banner118

EROĞLU: UMUTLU OLMAYA ÇALIŞIYORUM

Müzakerelerdeki ortak açıklama metninin “soyut olduğunu” vurgulayan, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Amerika'nın aktif olarak sürece girmesinin iki tarafın da kara kaşının hatırına olmadığını söyledi.

17 Şubat 2014 Pazartesi 09:07
474 Okunma
EROĞLU: UMUTLU OLMAYA ÇALIŞIYORUM
Müzakerelerdeki ortak açıklama metninin “soyut olduğunu” vurgulayan, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Amerika'nın aktif olarak sürece girmesinin iki tarafın da kara kaşının hatırına olmadığını söyledi. Eroğlu, “ABD’nin devreye girmesi Doğu Akdeniz ve Ortadoğu'daki kendi menfaatleri içindir. Ne yazık ki, büyük devletlerin menfaatleri her zaman, küçüklerin menfaatlerinin önünde geliyor" dedi. Eroğlu’nun konuşması şöyle:

UMUTLU OLMAYA ÇALIŞIYORUM

Yeni başlayan süreç neticesinde mutlu muyum, değil miyim? Birkaç görüşmeden sonra karar veririm. Bizim için önemli olan müzakerelerin başlamasıdır. Müzakerelerde ortak çözüm planı bulabilirsek, bu plan referanduma götürülür. Ama sadece bir tarafı memnun edecek plan söz konusu olamaz. Ortak açıklama metininde bazı soyut unsurlar var. Biz bunları somut hale getirmek için müzakere edeceğiz. Rumlardan farklı olarak, ortak açıklamayı müzakerelere başlama enstrümanı olarak görüyoruz. Ortak metne 'Yüzde yüz bayıldım' diyemem. Bizim ve Rumların istemlerinin, kaleme alınan metinde yer alması gerekiyordu. Mesela o metinde, "Hiçbir taraf diğeri üzerinde egemenlik ve otorite iddiasında bulunamaz" ifadesini görmek isterdim. Bu sağlansaydı, o zaman metin ortak açıklama metni olurdu.

İMZALARSAM KİMSE KARŞI ÇIKMAZ
Kıbrıs'ta imza noktasına gelecek bir anlaşmayı herkes istiyor. Özellikle benim imzalayacağım bir anlaşmaya KKTC'de kimse karşı çıkmayacaktır. Eski Rum lider Hristofyas bana, "Çok şanslısın çünkü karşında ben varım", dedi ben de "Asıl sen şanslısın çünkü Türk toplumu anlaşmaya hazır" dedim. Şimdi bundan emin değilim.
ANNAN PLANI'NA 30 MİLYON DOLAR
Annan planı ile ilgili olarak yapılan propaganda Türk tarafında çok etkili olmuştu. Lüks villalar, askerliğin kalkması, maaşların euro halinde ödenmesi, devlet memurlarının maaşlarının yükseleceği gibi söylemler çok güzel pompalandı. Her türlü mecranın yanı sıra başka şeyler de kullanıldı. ABD'liler referandumda evet çıkması için 30 milyon dolar harcadığını açıkladı. Şimdi yine ‘Rumları tatmin eden bir anlaşma hazırlayalım’ diye bir düşünce içine girilirse, Türklerin "evetleri" "hayıra" döner.

RUMLARIN GÜDÜMÜNE GİRERSEK LANETLENİRİM
KIBRIS sorununu çözümünü Türkiye başından beri istiyor. Öyle ki 2004 yılında Annan Planı’na yüzde 65 evet çıkması Türkiye'nin eseridir. Annan Planı bizim lehimize olsaydı ben de "Evet" derdim. Ama ben, Kıbrıs Türk halkının menfaatine olmadığını düşünerek "hayır" dedim. Dolayısıyla Türkiye'nin dış politikası tabii ki bizi ilgilendirir ama benim temsil ettiğim KKTC halkıdır. Eğer yapacağım anlaşmayla KKTC halkını Rum'un devletinin altına girmeye ve yama yapmaya mahkum edecekse istemem.. Böyle bir anlaşmaya imza atarsam, önce ben sonra oy verenler lanetlenecektir.

RUMLAR İÇİN OTURMUYORUM
Masaya Rum Kesimi Devlet Başkanı Nikos Anastasiadisi tatmin etmek için oturmuyorum. Tabii ki, benim halkım Rumlardan çok daha samimi biçimde bir anlaşma istiyor. Ama halkımın memnun olacağı bir anlaşmayı halkın önüne koymam lazım ki kabul görsün. Her şeyin bir sonu olması lazım. 50 yıldan beri müzakere masasında uğraşıyoruz. Müzakereler ya anlaşmayla ya da anlaşmamayla biter. Rumlar önce garanti ya da toprak konusunu görüşmeyi talep ederse anlaşmaya niyeti yok demektir.

GARANTİ VE TOPRAK EN SON
Onun Türkiye, Yunanistan, İngiltere ve Kıbrıs'taki Türk ve Rum toplumlarının katılacağı 5'li toplantıda konuşulması gerekir. Ama Rum tarafı kabul etmiyor. Harita meselesi de en son konuşulacak konudur.

AYDA BİR GÖRÜŞME SORUNU ÇÖZMEZ
GÖRÜŞME takvimiyle ilgili tutarsızlık gördüğünü söyleyen KKTC Dışişleri Bakanı Özdil Nami ise “Bir yandan Türk tarafı ‘Ben bu işi 4-5 ayda çözerim’ diyor, diğer taraftan, ‘Liderler ayda bir, özel temsilciler haftada iki kez görüşücek’ diye uzlaşma yapılıyor. Buna göre Eroğlu ve Anastasiadis ayda bir kez görüşerek soruna çözüm getirecekler. Beş ayda 5 görüşmeyle nasıl çözüm sağlanacak merak ediyorum” dedi. Nami, şunları söyledi:

4 AY TARTIŞTIK
Ortak açıklama bir sayfalık metin... Bu bir sayfalık metnin 4 ay tartışılması gerekir miydi? Teknik olarak bu yıl içinde rahatlıkla yeni bir kapsamlı çözüm planı çıkarılabilir. Ama siyasetin gerçekleri araya girdiği zaman, aynı kararlılıkla bunu söyleyemem. ABD şimdiye kadar bu işe çok hevesli değildi. ABD de her iki tarafla ve ana vatanlarla en iyi ilişkileri olan bir ülke olarak, ‘Nasıl yardımcı olabiliriz’ diye bir şey başladı. Ama şunun altını çizeyim hiçbir noktada baskıcı bir tavır benimsemediler ve empoze eden taraf olmadılar. Hangi Kıbrıslı Türk lider müzakere sonucunda oluşacak anlaşmayı kabul ederse, Türkler de kabul eder.

‘HAYIR’ ÇIKMA İHTİMALİ YOK
Bir kere referanduma sunulacak kapsamlı bir çözümden "Hayır" çıkma ihtimali yok. Eğer "Hayır" çıkacaksa, referanduma da gidilmeyecek. Çünkü ortak metinde, "Ancak liderler tarafından onaylanan bir metnin, referanduma götürülebileceği" belirtiliyor. Güven artırıcı önlemlerin Maraş gibi algılanmasına son derece karşıyım. Rum tarafında böyle bir algı var. Hatta Anastasiadis bunu bir ön şart olarak bile sunmuştu. Şimdi çok değişti, hatta ortak metinde Maraş ile ilgili hiçbir şey yok.

KESİN OLARAK YENİ HARİTAYA KARŞIYIM
YENİ haritaya, iki tarafın da karşı çıkmaması mümkün değildir. Türk tarafı 'Zaten çok verdim', Rum kesimi ise 'Bu yetersiz' diyecektir. Size söyleyeyim, kesin olarak çıkan haritayı beğenmeyeceğim. 1 metre toprak verilmesi bile beni rahatsız eder ama bu 50 yıldır yaşadığımız sorunu çözecek. Harita ve Güvenlik Garantiler konusunda şu anda hiçbir görüşme yok. Bu konuda 5'li bir konferans toplanmasını öngörüyoruz. Türkiye'nin etkin ve fiili garantisi mutlaka kapsamlı çözüm planı içerisinde yer alacak.

(AKŞAM GAZETESİ) 
Son Güncelleme: 17.02.2014 09:09
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.