Ulusal Birlik Partisi artık eski Ulusal Birlik Partisi değil. Gerçi bugün baktığımız zaman hiçbir parti artık eskisi gibi değil.

Tüm partilerde parti içi sıkıntıların yanı sıra bölünmeler de başlamış durumda. Bu bölünmelerin ana nedeni fikir uyuşmazlığı değil elbette. Bu bölünmelerin ana nedeni 'iki cambaz bir ipte oynamaz' olayıdır.

Evet Ulusal Birlik Partisi artık birlik olmaktan ötede.

Genel Başkan İrsen Küçük’ün milletvekilliği yarışını kaybetmesi parti içi dengeleri tamamen değiştirmiştir. Artık güç bende hesabı ayni parti içerisinde mücadele eden kişilerin bir biri ile savaşa girmesi partilerin var olan güçlerini de yok etmiştir.

Şimdilerde Genel Başkanlığa gözünü dikmiş birçok vekilin adı ortalığı sarmış bile.

Kim Genel Başkan olur kim olmaz orasını bilemem ama baktığımız zaman Nazım Çavuşoğlu’ndan Sunat Atun’a Faiz Sucuoğlu’ndan Hüseyin Özgürgün’e kadar tüm vekiller Genel Başkan koltuğuna bugünden oturmaya hazır durumda. 

Hepsi o koltuğa oturmaya hazır da acaba İrsen Küçük o koltuğu bırakmaya hazır mı işte asıl soru budur.

Kaybetmeyi kabullenmeyen bir Genel Başkanın neler yapıp yapmayacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Aldığımız duyumlara göre koltuk kavgası olmasın diye Genel Başkanlık görevini yürütmeye niyetli olan İrsen Küçük, olası bir koalisyonda dıştan bakan atanmaya bile razıymış.

Tabi kaybetmenin verdiği psikolojik çöküntü ile savaşı kaybettiğini halen kabullenemeyen İrsen Küçük için hayallerinin yıkım notası olan erken genel seçim istediği sonucu getirmemiştir.

Eroğlu gibi güçlü bir faktör varlığını sürdürdüğü müddetçe bu yarış artık bitmiştir.

Tüm müdahalelere rağmen Eroğlu kendi büyüttüğü ve güçlendirdiği partiden sırf İrsen Küçük yüzünden uzak kalmış ve hayatında ilk kez farklı bir partinin güçlenmesinde büyük rol oynamıştır. Hal böyleyken olası bir koalisyonda her ne kadar İrsen Küçük varlığını korumaya çalışsa da Cumhurbaşkanı faktörü her halükarda devreye girecek ve İrsen Küçük’ü yeni kurulacak kabinenin dışında tutmayı başaracaktır. Yani İrsen Bey dıştan atanacak bakan hayalini şimdilik unutmalıdır.

Genel Başkan için Eroğlu’nun bir zamanlar prensi diye addedilen fakat sonradan yollarını ayırdığı Sunat Atun’un halen Eroğlu için özel bir yeri var. Yani her ne kadar beklentiler yeni bir yüzde yoğunlaşsa dahi Sunat Atun isimi hem Eroğlu hem de Türkiye için öncelikli isimdir.

Seçim sonuçlarından sonra kendi iç muhasebesini yapan Ulusal Birlik Partisi yavaş yavaş yaralarını sarmaya başlayacak mı yoksa yaraları daha da derinleşecek mi işte Genel Başkan’lık seçiminden sonra ortaya çıkacaktır.