banner151
banner174
Behiç Anibal
Behiç Anibal
Yazarın Makaleleri
K.Kaymaklı'da kurban yayalar..
Ülkemizde çok uzun yıllardır, trafik çok büyük bir sorun. Mühendisliğin neredeyse sıfır olduğu yollar, çıkılan ihalelerde, yapılması gereken işlerin neredeyse tamamının yarım yamalak, tamamlanmadan bitti denilip trafik uygunluğuna bile...
Neyi takip edeceğimizi şaşırdık…
Gün içinde fırsat buldukça, haberleri takip ederiz. Olabildiğince memleketten haberdar olalım da, her an değişen ortamı belki yakalarız diye bir uğraş aslında bu. Merak edilen, insanlık için daha iyi bir dünya yaratacaklar da kaçırmayalım...
Az önce marketten çıktım…
Evet az önce marketten çıktım, dünyanın en vahşi sistemi tarafından soyuldum. Bu sermayedarların dünyası ile kurulmuş bir sistem, bu kapitalizm evet bu bir soygundur diye bağırmak istedim, ve yaptım. Kasada ki emekçi kardeşimizle birlikte,...
Haydi çocuklar kantine…
Okullar açılırken, çok sorunlar yazıldı, söylendi. Her sorun için öncelikle, ilgili bakanlığa daha sonra daha üst mevkilere, ulaşılmaya çalışıldı. Anlatıldı da yine de elle tutulur gözle görünür gelişme göstermeksizin, okullar açıldı....
Bir diyalog…
Bu gün yaşayan ve zihni sosyal, ekonomik, siyasi, kültürel, tarihsel raflarla dolu, yaşı gereğe çok şeyler görmüş geçirmiş, bir değerli abimizle muhabbet ettik biraz. Hal hatırdır, evladı, torundu derken, günümüz şartlarının gündemi...
Bir şey de düzgün gitsin..
Bir gün de, o kadar çok yolunda gitmiyor bu ada da yaşam ki, içi sıkılıyor insanın, istemsizce tepki veriyoruz ‘'bir şey de düzgün gitsin'' diyerek. Her değişim elbet de sancılıdır, yalnız kırk küsür yıl süren değişim...
Yolun sonu nereye çıkıyor?
Peşi sıra gelen ve ardı arkası kesilmeyen sarsıntılar yaşıyoruz. Pandemi sonrası yaşadığımız gelişmeler, iyiye doğru değil,ki zaten yaşayarak her birimiz anlıyoruz bunu. Tedarik sıkıntıları ile gelişen sayısız sorun oluştu, mesela...
Hoş geldiniz….
Geleneklerimiz var bizim, gelen yabancıda olsa yedi kat, hal hatır sorar hoş sohbet yaparız en kötü ihtimalle. Bu gelenekselcilik var var olmasına da, hafif de bir adım geride dururuz hani, ne olur ne olmaz. Hanemize almadan bir göz gezdiririz yabancıya,...
Kimin ne yaptığı bizi ilgilendirmeli mi?
Bu konu çok uzun uzadıya cevaplara gerek duymaz. Cevap net ve tekdir o da her kes işine baksın demek yeterlidir. Bu cevabın duvara tosladığı bir yer vardır ki! bu konu irdelenmeye ve daha da ileri, çıkan problemlere formüller gereklidir. İşte...
Önemsenmeyenler
İçinde insan olan her bir yapı, tüm olumsuzluklara karşı doğası gereği direnir. İçinde insan olan derken ne demek istedik? Yapılan her eylemde, düşünülen her düşüncede ya da bir şekilde hayata geçmesi mümkün fikirlerin, merkezine insanı...
Notre Dame’ın Kamburu
Eserde ClaudeFrollo adlı bir papaz katedralin önünde bir bebek bulur. Çok çirkin bir bebek olduğundan ona Latinde'de ‘'eksik tamamlanmamış adam'' anlamına gelen Quasimodo ismini verir. Yaşı ilerledikçe Quasimodo katedralde...
Global kaos
Pandemi var mı? Yoksa yaratılan bir şey mi? Bu hep bir bilinmez olarak belki de hayatımız da kalacak, ya da bir sonuca varılıp her kafadan bir açıklamalar gelecek, bu kısım bilimin kısmı sonuç ne isterse olsun, yine global hiyerarşinin hangi...
Kavga rant kavgası..
Şu siyasilerin kavgası da, kaygısı da memleket değil bunu az çok anlamışsınızdır. Kaygı da kavgada rant, sermayedara en yakın duran yine sermayedarı besleyen yerden ranta oturacak, verilen kavga budur. O kadar korku dolular ki, memleket için...
Tek başınalığa çağrı...
Genel seçim süresince, tek başına iktidar olmak isteyen UBP, birlikte geleceğe yürüyeceğiz diye çağrılar yapıp, halktan tek başınalığın koltuğunu istiyordu. Öyle bir tek başına ki, tek başına olma yetkisini istediği halktan bile ırak,...
Rejim değişir mi?
Hazır ortalık karışık, bu sebeple ortalık dinmeden, bu halk her şeyi unutan bir yapıda zaten, daha birini hazmedemeden diğerini vermek daha iyi olur diyerek, bir elden ne varsa yapılması gereken yapılıp, sonra uzun tatili hak eder mi bu hükümet?...
Elm sokağı kabusu..
Tarihten günümüze literatüre girmiş türlü işkence metotları var, öyle korku dolu olanlar var ki! Okurken ve ya her hangi bir canlandırma olarak görselini izlerken, mideniz bulanır, tüm vücudunuz ürperir, baş dan aşağıya titrersiniz. Bu...
Liberallerin solculuk hareketi..
Belediye reform yasası bin bir kavga ile elini kolunu sallayarak geçti genel kuruldan, zaten daha farklı bir sonuç ta beklenmezdi. Emekçi meclis önünde sabahlara kadar bekletildi, kah gerginlik başlığı altında itiş kakış oldu, kah sloganlar...
Kimden korkuyorlar?
Sokaklar ısındı yine, belediyeler reformu dedikleri ancak hiçbir anlamı dahi olmayan yasanın, hakiki yansımasını yaşayacak olan, en küçük sarsıntıdan bile etkilenip, tüm emeklerini yaşamak için harcadıkları, ekmek teknelerinin ellerinden...
Çok kaygı taşıyan zamanlar
Uzun süredir takibi neredeyse zor bir dönem içerisindeyiz, şaibeli seçimler, kurultaylar, lego gibi kurulan bozulan hükümetler, değişen bakanlar. Peşi sıra gelen zamanlar, arkası kesilmeyen alım gücü kaybı, nereden tutsak elde kalan bir süreç....
Tanıdık mı?
Bir sporcumuz, ki daha önce bir çok sporcumuz ve sanatçımız bu ülkeyi bir çok dalda başarı ile temsil ettiler. Ve bundan sonrada bir çok dalda, bu ülkenin içinde ki ulaşılmaz imkanların varlı ile yani imkansızlık içinde, kendilerini yetiştiren...
Sanatla kalın…
Her şeye rağmen sanat varsa, umut hep vardır demektir, çünkü sanat yanan ormanda yeşeren bir yapraktır, çünkü sanat karanlıktaki tek ışıktır, sanat kendi başına yaratılışın sırrıdır, sanat kainatken, başını çevirip baktığın...
Sen hiç saat tamircisi gördün mü?
En küçük detayların bir araya gelerek oluşturduğu bir mekanizmadır saat, ama bu saatler en enderlerdir, pil ile değil kurularak çalışanlar, otomatik mekanizma derler adına. Bu saatlerin bir kişiliği vardır, her biri sahibinin varlığını...
Uçmayan uçurtmalar…
Bilirsin uçurtmanın keyfini en az bir kez yaşamış, yada onu uçarken ipin ucunda ivmelenmesini izlemişsindir. Adı üstünde rüzgarı doğru şekilde karşılar, rüzgarın dalgası ile havalanır, ipi elinde onu kontrol edersin. Eskiden bizim çocukluk...
Etik olabilmek….
Etik değerler çok duyduğumuz ve de artık çağımızda neredeyse yok denebilecek kadar az olan, belki de insanlığın en önemli değeri veya yazılı olmayan en güçlü yasası. Etiklik sosyal kültürel ve temelinde aile bireyleri ile öğrenilen...
Ah şu patronlar…
Her kes hayata sıfırla gelir, ancak kimisi kaz tüyü yastıklarda uyur, kimisi el doldurması yorganlar üstünde, sonra yaşamsal faktörlerle birleşenbir çok olgu ile biçimlenerek, koça bir hayata dönüşür. Bu zaten bildiğimiz bir süreç, hayatımız...
Ufukta görünen geldi…
Uzunca süredir neredeyse dayatma olarak her gelen hükümetin önüne düşen belediyeler reformunun, ne kadar sıkıntı, eksik, alt yapısız ve de peşkeşe dayalı bir reform olduğunu yazdık çizdik, konuştuk söyledik. Ve bunu yaparken doğacak mağduriyetleri...
Kim kime ne demiş?
Zaman zaman olan bitenden daralan insanın, çıkış yolları arayan beyini insanı bildiğinden, sakinliğinden, mutluluğundan uzaklaştırıp agresif bir durumun içine iter. Çoğu zaman en sevdiklerini bu içinde bulunduğu durumun rehaveti ile kırıp...
Yine arapsaçı…..
Ülke neredeyse kendi haline, çarpa büküle, dümensiz kontrolsüz, yolun akışına ve virajına gidiyor. Emekçi hiçbir güvencesi olmadan, bu ülkenin içerisinde her darbede savrulup bir taraflara çarpıyor. Devlet ise sanki başka bir ülkenin hükümeti...
Özellikle özelleştirme…
Ülke kötü yönetimin getirileri olan, kötü atamaların ve o atamaların iş bilmezleri müdür ve ya sorumlu yaptığı ortamlarda, ki bu ortamlar kamudur. Kötü giden iş düzeni, sistemsizlikle birlikte yıllarca batağa sürüklenmesine izin verilip....
Birinci kural konuş ve kaideye alma…..
Neredeyse her haneden kıyamet hakaret ve söylevler çıkıyor, kime selam versek ‘' nasıl olacak bu işler?'' gibi karşılık geliyor. Bu en yazılabilen söylevlerden, anlamışsındır sen sayın okur. Bir iki kelam edebiliyorum dostlarla,...

banner161

banner168

banner162

banner50

banner164

banner146