Kıbrıs Türk halkı çözüm fikrine yabancı değil. Aksine, defalarca irade ortaya koymuş, bedel ödemiş, beklemiş bir halktan söz ediyoruz. Ama her seferinde aynı noktada duruyoruz: Masaya oturuluyor, umut yükseliyor, sonra yine hayal kırıklığıyla kalkılıyor.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın son görüşme sonrası yaptığı açıklamalar, tam da bu döngünün neden kırılmadığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Erhürman’ın ısrarla altını çizdiği “usul” meselesi, aslında Kıbrıs Türklerinin yaşadığı hayal kırıklıklarının özeti niteliğinde.

Crans-Montana’da yaşananlar hâlâ hafızalarda taze. Kurallar netleşmeden, siyasi eşitlik garanti altına alınmadan girilen her süreç, sonunda aynı duvara çarpıyor.

Bu yüzden “ön şart” değil ama “oyunun kuralları” diyor Erhürman.

Maça başlamadan kuralların belli olması gerektiğini hatırlatıyor. Bugünkü görüşme için kullandığı “verimli değil, yararlı” ifadesi de bu temkinli yaklaşımın bir yansıması.

Ortada yeni bir açılım, somut bir uzlaşma yok. Rum liderin sunduğu beş maddelik metin, daha önce defalarca konuşulmuş başlıkların yeniden sıralanmasından ibaret.

Yeni olan tek şey, beklentilerin yine kontrollü tutulması gerektiği gerçeği. Asıl kırılgan nokta ise siyasi eşitlik meselesi. Dönüşümlü başkanlığın prensip olarak kabul edilmemesi, Kıbrıslı Türkler açısından sadece teknik bir ayrıntı değil; gelecekte de eşit ortak olunamayacağının açık bir göstergesi.

1960’larda yaşananların tekrarını kimse istemiyor. Bu yüzden Erhürman’ın “usul bitmeden esasa geçmem” vurgusu, geçmişten çıkarılmış bir dersin ifadesi.

Sekiz yıldır kayda değer bir müzakere sürecinin olmaması da bu hayal kırıklıklarını derinleştiriyor. Buna rağmen diyalogdan kopulmaması, liderlerin daha sık görüşme konusunda mutabık kalması önemli.

En azından günlük hayatı kolaylaştıracak adımların atılabileceği mesajı, toplumlar açısından küçümsenmemeli. Kıbrıs Türkleri çözüm istiyor ama yeni bir hayal kırıklığını değil. Beklenti büyük laflar değil; netlik, samimiyet ve adil bir zemin. Bu kez farklı olan, belki de tam olarak bu temkinli duruş. Çünkü bazen ilerlemek, aynı hataları bir kez daha yapmamaktan geçer.

Erhürman’ın Karnesi

Malum, karne zamanı...

Erhüraman, Cumhurbaşkanlığına seçildiği günden bugüne kadar oldukça dikkat çekici bir profil çizdi.

Her kesimden oy alan bir isim olarak, şu ana kadar kimseyi incitmeyen bir tutum sergiledi. Makamının saygınlığını koruyarak, halkla olan bağını da sağlam tutmayı başardı.

Türkiye ile ilişkilerinde beklenenden çok daha iyi bir süreç yaşanıyor. Bazı kesimlerin ısrarla beklediği krizlerin yaşanmaması, onun liderlik yeteneklerini pekiştiriyor. Kıbrıs konusunda ise adeta KKTC’nin tüm Cumhurbaşkanlarından bir demet sunuyor.

Baba Denktaş bugün dinlese, söylediklerine itiraz etmeyecektir. Mustafa Akıncı’nın da itiraz edecek bir durumda olmadığını düşünüyorum. Rum liderliği için de benzer bir durum söz konusu; Erhüraman, arıza çıkarılacak bir isim değil. Mantıklı ve Kıbrıs Türklerinin siyasi eşitliğini koruyacak bir yaklaşım sergiliyor.

Halkın desteğini alacak olası bir anlaşma için Türk tarafında her şey yolunda. Artık günahı, Rum tarafı ve sırtını dayadığı küresel güçlerin boynuna.

Erhüraman, bu dengeli ve etkili liderliği ile iyi bir karneyi hakkediyor.

MESAJ KUTUSU

Sayın Ziya ÖZTÜRKLER, sahte diploma ve vatandaşlık konusunun ifşası konusunda perde gerisinde önemli bir siyasinin parmağı olduğu yönünde haberler yayılmaya başladı, ismi de hayli merak konusu oldu. Son zamanlarda takıştığınız ve uzlaşamadığınız birisi var mı?

Sayın Sıla Usar İNCİRLİ, Anamuhalefet partisi başkanı olarak artık mücadelede konuşmaktan daha ziyade sokağa inmeniz ve sivil toplum örgütleri ile işbirliği yaparak daha etkin eylemler yapmanız konusunda hem partinizden hem de kamuoyundan yoğun mesajlarınız gelmeye başladı bakalım dikkate alacak mısınız?

Sayın Hüseyin Çavuş KELLE, 3 bin 600 dönüm orman arazisinin birilerine peşkeş çekilmesindeki iddialardan sonra şimdi de hatırı sayılır isimlerin kimler olduğu merak konusu oldu ve mercek altına alındı. Yine başka birileri olanları yakından takip ediyor haberiniz olsun istedik…

Sayın Mehmet ÇAKICI, ülkede uyuşturucu yaşının 11’e kadar düşmesi konusunda yaptığınız dehşet açıklama ülkede büyük infial yarattı. Elinizdeki istatistiki bilgileri ilgili makamlarla paylaşıp olayın vahametini bildiriyor musunuz yoksa kendinize mi saklıyorsunuz?

Sayın Özge FALYALI, her türlü engel olma girişimlerine rağmen ülkede kalıp yatırımlara devam etme kararı aldığınızı memnuniyetle öğrendik. Bu arada Girne’de dev bir otel yapımının hızla devam ettiğini öğrendik, cesaretinizden dolayı tebrik eder hayırlı işler dileriz…

Sayın Orsel NEŞE, Güzelyurt ve çevresinde adınızın artık ‘vali’ olarak anılmaya başlandığını biliyor muydunuz? Bu arada size yakın olanlar belediye başkanlığından daha ziyade vekillik için çalışma başlatmanızı isteyen mesajlar göndermeye başladılar, dikkate almanızda yarar görüyoruz…

Sayın Gökçe ÜNAL, bir zamanlar öğrenci işleri sorumlusu olduğunuz KTSBÜ’de diplomaların arkasında sizin de onay imzanız olduğu için yakında kapınızın çalınacağı ve telefonların yoğunlaşacağını duyduk, şimdiye kadar isminiz hiç anılmadı ama bundan böyle kader kısmet artık…

Sayın Fadıl AKSUN, çok başarılı geçen kalp kapağı ameliyatından sonra adaya dönüş için hazırlık yaptığınızı memnuniyetle öğrendik, bir kez daha büyük geçmiş olsun. Yargının tartışıldığı bu hassas süreçte bilgi ve birikimlerinize büyük ihtiyaç var, kolaylıklar dileriz…