Devlette çalışan bir hekim arkadaş gönderdi, diyor ki;

“Bizim sendikanın yaptığı sosyete grevine döndü…

3 Türlü grev vardır!

Gerçek grev;

Herkes dışarıda toplanır, pankart asılır, davul zurna çalar, ateş yakılır…

Sosyete grevi;

Greve katılanlar sıcak ortamda oturur, yer içer ve grevdeyim der..

Home grev;

Grevdeyim derler ama hiç gelmezler…

Bizde home grev ve sosyete grevi var!

Bunlar genelde ne için grev yaptığını bilmezler…

Aslında haksız olduklarını bildiklerinden halktan korkarak dışarı çıkmazlar!

Home grev yapanlar ise tam sahtekar olanlardır…

Bunlar genelde herkes tarafından da bilinirler!”

Grev elbette haktır, hukuktur, adalettir de…

Başkalarının hakkı olan çizgiye kadar!

Adını özlük hakları olarak belirleyeceksin ve sırf ilgili bakanlığı köşeye sıkıştırmak için vatandaşın sağlık hizmeti alma hakkını elinden alacaksın…

Hatta bundan böyle bakanlığı tanımadığını söyleyip sözde hak arayışına gireceksin!

Hastalar da hastane kapılarında inim inim inleyecek…

Ayrıca reçete de yazdıramayacak!

Hekim arkadaş adını sosyete grevi koysa da bize göre artık vatandaşa eziyet grevine dönüşmüştür…

Aslında onlardan istenen yıllardan beridir istenen ama bir türlü icraata dökülemeyen yasal şartlardır!

Yasalar ne diyorsa onu uygulayacaksın…

Sırtında filan da yük taşımayacaksın!

Devlete hizmet edip karşılığını da alacaksın…

Sevgili okurlar…

Bu işin tadı artık kaçmıştır!

Bir taraf hak aradığını iddia ederken başkalarının haklarını hele de sağlık gibi hayati bir konuda gasp etmek kimsenin hakkı ve hukuku olamaz…

Ne diyor Hipokrat yemini;

"Tıp fakültesinden aldığım bu diplomanın bana kazandırdığı statü, hak ve yetkileri kötüye kullanmayacağıma, hayatımı insanlık hizmetlerine adayacağıma, hastalarımı memnun edeceğime, insan hayatına mutlak surette saygı göstereceğime, mesleğim dolayısıyla öğrendiğim küçük sırları saklayacağıma, hocalarıma ve meslektaşlarıma saygı ve sevgi göstereceğime dil, din, milliyet, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim, takım, ırk ve parti farklarının görevimle vicdanım arasına girmesine izin vermeyeceğime, mesleğimi dürüstlükle ve onurla yapacağıma namusum ve şerefim üzerine yemin ederim."

Şu anda görülen o ki her iki taraf da uzlaşma değil aksine inat seçeneklerinden yana tavır koymaktadırlar…

İnatlaştıkça da aradaki mesafe her geçen gün açılacak, taraflardan daha ziyade hasta hakları ihlal edilecektir!

İlgili bakan paklı olarak çağrıda bulunuyor;

Grevi bırakın gelin masaya oturalım…

Doğru olan da budur!

İlgili sendika bu çağrıya kulak verip bakanın karşısına oturup derdini anlatmak zorundadır…

Tabi ki Hipokrat yeminine sadık kalmak istiyorlarsa!

Bazıları fena kızacak ama daha da ileri gidelim;

Sağlık ve eğitimde yapılacak olan eylemler yasaklansın diyemeyiz ama yeni bir düzenleme getirilmelidir…

Hakka ve hukuka sonuna kadar saygılı birisi olarak hastanın tedavi, öğrencinin de eğitim hakkının önüne geçmek kimsenin haddi değildir!

Bize gelen bilgilere göre şu anda sendikalı bazı aracılar devreye girmiş ve iki tarafı masaya oturtmak için çaba sarf etmektedirler…

Çok büyük ihtimalle de birkaç gün içinde gerekli uzlaşma sağlanacak ve her şey normale dönecektir!

Peki bu sürede zarar görenin hakkını ve hukukunu kim savunacaktır?

Bir bilen varsa söylesin lütfen…

MESAJ KUTUSU

Sayın Serdal IŞIKTAŞ, önceki gün itibarıyla KTSBÜ’deki görevinizden resmen alındığınızı öğrendik, gelmiş geçmiş olsun. Her ne kadar patronlar bunun geri dönüşü olacağı sözü verseler de pek yakında kankanız sayılan bölgeli bir dostunuza sağladığınız katkılar ortaya dökülecek ve epey terleyeceksiniz…

Sayın Deren OYGAR, Güney’de ve dünyanın bir çok yerinde yapılan araştırmalarda elektronik sigaranın sıvısında sentetik uyuşturucu maddenin olduğu yönünde tespitler ortaya çıkmış umarız aynı hassasiyeti gösterip konuyu mercek altına alırsınız. Bu arada kapalı alanlarda sigara yasağı artık neredeyse yok gibi, haberiniz olsun istedik…

Sayın Mehmet Ali YÜKSELEN, bir devlet üniversitesi olan DAÜ’ye devlet tarafından yapılan maddi katkılar hayli yoğunlaşırken rektörü olduğunuz LAÜ’ye de buna benzer destek atışları oluyor mu? Ortada hem çifte standart hem de haksız rekabet olduğu söyleniyor, devlet erkanına ziyaret kampanyası başlatmanın tam zamanıdır…

Sayın Adil ONALT, vatandaşın daha ucuza et mamülleri alabilmesi için kooperatif kurma projeniz kamuoyunda önemli bir gelişme olarak değerlendirildi. Bu arada destek verenler de daha önce akılları nerede demeye başladılar, haklı yönleri bir hayli fazla değil mi?

Sayın Sıla Usar İNCİRLİ, meclise sunduğunuz erken seçim önergesi maya tutmayınca şimdide hükümete karşı güvensizlik önergesi fikri çok da mantıklı bulunmadı. Hükümeti düşürme isteğinizi anlarız ama daha önce biraz hesap kitap yapmanız öneriliyor. Zira iş ola eylemler şahsınıza zarar verebilir…

Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, eğitimde ikinci yarı yıl süreci başladıktan sonra eğitimde sendikaların ciddi bir eylem girişimi başlatacakları yönünde ihbarlar yapılmaya başlandı. İlk dönem hayli rahattınız ama ikinci dönem sıkı günler sizi bekliyor, şimdiden önlem almanızda yarar görüyoruz…

Sayın İrfan GÜNDÜZ, YDÜ Hastanesinin sigara bırakma kliniğinin hizmete girmesi nedeniyle bir çok bağımlı arkadaştan teşekkür mesajları gelmeye başladı. Eğer sonuçlar başarılı olursa ülkeye büyük bir amme hizmeti yapmış olacaksınız, hadi bakalım hayırlara vesile olsun…

Sayın Ali ECESOY, Aralık ayında yapılması beklenen yerel seçimlerde UBP Lefkoşa belediye başkanı adaylığına karşı ışık yaktığınız konuşulmaya başlandı. Büyüklerinize danışmadan umarız kesin karar vermezsiniz çünkü bizim kulağımıza başka isimler gelmeye başladı…