ABD Merkez Bankası olarak bilinen FED’in, görev süresi Obama tarafından 2009’da uzatılan Başkanı Ben Bernanke’nin görevi önümüzdeki ocak ayında sona eriyor. FED’in yeni başkanı nasıl bir aday olmalı tartışmasına bugün Nobel ödüllü, Amerikalı ekonomist Joseph Stiglitz de katıldı.

Stiglitz bugün yayınlanan makalesinde, Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Hindistan ve Türkiye gibi ülkelerin merkez bankalarının, başıboş bırakılan piyasaların her zaman etkin ve kendi kendini düzenler durumda olamayacağını tecrübeyle öğrenmiş oldukları için 2008 Krizi’nden korunabildiklerini belirtiyor.

Stiglitz, FED’in yeni başkanının ekonomiye ivme kazandırmak için sıradan Amerikalılara, küçük ve orta büyüklükteki şirketlere kredi sağlayacak mekanizmaları işletmeyi amaçlayan adaylar arasından seçilmesi gerektiğini vurguluyor. Ekonomist makalesinde her zaman yaptığı uyarıyı tekrarlıyor: Piyasayı “bırakınız yapsınlar, bırakınız gitsinler, bırakınız geçsinler” anlayışı ile yönetmek yeni bir krizi kaçınılmaz kılacaktır.

Stiglitz, 2008 Küresel Ekonomik Krizi’ne çare olarak uygulanan kemer sıkma politikalarının krizdeki ekonomileri daha da daraltacağına dikkat çeken ilk ekonomist olmuş; krizdeki ülkelerde uygulanan kemer sıkma politikalarının işsizliği artırıp, ülke ekonomilerindeki büyümeyi yavaşlatacağı yönündeki öngörüleri 2012’den bu yana doğrulanmıştır.

Velhasıl Joseph Stiglitz’in uyarılarını dikkatle dinlememiz için fazlasıyla yeterli şart oluşmuştur diyebiliriz. Kuzey Kıbrıs ekonomisinin sürdürülebilir kılınmasının ön şartı, zarardaki kamu kuruluşlarının bir çırpıda özelleştirilmesi ve bir yığın yeni işsiz yaratılması değildir kısacası. Ancak kamu açıklarının azaltması gereği ve hedefi açıktır. Bu yönde atılacak adımların en sağlıklısının ne olabileceğine kafa yoranlar bugüne dek iki kutupta toplanarak, kendi kutuplarından birbirlerine laf yetiştirmekle meşgul oldular. Yapılması gereken, kutuplardan uzaklaşarak, en az zararla nasıl orta noktalarda buluşacağımızı çözümlemek üzere alternatifler üretmektir.

Böyle bir çabayı kimsede göremediğimizi, yeni hükümet kurulacakken hatırlatmak gereği had safhaya ulaşmıştır.