bu yasayı "YAYIMLAMAYIN, YÜRÜRLÜĞE KOYMAYIN"
Çekinmeyin, çünkü yayımlamadığınız taktirde bunun hukuki bir müeyyidesi yoktur (Mad.146).
Bu hukuksal boşluğu her ne pahasına olursa olsun TÜKENMEKTE OLAN HALKINIZ VE ONUN İRADESİ için kullanınız.
Halkınızın iradesi ve yararı için buna mecbursunuz…”
 
(Barış MAMALI)
 
 
 
Sendikanın paraları nerede!
 
“Günaydın sabah sabah Daü Bir Sen’in 2015- 2016 hesabına baktım 140.000 TL toplanmış…
20.000 TL gider 120.000 TL hesaba yatmış ve de faizde”
“Allah Allah biz sendikaya 17 senedir yani 1997,den beri para veriyoruz kasada beş kuruş para yok bu nasıl iş ?
Bir Allah’ın kulu da çıkıp Sayıştaylığa suç duyurusunda bulunmadı, yönetim de hesabını veremedi!
Ne zaman birileri sorsa Ankara, cenazelere çelenk diyorlar!
 Allah aşkına bunlara ne kadar para harcandı adamlar geleli daha ne kadar oldu 140.000 TL kasaya para koymuşlar”
Artık DAÜ DE TEK SENDİKA ADI ALTINDA BİRLEŞME ZAMANI GELDİ, nedir bu Allah aşkına…
3 tane sendika var!
1000 küsur insan var üç dört sendika ona ver buna ver usandık paranın nereye gittiği belli değil.
TEK SENDİKA OLSUN adı da DAÜ ÇALIŞANLARI SENDİKASI OLSUN…
 Amblemini de birileri çizer artık…”
 
(Halil KURT)
 
 
MESAJ KUTUSU
 
 
Sayın Faiz SUCUOĞLU, Mağusa Devlet Hastanesi’ni denetlemek için kadrolu olmayan 4 müfettiş gönderilince sendika huysuzlanmaya başladı. Yasala göre geçici işçi ve memurlara müfettişlik görevi verilmiyor, haberiniz olsun istedik!
Sayın Halil TALAYKURT, Merkezi İhale Komisyonu Başkanlığınız hayırlı ve uğurlu olsun. Çok sorumluluk isteyen bir makama getirildiniz, hassasiyet gösterip devletin paralarını heba ettirmeyeceğinizden kuşkumuz yoktur!
Sayın Günay ÇERKEZ, su ihalesi Ankara’da açılınca haklı olarak siz de epey sitem etmişsiniz. Şimdi size düşen görev birkaç yerli şirketin işbirliği halinde Ankara’daki bu ihaleye katılmaktır! Madem hükümet dik duramadı sıra sizde!
Sayın Sibel SİBER, dünyaca ünlü yayın kurulu CNN’de kadın liderler arasında yer almak hem de KKTC devleti ibaresi ile bunun tüm dünyaya duyurulması paha biçilmez bir kazanımdır. Bunu iyi değerlendirmek lazım  değil mi!
Sayın Aşkan İLGEN, halkın iradesinin temsil edildiği Cumhuriyet Meclisi’nde devletin makamları ayaklar altına alınıyor ve Sarayönü’nden hala ses yok! Bu tür olaylara sessiz kalınırsa ileride daha büyüklerinin olma ihtimali fazla!
Sayın Birikim ÖZGÜR, demek ki bundan böyle kemin elinde şişe varsa en az 50 metre uzaktan geçeceksiniz! Devletin memuru böyle tehditler savurursa sokaktaki ne yapmaz ama! Kamunun içler acısı halleri bu olsa gerek!
Sayın Gencay EROĞLU, yani bu kadar da alıngan olduğunuzu bilmezdik! Yılların tecrübesi olarak daha hoşgörülü ve kucaklayıcı olmanız gerekiyor! Odanızın bütün eşyalarını yenileseniz kime ne yani!
Sayın Asil NADİR, değme genel yayın yönetmenlerine taş çıkarttığınız söyleniyor. Bu arada toplantılarda bazı çalışanlara fırça çekmeye de başladığınızı duyduk. Tavsiyemiz meslektaşlarımızı fazla tedirgin etmeyiniz ki doğal çalışsınlar!
Sayın Cemil SARIÇİZMELİ, su konusunda aldığınız olumlu karar sadece bölge halkını değil bir çok partilinizi bile derecesiz memnun etti! Aslında bir çoğu bu suyu bu fiyattan istiyor ama bir türlü dillendiremiyor!
Sayın Kemal Deniz DANA, larva ile mücadelede kullanılan ilaç ihalesi adrese teslim ihale olduğu için Merkezi İhale Komisyonu tarafından ertelendi! Biliyoruz epey yoğunsunuz ama bu işte bir bit yeniği var bilesiniz!
Sayın Ahmet SENNAROĞLU, Büyükkonuk’ta Gürsöz ailesi için başlattığınız yardım kampanyası yerinde ve olumlu bir karardı. İyi günde insanın yanında herkes olur ama insanın ayağı bir kez çukura düşmesin değil mi! Tebrik ederiz…
Sayın Nazmiye ÇELEBİ, Trafik Dairesi’ni bir türlü kuramadığınız ve sıkıntı yaşanmaya başlandığı yönünde şikayetler gelme başladı. Bu arada bir mahkeme davası için herkes sizi bekliyor ama bir türlü gitmiyormuşsunuz!
Sayın Ahmet Melih KARAVELİOĞLU, şimdi de üniversite işine merak saldığınız ve bir üniversitenin bir iş adamına satılması için aracı olduğunuzu öğrendik. İlgi alanlarınızın bu kadar geniş olduğunu bilmiyorduk doğrusu. Ticaretten iyi anlıyorsunuz değil mi!...
...
Sayın Candan AVUNDUK, hellim konusunda ne kadar hassas olduğunuzu biliyoruz ama süt tozu konusunda da Cidde endişeler olduğunu yabana atmamak gerek. Zira özellikle Rum kesiminden kaçak yollardan ciddi miktarlarda Kuzey’e süt tozu geçiriliyor!
Sayın Hasan TAÇOY, atama kontenjanları konusunda bir kez ortaya laf atıldı ya artık bundan kurtuluşunuz yok! Bari başbakan ile görüşün de bir iki kontenjan versin, eleştiriler boşa gitmesin! Nasıl fikir ama!
Sayın Mehmet HARMANCI, su konusunda akıllı sayaçlara geçilmesi için Türkiye’den broşürlerin bile belediye deposuna getirildiğini duyduk. Mantıklı bir sistem ama eğer sayaçların bedelini vatandaşa yüklerseniz vay halinize!
Sayın Meryem ÇAVUŞOĞLU, yoğunluk nedeniyle kahve içmeye bu hafta gelemedim ama haftaya söz veriyorum. Bu arada kurumda ağırlığınızı hissettirmeye başladığınızı da memnuniyetle öğrendik…
Sayın Ahmet ARSLAN, Merkez Kaymakamı olduktan sonra gördüğümüz kadarıyla ziyaretlerin ardı arkası kesilmiyor! Hele bunlar sosyal medyada paylaşınca vatandaş kızıyor bilesiniz! Biraz da iş yapmak lazım değil mi!