Cumhuriyet Meclisi yeni yasama yılına dün başladı…
Bu ülkede kaç kişinin meclise güveni kaldı büyük bir tartışma konusu ama halkın seçtiği 50 vekilden kaç tanesi eğitimde yaşanan sıkıntıları dile getirdi bile var mı?
Serdar Denktaş dışında tek bir Allahın kulu eğitimde yaşanan kaosu gündeme getirmedi, çıkıp da iki kelime etmedi!
Şimdi diyeceksiniz ki konuşsalar ne olacak konuşmasalar ne olacak!
Elbette haklısınız…
Serdar Denktaş da hem sağlık hem eğitim sistemini dile getirirken ne dedi;
Bu iki önemli konuda tasarruf olmaz!
Doğru dedi…
İyi de sağlık ve eğitimde tasarruf olmaması için ne yapmak gerek?
Diğerlerinden kesintiye gitmek gerek…
Peki bunu yapıyor muyuz, gören varsa söylesin!
…
KKTC bir eğitim yılına daha sancılar içinde başladı…
Daha önceki yıllarda da durum pek farkı değildi ama bu kez kapısını açamayan okul bile var…
Müdür yok, müdür muavini yok, öğretmen yok!
Dipkarpaz Belediye Başkanı Suphi Coşkun bölgedeki işsiz öğretmenleri görev çağırıp çocukların okumasına olanak sağlamaya çalışıyor…
Ne kadar rezil bir durum değil mi?
Hem de TC Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın adına yapılan okul iki hafta olmasına rağmen kapılarını eğitime açamadı…
Ama hemen dibindeki Rum okulunda eğitim tıkır tıkır işliyor…
Bizim mecliste dün bu konuyu tek bir kişi bile dile getirmiyor!
…
Konunun ciddiyeti büyük boyutlardadır;
Peki ülkenin Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu bu konuda tek bir açıklamada bulundu mu?
Ya da bir girişimde bulunup eğitimde yaşanan sorunları çözmek için ne yaptı?
Hiçbir şey!
Ama, şimdi bir kez daha Cumhurbaşkanı adayı olup hatta bu bölgeye gidip vatandaştan oy isteyecek!
Peki ya Meclis Başkanı Sibel Siber?
O da Cumhurbaşkanı adayı ve dünkü uzun meclis konuşmasında eğitimden tek bir kelime etti mi?
Eğitimde yaşanan sıkıntılara bir formül üretti mi?
O da birkaç ay sonra sahaya inip okulu bile açılamayan bir ülkenin vatandaşlarından oy isteyecek!
Ne için, Cumhurbaşkanı olabilmek için…
İyi de Cumhurbaşkanı seçilirse eğitimdeki sorunlar çözülecek mi?
…
Hükümetin büyük ortağı CTP-BG’den bir Allahın kulu çıkıp da eğitimde yaşanan rezaleti gündeme getirdi mi?
Bu ülkede bir eğitim bakanı feryat ederek görevinden istifa etti ve Özkan bey ne dedi?
“İstifadan vazgeçirmeye çalışıyoruz…”
Hepsi bu!
Peki istifadan vazgeçirselerdi eğitimdeki sorunlar şıp diye çözülecek miydi?
Dipkarpaz’daki çocuklar eğitime başlayacak mıydı?
Elbette hayır!
Kutlay bey ne dedi, “bakanlık bizde olsaydı sorunu çözerdik en azından mücadele ederdik…”
İyi de Kutlay bey, bakanlık sizin hükümetin değil de Rumun bakanlığı mı yani!
DP ona keza!
Serdar bey, eğitimde tasarruf olmaz diyor ama çözümü söylemiyor!
Çünkü bu işin çözümü şu ülke şartlarında yok!
Partizanlık var, popülizm var, bolca vaat var ama, çözüm yok işte!
…
Dün lisesi gençlik trafik kapatıp eğitimdeki sorunlara karşı eylem yaptı!
İyi de yaptılar!
Ülkenin Cumhurbaşkanı, meclis başkanı, başbakanı ve top yekün tüm vekilleri eğitimde yaşanan sorunları ağızlarına bile almaktan korkuyor ama 15-16 yaşındaki liseliler aralarında bir örgüt kurup yollara dökülüyor…
Ne için, sorunsuz, torpilsiz ve adil bir eğitim için!
Büyükler olayın vahametinin farkında değil ama onlar farkında…
Helal olsun gençlere…
Sendikalar niçin sessiz!
KKTC’de ilk kez bir eğitim yılında okullarda rehber öğretmen yok!
Oysa yüzlerce işsiz rehber öğretmen var…
Hadi siyasileri basiretsizliklerinden dolayı anlarız…
Para yok, bütçe yok derler geçerler!
Peki ya sendikalar?
Okullarda rehber öğretmen olmayışı onları da mı hiç ilgilendirmiyor?
Tuhaf değil mi?
Özel okullar sorunlu çocukları anında postalayıp gönderiyorlar, onlar da devlet okullarına yerleşiyor ve bizim okullarda rehber öğretmen yok, sendikalar ise sessiz!
Az çalışsınlar, nakil olmasınlar, özel ders verip çok kazansınlar ama okullarda rehber öğretmen olmayınca tek satırlık açıklama yapmasınlar…
Bu nasıl sendikacılıksa böyle!
MESAJ KUTUSU
Sayın Derviş EROĞLU, dün öğlen Güzelyurt vekilleri Kemal Dürüst ve Ali Pilli ile birlikte öğlen yemeği yediniz. Cumhurbaşkanlığı adaylığınız hayırlı ve uğurlu olsun. Peki bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak ülke eğitiminde yaşanan kriz hiç gündeme geldi mi? Ya da bu konuda bir adım öne çıkıp bir çare bulmaya çalışacak mısınız? Acil tarafından olsun lütfen…
…
Sayın Mehmet ADAHAN, 13 geçici çalışanın yanında 3 de kadrolu çalışanı kapı önüne koyup olayın kolay yönünü seçtiniz. Bu arada yasal bir suç işlediğinizi biliyor muydunuz? Yakında mahkeme kağıtları gelir postacıyı bekleyin…
…
Sayın Fikri KELEŞ, sendikanız üyelerinden Vadili belediyesi çalışanlarından üç kadrolu arkadaş başkanın keyfi kararı ile işten durduruluyor ama sizin bundan haberiniz bile yok! İyi de niçin o sendika var ya da siz niçin o sendikanın başkanı oldunuz ki?
…
Sayın Fikri ATAOĞLU, Kıbrıs Türk Petrolleri’nin 90 adet akaryakıt taşıyan tankerinin boyama işlerinin kime verildiği yönünde bir bilginiz var mı? Bizim kulağımıza bir şeyler fısıldandı, yakında bir kez daha bölgeye gelmek şart oldu, umarız bir kahve içimlik fırsatınız vardır…
…
Sayın Fatma KİNİŞ, Kalkınma Bankası’nın yurt yapımlarında ipotek kararını kaldırmasını biz de epey olumlu bulmuştuk. Sonra öğrendik ki bu işin arkasında baka dolaplar dönüyor. En kısa zamanda size de bir kahve içmeye gelmek artık şart oldu değil mi?
…
Sayın Oktay KAYALP, geçenlerde yapılan MTG yemeğinde siz, Erkut Şahali ve Teberrüken Uluçay bir masada, Ferdi bey, Sonay Adem ve Asım Akansoy bir başka masadaydı. Demek ki hesaplaşma daha bitmedi desenize! Gazanız mübarek olsun…
…
Sayın Şener ELCİL, okullara ilk kez rehber öğretmeni verilmedi ve siz önemli bir sendika olarak buna hala göz yumuyorsunuz. Öğrenciler ve daha da önemlisi veliler arasında büyük kargaşa yaşanırken bakalım o zaman da sessiz kalacak mısınız?
…
Sayın Talat YÖNTEM, ülkede yaşanan ve ileri boyutlara ulaşan uyuşturucu konusunda öyle açıklamalar yaptınız ki başka ülkede olsa yer yerinden oynar onlarca kişi de göz altına alınırdı. Ne yazık ki burası KKTC. Kimin umurunda değil mi?
…
Sayın İbrahim AKIN, Galericiler Birliği olarak bazı galeri sahiplerinin dünyada hiç üretilmeyen uyduruk modelleri gümrükten geçirip vergi kaçırdıklarını biliyor muydunuz? Az bekleyin bu olay yakında fena patlayacak!
…
Sayın Halil İbrahim AKÇA, dün akşamüzeri Güzelyurt’un yayla köyünde muhtar ve bölge halkıyla sohbette görülmüşsünüz…Öncelikle o çok kötü yolun yeniden yapılması için bir katkı koyarsanız bölge halkını hayır duasını alacaksınız. Zira orada son bir içinde iki vatandaş trafik kazasında hayatını kaybetti…
…
Sayın Hasan KURŞUNOĞLU, Cypruvex yönetim kurulu başkanlığından dün istifa ettiğinizi öğrendik. Madem ki yıllar öncesinin muhteşem tesisi kaderine terk edildi size de başka bir alternatif bırakmadılar değil mi? Hayırlara vesile olsun.
…
Sayın Feride YILDIRIMER, önceki akşam son günlerde gündem haline gelen Yudum Mişon ile bir meyhanede görülmüşsünüz. Sizin amazonlar gurubu genişliyor desenize. Dedikodu var mıydı yıksa sadece siyaset mi konuştunuz?
…
Sayın Önder SENNAROĞLU, Oğlanlarla şömine önünde zivaniya ile kışa hoş geldin partisi düzenlemişsiniz. Allah mutluluğunuzu artırsın. Ayrıca afiyet bal şeker olsun, merak etmeyin kimsenin gözü yok…
…
Sayın Okan DONANGİL, siz federasyondan ayrıldıktan sonra kıyamet kopacak gibi gözüküyor. Acaba diyoruz iki yıl daha görevde kalsanız da olaylar biraz yatışsa fena mı olurdu?
…
Sayın Hasan SERTOĞLU, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Mustafa Akıncı’ya vereceğiniz desteği artık daha da açık ifade etmeye başlamışsınız. Demek ki Derviş bey ile köprüleri tamamen attınız desenize…
GÜNÜN FOTOĞRAFI:
Günün Fıkrası
Sucuk
Fabrikatör bir adamın işe yaramayan inek gibi bir oğlu varmış. Bir gün oğlunu yanına çağırmış ve
- Oğlum; Bak ben senden hiçbir şey istemiyorum ama böyle aylak aylak gezeceğine gel şu makinelerden birinin başında bekle bir durum olunca haber ver, demiş.
Oğlu da:
- Tamam baba demiş.
Makinelerde öyle bir sistemde çalışıyorlar ki her biri tam otomatik makinenin bir tarafından canlı inek sokuyorsun diğer taraftan hazır sucuklar çıkıyor. Çocuk bu makineleri izlerken çok şaşırıyor. Aradan bir zaman geçtikten sonra babası oğlunun yanına geliyor ve
- Oğlum nasıl işini beğendin mi diye soruyor.
Çocuk:
- Baba bu makineler çok harikada ya baba biz makinenin bir tarafından inek sokuyoruz diğer taraftan sucuk çıkıyor. Öyle değil de inek yerine sucuk soksak diğer taraftan canlı inek çıksa yok mu öyle makine baba demiş.
Baba:
- Oğlum o makineden bir ananda var. Bir sucuk soktum senin gibi bir inek çıktı.
- Oğlum; Bak ben senden hiçbir şey istemiyorum ama böyle aylak aylak gezeceğine gel şu makinelerden birinin başında bekle bir durum olunca haber ver, demiş.
Oğlu da:
- Tamam baba demiş.
Makinelerde öyle bir sistemde çalışıyorlar ki her biri tam otomatik makinenin bir tarafından canlı inek sokuyorsun diğer taraftan hazır sucuklar çıkıyor. Çocuk bu makineleri izlerken çok şaşırıyor. Aradan bir zaman geçtikten sonra babası oğlunun yanına geliyor ve
- Oğlum nasıl işini beğendin mi diye soruyor.
Çocuk:
- Baba bu makineler çok harikada ya baba biz makinenin bir tarafından inek sokuyoruz diğer taraftan sucuk çıkıyor. Öyle değil de inek yerine sucuk soksak diğer taraftan canlı inek çıksa yok mu öyle makine baba demiş.
Baba:
- Oğlum o makineden bir ananda var. Bir sucuk soktum senin gibi bir inek çıktı.