banner165
banner174
Behiç Anibal
Behiç Anibal
Yazarın Makaleleri
Ne alakası var?
Sosyal medyaya öylesine gezinirken bir arkadaşın günümüzün olumsuz şartları özetleyen bir yazı paylaşmış. Yazı çok ta mühim değil, hepimiz yaşadığımız zorlukları kendi üslubumuzla eleştiriyoruz. Tabi doğru kelamla, bu arkadaş da...
Sizi oraya koyanlar yine sizi oradan indirecek
Ülke malumunuz, çokça kötü bir gidişat neredeyse gözle görünmeyen az da kötünün iyisi, yani iyi diyebileceğimiz hiçbir şey yok neredeyse. Bu kötünün iyisi dediğimiz de her şeye rağmen sanatçıların ya da bu ülkeye değer verip, anlam...
Nelere mal olduğunuzu anlıyor musunuz?
O kadar yüksek ki gerginlik, herkes herkesle dalaşır durum da, kimileri suçluluk duygusu ile kahrolmakta, kişisel çıkarları neticesi bile olsa kullandıkları oyun tercihi neticesi yüzünden, elim kırılsaydı diye dert yananı da çok gördüm....
Tv bile izleyemezken….
İleri medeniyetler, daha ileriye doğru bakıp, yolda görmüş oldukları ve insanlık için değil yalnız; tüm dünyayı yaşama daha elverişli bir halde korumak için ilerlerken, engelleri aşmak için mücadele ediyorlar. Bu bağlamda en büyük hedeflerden...
Her şeyiyle hazır, neyi bekliyorlar?
Bizim gündemimiz hayli yoğun, geçim derdi söz konusu olunca, sık boğaz edilen halklar başka şey görmez olmuş bir durumda iken, göremediğimiz, işitemediğimiz yerlerde neler oluyor? Bu gerçekten merak konusudur. Özellikle ülkemiz felaketten...
Alıştırılmış kaos….
Uzun zamandan beri süren bu kaotik ortam, her gün peşi sıra gelen zam haberleri, yabancı uyruklu ve de adaya öğrenci adı altında gelen suç çeteleri, son iki yıldır hayatımızda ki tüm kaygılara sebep olan korona virüsünün aslında bizi,...
Kimin ne inandığı, neden birilerinin umurunda?
Büyük bir felaketin daha, olayın doğası gereği peşi sıra gelen yağmurun varlı ile bastırılan alevlerin, son dokunuşlarını yapıp geride kalmasını izledik. Bu büyük yıkıma ve yok oluşa sebep olan yangın felaketinin ardından geriye cevaplanması...
Bahtsız ülkenin, kaderi yöneticileri…
Yıl 1995; tanık olduğum ve bizzat müdahalesinde kendimce bulunduğum ilk yangın felaketiydi. Zemin ve hava şartları insan eli ile birleşince bu felaket kaçınılmaz bir sonuçtu. Bilinçsizlik hat safadaydı, koordinasyon yoktu, ekipman iki el, bir...
Dün dün de mi kaldı gerçekten?
Bu değim bir çok insanın değimidir, ve de önemli bir meseledir bir çok şeyin anlam kazanmasına sebep olur. Gerçi anlamdan ziyade deyim yerinde ise herseyin sebebi dündür. Var olmak bile dünün eseridir bu gerçekle yola çıkarsak, dün dündür...
Geri ve gerici orta doğu..
Dinler insanlığın, imandan uzak gerici, insani kültürden uzak kültürleştirilmeye zorlanan, bölen, öldüren, hiç bir kitapta yazmayan ancak birilerinin sapkın zihni ile rüyalarında gördüklerini, insanlığa mal edip tüm hayatı imansız inanmaya...
Gergin sancılı, umut yoksunu bekleyiş..
Uzun süreden beri, piyasaları altüst eden bir seri kombinasyonun, peşi sıra dev dalgalar gibi gelen etkileri, yorucu atlatması neredeyse imkansız bir takat meselesi olan, hayatta kalma savaşı git gide daha da zor hale gelirken, bir bir düşüyor...
Her kes mi sus pus?…
Ve her kes sustu, maaşlara yapılacak zam beklenmekte, bütün derler bitecek sanılan, hiç bir amaca ulaşmayacak beklenti. İki gün önce yandık, bittik diyen her kes sustu bekliyorlar maaşlar ne olacak diye, maaşlara yapılacak zam sözü duyulurkenden...
Neden olmaz?
Sorular sormak! Evet sormak sorgulamak, bunlar erdemli insan işidir. Bildiğini idea edenler zaten sormaz, o kadar uzaktır ki zihni bilmekten kendini bile bilememenin getirdiği, bir acayip haldir ben bilirimcilik bir değişik ruh hali az biraz komplekstir...
Ahlak lazım biraz…
Immanuel Kant 'Ahlaki bir eylem nedir?” sorusuyla ilgileniyordu. Kant'ın bu soruya verdiği cevap ''ödev ahlakı'' adıyla felsefede çok büyük bir yere sahiptir. Bir davranış yapılmadan önce o davranışın yapılış...
Öğrenmek güzel şey….
Daha önce de belirtik bir çok kez, insan doğal bir varlık değildir, kültürel bir varlıktır. Bu ne demek peki? Kültürel varlık olmak ne gerektirir? Bu soruların en keskin ve net cevabı, insan öğrenerek yaşar içgüdüsel yaşam insani değidir,...
Utanç ve kötülük…
Platon bir filozof, Sokratın öğrencisi, Platon Acedamia ile ilk üniversite kurucusu, bir medeniyetin önemli taşlarından biri, çok övgü ile bahsetim değil mi? Ancak bir çok fikri beni düşüncesel olarak rencide eder bu filozof. * * * Devletten...
Medeniyetin yolu…
Dünya da siyasetin her alanından yönetimler gelip geçmiş, yenileri üretilip çeşit türlü hukuku ve sistemi üretilerek yönetimler devam etmiştir. Medeniyet yolunda yürümek, zor şartlardan geçmeyi gerektiren, akla dayalı yöntemler üreterek...
Derhal…
Global bağlamda dünyayı etkisi altına alan ekonomik sarsıntılar, sosyal devlet yapısını oluşturmayı başarmış, kamu bilincini ve sorumluluklarını yerine getirmeyi ödev haline getirmiş halklar, bu sarsıntıları hafif bir hissiyatla geçirirken,...
Yalnız ekmek kavgası değil, onurlu yaşam mücadelesi bu artık
Emekçinin ağrına gidiyor artık, emeğinin beş para edildiği bu çürümüşlükte, ekmeğinin kavgasını vermiyor yalnız, onurlu yaşayabilmenin de kavgasını veriyor. Bulaşmadan yalana, hırsızlığa, binbir tür belaya karışmadan, ekmeğini...
Mecliste biri mi var?
Kim ne yapıyor belli değil, her yerden isyan naraları geliyor. Peşi sıra eylem çağrıları, gerçekleşen küçük küçük eylemler birer artcıl gibi sanki. * * * Muhatabı yok, sanki o meclisin duvarlarının arkasındaki karanlık, boş ve bir...
Boş vermişlik ve umursamazlık…
Yapılmış, yapılmamış, anlaşılmış, anlaşılmamış, olmuş olmamış, varlık, yokluk, adil ve ya değil, eşit ve ya değil vs bu çok uzun bir liste halinde uzar gider. Hayatımızın her anında, işte, evde, yemekte, eğlencede, siyasi ve ya...
Merhamet…!
Belkide insanı insan yapan en büyük insani elementlerden, eşsiz ve yegane olan merhamet. Eski düşünür ve filozoflar ki bu İsa'dan önce olan, bilinen bir kaç eserin günümüze gelmiş hali ile, günümüze ulaşmayı başaran, söz ve düşüncelerinden...
Eller önde kenetli, baş yerde….
Önce emekçiyi, yorgun, ezilen, yalnızca bir şirket kapitali olarak görülen, yaşamak için en zor şartlara itilen, sanki lütfenle ekmek verirmiş gibi, el pençe divan durdurulan emekçi, teri dışarı, tüm umutları tükenirken bir bir, göz yaşı...
Ne biçim?
Gerçekten ne biçim? Hani bazen olur da bişeyler bize aksi geldiğinde, kendi kendimize; yani o esnada, beyin seri cevaplar ararken olan olaya, bir soru sorup rahatlatırız arayışı, bir nevi alan ve ya zaman yaratmak için bir hamle bu. Son süratle...
Cebe Liberaller…
Liberalizm, Bireysel özgürlük, üzerine kurulan bir siyasi felsefe veya dünya görüşüdür. Bireysel özgürlük ve bireysel haklar düşüncesiyle yola çıkan liberalizm, daha sonraki yıllarda farklı türlere bölündü ve bireylerin eşitlik ilkesinin...
Karanlığın gözleri… Solculuk!
Var olan sosyal hiyerarşiyi kaldırmak isteyen ve zenginliğin eşit dağılımını destekleyen politik hareketlere karşılık gelen terimdir. Emek-sermaye çelişkisinde emekten taraftır. İnsan merkezlidir, odağına din, ırk, milliyet, cinsiyet vb....
Siyaset (2) Sağcılık...
Toplumsal hiyerarşiyi veya toplumsal eşitsizliği kabul eden veya destekleyen siyasal duruş veya etkinliktir.Toplumsal eşitsizlik, sağcılar tarafından; ya milletsel/ırksal farklılıklardan, ya dini ve inançsal piyasa ekonomisindeki farklılıklardan,...
Siyaset (1)
Faşist; İlk olarak İtalya'da Benito Mussolini tarafından oluşturulan, otoriter devlet üzerine kurulu radikal bir aşırı milliyetçi politik ideolojidir. İlkeleri ve öğretileri, La dottrina del adı altında Giovanni Gentile tarafından yazılmıştır....
Çok yaşa baba!
Bir zamanlar sn Rauf Denktaş Lefke'de konuşma yapıyor, muhalif biri var salonda. O zamanlar da sn Denktaş'a baba derdi onun siyasetini benimseyenler, ancak bu muhalif arkadaş başlamış ‘'çok yaşa baba'' diye haykırmaya,...
Daha zor günlere…
Sosyal, ekonomik, siyasi ve daha bir pek çok konuda inanılmaz zorluklar ve yıkıntılar arasında ilerleme çalışıyoruz, değişim rüzgarları bizi temellerimizden sarsarken, bir o kadarda hayata tutunmamızı zorluyor. Evet artık son rahlede gelinen...

banner161

banner168

banner162

banner172

banner171

banner50

banner164

banner146