Küresel sistemin beşik gibi sallandığı, tarihin akışının hızlandığı bir dönemden geçiyoruz.
Belirsizliklerin ve farklı güç sınamalarının arttığı bir zamanda Türk Dünyasının kalbi son üç gündür
Ankara’da atıyor.
Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Devlet Başkanları Zirvesi ve paralelinde düzenlenen İletişim
Başkanlığı “Türk Dünyası Diyalog Forumu”, ortak tarih ve ortak hafızadan, ortak geleceğe yönelik
stratejik akıl birliğini ortaya koydu.
Kökleri asırlara uzanan kardeşlerin Ankara’daki büyük kucaklaşmanın ruhunu ve istikametini çizen en
net ifade, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Zirve açılış konuşmasındaki şu kucaklayıcı
vurgusu oldu:
“Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz. Aile meclisimizin Kuzey
Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile temaslarını artıracağına inanıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, güçlü vizyonu ortaya koyan ifadesindeki KKTC vurgusu ise ayrıca
önemliydi.
İSMAİL GASPIRALI’DAN BUGÜNE UZANAN İLETİŞİM PROJESİ
Türk dünyasının tarihsel hafızası, entelektüel ve stratejik hedefleri, İletişim Başkanlığı’nın düzenlediği
“Türk Dünyası Diyalog Forumu”nda kapsamlı bir şekilde ele alındı.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın Forum açılışındaki konuşmasında hatırlattığı üzere, 19.
yüzyılda İsmail Gaspıralı’nın ortaya koyduğu “Dilde, fikirde, işte birlik” ilkesi, aslında erken dönemde
yazılmış çığır açıcı bir iletişim projesiydi. Asırlık bu projenin güncellenmiş ve kurumsallaşmış yapısı
Ankara’da vücut buluyordu.
Nitekim, Forum’un açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da altını çizdiği
gibi; TDT üyesi devletler arasındaki siyasi istişareleri güçlendirmek, ekonomik bütünleşmeyi
ilerletmek, enerji ve ulaştırma bağlantılarını geliştirmek artık bir zorunluluk haline geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye Yüzyılı, aynı zamanda Türk dünyasının asrı olacaktır” sözlerini
de hatırlatan Yılmaz, bu sözün, ortak gelecek için ortaya konan en büyük ve en gerçekçi hedefi ifade
ettiğini vurguladı.
MİT BAŞKANI KALIN’DAN STRATEJİK AKIL VE GELECEK TASAVVURU
İletişim Başkanlığı’nın “Türk Dünyası Diyalog Forumu” toplantısındaki buluşmaların en stratejik ve
ufuk açıcı analizlerinden biri, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın’ın özel
oturumdaki hitabıydı.
Bu yıl, Bakü Türkoloji Zirvesi’nin 100. yıl dönümünün idrak edildiğini anımsatan Kalın, bu anlamlı
dönemeçte, medeniyet perspektifinden Türk dünyasının gelecek tasavvurunu ve stratejik önceliklerini
katılımcılara aktardı.
Kalın’ın çizdiği çerçeve, yaklaşık 200 milyonluk Türk dünyası coğrafyasının küresel barış ve istikrara
sunduğu katkının hayati önemini gözler önüne seriyor. Bu coğrafya, Çin-Hindistan kesişme
noktasındaki jeopolitik konumuyla ve Orta Asya’nın hem enerji hem de gıda güvenliğindeki kilit
rolüyle geleceğin küresel dengelerini belirleyecek güç merkezlerinden birisi.
Konuşmasında bilgi ile erdemin birlikteliğinin önemine dikkati çeken MİT Başkanı Kalın, Türk
dünyasının dilde, işte, fikirde, gönülde ve hedefte birlik yolunda önemli adımlar attığını, bunun en
önemli göstergesinin de Ankara’da yapılan Zirve olduğunu vurguladı.
“Türk Dünyasının aktörlerinin; hemen hemen bütün ülkeler olduğunun” altını çizen Kalın, bugün Türk
dünyası aktörleri arasında istişare kültürünün, karşılıklı ilişkilerin ve bağımlılığın geliştiğini,
entelektüel ve eğitim alanındaki ilişkilerin geliştiğini; ortak kültürün gelecek nesle aktarıldığını,
bağların kuvvetlendiğini kaydetti.
“Türk dünyasının ortak hafıza ve jeopolitik akıl olarak birlikte hareket etmesi gerektiğini” vurgulayan
Kalın, TDT’nin, üçüncü bir tarafa tehdit oluşturmadığını vurguladı.
ORTAK GÜVENLİK VE İSTİHBARAT DİPLOMASİSİ
Konuşan, MİT Başkanı olunca, yaklaşık bir saat süren konuşmada istihbarat konularına ne zaman sıra
gelecek diye de merakla bekledik.
MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın konuşmasının en çarpıcı kısmı şüphesiz güvenlik, istihbarat iş birliği ve
ortak tehdit algısı üzerine sözleriydi.
Küreselleşmenin kendi kendini tanıyamaz hale geldiği, tarihin; hafıza, kimlik ve kültürü ortadan
kaldıramayacağını gösterdiği bir dünyada, Türk Dünyasının genç ve dinamik bir nüfusa sahip
olmasının büyük bir avantaj sunduğunun ifade eden Kalın, bu avantajın korunmasının, ortak bir
jeopolitik akıl ve hafıza ile hareket etmeyi zorunlu kıldığına işaret etti. Kalın, bu zorunlu gerçeği şu
net cümlelerle özetledi:
“Türk Dünyası güvenlik ve istihbarat örgütleriyle çok iyi bir iş birliğimiz var. Hepimiz güvende
olmadan hiçbirimiz güvende değiliz. Güvenlik konusunda bencil davranamazsınız. Ortak
güvenlik anlayışının temel ilkesi ortak güvenlik tehditlerini birlikte belirlemektir. İstihbarat
diplomasisi yoğun bir şekilde devam ediyor. Önleyici istihbarat alanında ciddi adımlar atıyoruz.
Açık, şeffaf, karşılıklı birbirimizi güçlendiren bir ilişki modeli geliştirdik.”
MİT Başkanı Kalın’ın ifadelerine göre, Türk dünyası istihbarat örgütleri arasında, Ortak Tehdit
Analizi; Yoğun İstihbarat Diplomasisi; Önleyici İstihbarat; Şeffaf ve Güçlendirici İlişki modeli inşa
ediliyor.
Konuşmasında, “Türk Dünyası, önüne sağlam hedefler koydu” diyen İbrahim Kalın, “Kardeşlik
emek ister!” diyerek mührü de vurdu.
Ankara’da yapılan zirvede ortaya konulan güçlü irade göstermektedir ki Türk Dünyası, önüne sağlam,
sarsılmaz ve gerçekçi hedefler koymuştur.