Dün bir ağabeyimle durum değerlendirmesi yapıyorduk. Önce UBP kurultayları ardından Lefkoşa Belediye seçimi. Hepsini çok kısa bir sürede gerçekleştirdi iktidardaki Ulusal Birlik Partisi. Haliyle böylesine sancılı bir sürecin bir çırpıda geçip gitmesini beklemek hata olur…
Duru bir göle bir taş atarsanız dalgalar halka halka kıyıya ulaşır bir müddet geçtikten sonra göl yeniden durulur. İktidardaki Ulusal Birlik Partisinin içine bir değil birçok taş atıldı. Haliyle dalgalanmaların yaşanması gayet doğal. Bir müddet sonra bu dalgalanmalarda durulacaktır.
24 Şubat 2013 günü gerçekleşen 2. kurultayı İrsen Küçük kazandı. Kurultaydaki rakibi Ahmet Kaşif, sonucun belli olmasından sonra İrsen Beyin elini havaya kaldırdı. İşte o andan itibaren UBP’deki liderlik yarışı bitti.
Bugün UBP’de liderlik sorunu yoktur. Önümüzdeki genel seçimlere Ulusal Birlik Partisi İrsen Küçük’ün genel başkanlığında gidecektir. Zaten normal zamanındaki seçimler için bile çok uzun bir süre yoktur.
İktidardaki Ulusal Birlik Partisinde bugün başka sorunlar vardır. Kurultayda karşı karşıya gelen partililer hala daha kurultayın havasından kurtulamamışlardır. Birbirlerini hala daha “karşı taraf” olarak görmektedirler. Karşı tarafın bakanı, karşı tarafın vekili, karşı tarafın örgüt başkanı, karşı tarafın partilisi gibi hala daha kafalarda kurultay hesapları olanlar vardır. Oysa UBP kurultayı 24 Şubat’ta bitmiştir.
Tek bir tane Ulusal Birlik Partisi vardır. UBP’lilerin artık bunu idrak etmeleri gerekiyor. Biran önce “karşı taraf” anlayışından uzaklaşmak gerekiyor. Birlik ve bütünlük içinde genel seçimlere hazırlanmak gerekiyor.

CTP yapamadı Toparlanıyoruz yaptı!
CTP’nin LTB seçim bildirgesinde şöyle yazıyordu “Lefkoşa Türk Belediyesi meclis toplantıları “canlı” yayınlanacak”. Ne hikmetse bu güne kadar ola toplantıları belediyeden canlı olarak izleyemedik. Tabi bunda belediyedeki alt yapı eksikliği etkili oldu. Ne var ki dün yapılan toplantı “canlı” olarak verildi. Canlı yayını “toparlanıyoruz TV “ verdi. CTP’nin yapamadığını Toparlanıyoruz Hareketi yapmış oldu ve dünkü Belediye meclis toplantısını canlı olarak yayınladı.


20 yıl önceydi!
Dün Türkiye’nin 8. Cumhurbaşkanın Turgut Özal ölümünün 20’nci dönümüydü. 17 Nisan 1993 tarihinde hayatını kaybeden Turgut Özal’ın ölümü Türkiye’de büyük üzüntü yaratmıştı. Özal, 1983 yılında Anavatan Partisi’ni kurdu ve aynı yıl yapılan genel seçimlerde partisinin birinci gelmesi üzerine hükümeti kurmakla görevlendirildi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 19. Başbakanı oldu. 1987 seçimleri sonrasında tekrar hükümet kurdu ve başbakan olarak görev yaptı. 31 Ekim 1989’da Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin sekizinci cumhurbaşkanı olarak seçilen Özal 9 Kasım 1989 günü bu görevine başladı. 17 Nisan 1993 günü görevi sırasında vefat etmişti.
Türkiye Cumhuriyeti kuruldu kurulalı 11 tane Cumhurbaşkanı gördü, 60 küsur hükümet Türkiye Cumhuriyetini yönetti. Ama bugün 75 senelik geçmişimizde kaç tane cumhurbaşkanı kaç tane başbakan hatırlıyoruz? 10 tane bile değil! Lider olmak başka başbakan olmak başka cumhurbaşkanı olmak çok başka….


Düzgün’e göre yeni Çete!

Başbakanlık eski müsteşarlarından Öntaç Düzgün, CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu'na ağır eleştirilerde bulundu.Afrika Gazetesi'nin dünkü manşet haberine göre Düzgün, CTP üst düzey yönetimine karşı parti içinde savaş başlattı.Parti yöneticilerini alçakla komplolar kurmakla suçlayan Düzgün, Lefkoşa yerel ara seçimleri öncesinde Kadri Fellahoğlu ve ekibinin Volkan gazetesini ziyaret edip destek istemesini de kınadı.
Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu tarafından CTP'yi linç etmek isteyen bir çete oluşturulduğunu da iddia eden Öntaç Düzgün, bu çetede;
Reşat Akar, Şener Levent, Aydın Akkurt, Sabahattin İsmail ve Serhat İncirli'nin de yer aldığını söyledi.




Ali Çetin AMCAOĞLU:Türkiye’den gelecek su için KKTC’deki çalışmaların sonlarına gelinmiş. Ağustos ayında baraj teslim ediliyormuş.
Ünal ÜSTEL:Danimarka’dan sonra yeni bir Baltık ülkesinden daha ülkeye turist getirmek için yaptığınız girişimler olumlu sonuç vermiş. Bu yıl ülke turiste doyacak her halde.
Kemal DÜRÜST:Türkiye’den gelen konuk heyetler adaya gelir gelmez ilk sizi sormuşlar. Eski dostluklar öyle kolay unutulmuyor değil mi?
Derviş EKŞİCİ:Dün Kaya Artemis otelde birçok yabancı ülkenin de katılımcı gönderdiği uluslararası bir seminer düzenlemişsiniz. Artık DAÜ bir dünya markası oldu.
Aydın AKKURT:Hafta sonu Sadrazam köyde sezonu açmışsınız. Komşularınız ne zaman sezonu açacak?
Nihat BERKAN:Dün sabah gözlerimiz sizi aradı ama otelde göremedik. Bu arada yeni su oyun parkınız hayırlı ve uğurlu olsun.
Halil İbrahim ORUN: Sizi hiç bu kadar kararlı görmemiştim doğrusu. Eğer sahildeki sıkıntı giderilmezse istifada kararlıyım diyormuşsunuz.
Bertan ZAROĞLU:Vatandaşlıklar konusunda yaptığınız açıklama biraz geç olsa da yerinde oldu. Umarız gerekli merciler mesajınızı almıştır.
Polat ALPER:Boşuna uğraşıyorsunuz, biz zamanında isim isim belirledik te bir şey olmadı. Düzen böyle bu memlekette.
Ziya EMİR:Kamuda ikinci iş yapılmasın diye yeni bir kampanya yapılıyor. Bir ara elinizdeki bilgileri bu arkadaşlara verinde boşuna uğraşmasınlar.
Meriç ERÜLKÜ:Derin bir sessizliğe büründünüz. Yarın sabah bir kahveni içmek için Sanayi’ye uğrayacağım.
Levent ÖZADAM:Ben sabah sabah baklaları toplayıp getireceğim. Sende çakızdesleri hazırla. Takası sabah yaparız.
Kenan AKIN: Dün kulakların çınladıysa bil ki ben çınlattım. Dün İskele’de epeyce dedikodunu yaptık bilesin.
Nejdet KIRGIN:Dün Tilki’nin ininde önüne geleni yenmişsin gene. Ama başkan son anda havanı fena dağıtmış.
Özel KADIOĞLU:Göçmenköy’dekilokalin önüne özel bir fırın kurdurmuşsunuz. Bari ne gün yakacaksınız haber verinde ona göre gelelim.
Ali MAHŞEKER:Geçen gün kapıya dayanan bir gazeteci dostumuza iyi sabır etmişsiniz. Eğer anlattıklarınız doğru ise ben köpeğin tasmasını o an çıkarırdım.
Haydar ÇAKKO:Doğum gününüz kutlu olsun. Sevdiklerinizle beraber uzun ömürler dileriz.
Süleyman ERGÜÇLÜ:Küçük torununuz her geçen gün biraz daha size benziyor maşallah. Çokta tatlı olmuş…
Hatice AMCAOĞLU:Olgun bey Japonya’dan geyşa getirmek niyetindeymiş. Bizden iletmesi, artık gerisini siz düşünün.

GÜNÜN SÖZÜ
“KKTC Meclisinin, iktidarı ve muhalefeti ile birlikte “Suçların Önlenmesi” konusunda özel bir oturum yaparak polisi teşkilatından gelen ve yasal değişiklik isteyen tüm önerileri yasalaştırması ve bir kısmı İngiliz sömürge döneminden kalan ceza yasasında da gerekli değişiklikleri yaparak güncelleştirmesi ve suçlara karşı ağır cezalar getirmesi gerekmektedir.”
Prof Dr. Ata ATUN
BİZİM TEMEL
Bir trafik kazası ihbarı alan polisler olay yerine gelirler. Olay yerinde ağızları burunları dağılmış, kafaları kan içinde iki kazazedeyi yerde yatarken görürler. Ancak arabalarda bir çizik dahi yoktur. Polis kazazedelerden birinin yanına yaklaşıp olayın nasıl olduğunu sorar.
Temel:
- Hava sisli idi. Önümü cöremiyordum. Camdan başımı çıkarmış yol çizgilerine bakarak cidiyordum. Haçan bu salak da öyle geliyormuş.