Hükümet ha bozuldu ha bozulacak. Herkesin derdi son günlerde bu. Öncelikle Erkut Şahali’yi dik duruşundan ötürü kutlarım. Her ne kadar üzerine gidilse de ‘’görevimin başındayım’’ diyebilecek cesareti gösterdi. İstese görevi teslim eder, bunca sorunla boğuşmazdı. Başbakan’ın tutarsız açıklamalarına ve acımasız üslubuna maruz kalmaz ve bir anda ortadan yok olurdu. Başbakan bizlere öyle bir izlenim yarattı ki; CTP’li Bakanlar sanki bilerek ve isteyerek azarlanmak maksadı ile Türkiye’deki yetkililerle görüşmeye gönderilmiş ve tıpkı bir zamanlar İrsen Küçük’ün Reccep Tayyip Erdoğan karşısında düştüğü durum gibi bir durum algısı yaratılmıştır.

Anlamadığım konulardan birisi de sanki farklı bir partinin bakanlarını azarlayan başbakan, bir anda CTP’nin zorda kalmasını bilerek ve isteyerek istemiş gibiydi. Talat ile olan sorunlarının öcünü alırcasına, Talat’a yakın olan isimlere resmen savaş açmış gibi yerden yere vurarak bir tutum sergileyen Kalyoncu, makamının ağırlığını kullanmaktan öteye gitmiştir.

CTP bir zamanlar ketum bir partiyken şimdilerde sorunlarının dışa yansımasıyla ikiye hatta zaman zaman üçe bölünmüş durumdadır. Acımasız bir siyaset yürüten CTP’liler, kendi içindeki siyasetçilerinin kavgasının dışa yansıması ile bugün yerle bir olamamak adına zor ayakta duruyor. Talat’ın dediği gibi ‘’kimse makam sevdalısı değildir’’ ama UBP ve CTP’nin ısrarla koalisyon ortaklığını anlaşamamalarına rağmen yürütmelerinin esas nedeni nedir? Su krizi ile darmadağın olan hükümet, bir anda mali ve ekonomik protokolün de ipini çekmiştir. Çözüm sürecinde yaşanan bu gerginlik bizi yıpratmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Halkın siyasilere olan güveninin günden güne yitirildiği bu günlerde siyaset gerçek anlamını yitirmiş ve üstlenilmesi gereken misyonu da üstlenememiştir.

Siyasilere güven kalmazken, her an hükümetin bozulacak gibi algı yaratılması da halkı yormuştur. Bugün eşeğe binmeden bakanlık hayalleri kuran siyasiler, milletvekilliklerini kaybetmekle de karşı karşıya olduklarını unutmuş olmalılar ki henüz hükümet bozulmadan hayallerini ortaya dökercesine beklentilerini açıklıyorlar.

Hayallerle yönetilen bir ülke değil burası. Gerçekler vardır. Birileri bu işi yapamıyor ve yapması gerekenler de o insanların eş benzerleri değildir. Siyasi kirliliğin önlenemez yükselişi bugün halkın doğru karar vereceğinin de kanıtıdır. Başbakan olarak başımızda olan kişinin bile bakanlarını halkı önünde azarlaması zaten kabul edilir değildir. Öncelikle balık baştan kokar atasözünü hatırlatırız ki CTP’ye ömrünü verenler bugün CTP’nin kuyusunu kazanlar olmasın diye. Yani birileri başbakanı değiştirmeli ki CTP yeniden topraklanacak gücü bulsun ve ayağa kalksın. Eğer CTP halen Genel Başkanın bile onaylamadığı isimle yürümeye devam ederse çok yakında ayağının takılıp düşeceği yerde yığılıp kalacak ve yürüme cesaretini bulamayacaktır.