2009’daki genel seçimde CTP’nin kötü yönetiminden usanan halk, tepki olarak UBP’yi iktidara getirmişti. UBP neredeyse ciddi hiçbir çalışma yapmadan, sonradan kıvıracağı dört beş vaatle toplumdan çoğunluk oyu almıştı.
Lefkoşa Türk Belediyesi seçimlerini CTP’nin kazanması, UBP-CTP tahterevallisinde UBP’den kaçtıkça tahterevallinin ortasına gelen toplumun, dengeyi CTP lehine bozacağının ilk işareti olarak yorumlanabilir. CTP yönetimi işareti alır almaz sanki batmış bir belediyeyi değil de, genel seçimleri kazanmış ve iktidara gelmişcesine bir karnaval havasına büründü. “Hiçbir şey yapmadan iktidara geliyoruz” mottosu bu aralar CTP’lilerin en keyif aldıkları mırıltı. UBP’liler de iktidara gelmeden CTP’ye tepki oylarını ceplerinde hissetmekten büyük huzur duyuyor ve aynı cümleyi terennüm ediyorlardı...
Halkımız iki partili bir rejimde yaşıyor zannına kapılmış olabilir mi? UBP-CTP tahterevallisinin tam ortasında duracak ama sonunda tepkisinden var gücüyle aşağıya yüklenecek ve her seferinde kendi gücüyle yukarıya çıkardığı en tepede; kendisi aşağıda ezilerek, hesap soracağı ilk seçimi bekleyecek… ABD’de yaşıyor hiç değiliz halbuki. Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasında seçim yapmak zorunda mıyız? ABD’de Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasında olabilecek tek farkın söylemde olduğunu ileri sürenler nasıl varsa, KKTC’de de UBP ve CTP arasında söylemleri dışında reel hiçbir fark olmadığını savunanlar var.
Bu zatları bu aralar yoğun bir korku sardı; UBP gidecek yerine hiçbir şey yapmadan CTP gelecek ve bu ülke tamamen bitecek deyip deyip duruyorlar. Önceki CTP deneyimine bakılırsa, hiç haksız sayılmazlar hani. CTP içinde sevdiğim, saydığım birkaç dostum var. Onların verdikleri mücadele CTP içinde amaçladıklarına ulaşır mı şüpheliyim. Hayali hellim ihracatını, gübreyi mübreyi, KIBTEK’e ihalesiz ve fahiş fiyatlara alınan malzemeleri, fahiş fiyata dikilen elektrik direklerini, yaptırılan havuzları, tapudaki tahrifatları, eşlerden gizli sevgililere patlatılan şampanyaları, sevgililere özel yapılan atamaları ve tüm bunları yapanların zihniyetini değiştirir mi verdikleri mücadele? Dosyaları kapatılabilsin diye bugün aralarında UBP’ye yüksek performansla, en büyük desteği verenlerin de bulunduğu bir CTP’lilik vakasından bahsediyorsak, elbette Kadri Fellahoğlu müstesna bir CTP’lidir, eyvallah… Ama yetmez, hiç yetmez!
UBP-CTP tahterevallisinde tepkiyle oylarını birinden diğerine kaydıranların dışındaki bağımsızların UBP’ye tepki olarak değişmeyen bir CTP’ye ağırlıklarını vermeleri beklenmemeli. Parti kendi içinde yaptıklarını sorguladı ve bir değişim başlattı mı ki bağımsızlar kendilerine destek olacak… Bu durumda bağımsızlar ne yapacak? A.) Başka bir partiye yönelecekler. B.) Kendi partilerini kuracaklar. C.) Seçimleri protesto edecek ve sandığa gitmeyecekler.
Mantıklı seyri olan bir ülkede yaşıyor olsaydık ve devrimci bir gençlik yetiştirilmiş olaydı, hiç düşünmez, cevabımı B şıkkından yana kullanırdım. Ammavelakin, ‘bizim yaşadıklarımızı yaşamasınlar’ diyerek, çocuklarını steril bir fanusa yerleştirenler, kendi eksikliklerini çocukları ile kapatmaya kalkanlar en büyük kötülüğü kendi toplumlarına ve yetişen nesle yaptılar. Gençlerimizin çoğu sayelerinde devlet dairesi mıntıkasına marş marş nidaları ile katılıyor ve emre itaat ederek, iktidarın değişmesini ve sırada, çağrılacakları günü bekliyor.
Yeni bir parti kurulmasınının ülkeyi değiştireceğine inanırdım, ebeveynler kendi komplekslerini aşmak için çocuklarını kullanmasalardı… Baştan reddetmezdim bu ihtimali, eğer gençlerimiz anne babalarından ödünçledikleri CTP’lilikle devrimci olunmadığını görebilselerdi... Çünkü o zaman ya CTP değişirdi ya da bağrından yeni ve radikal değişimi sağlacak bir parti hızla kopar ve çoğunluğun sesi olurdu.
İşaretlenmesi gereken şık, şimdilik C’dir bu nedenle. Tahterevallinin ortasında bacaklarını tahtaya kenetlemiş, sımsıkı duracak ki halk, aşağıya veyahut yukarıya çıkmayı hiç tenezzül etmeyen toplumu gördükçe, gerisini UBP ve CTP düşünebilsin. Nihayet bir başkaları harekete geçip, geleceğimizin iki partili bir tahterevalliye mahkum edilemeyeceğini topluma gösterebilsin ve halkı tahterevalliden inmeye ikna edebilsin.