Ülke siyaset gündemi, Ulusal Birlik Partisi’nin ya da daha doğru bir ifade ile Ünal Üstel UBP’si için tek kurtuluş ve tek çare(si)nin ana muhalefet partisi CTP’nin olacağı kaygan bir zemine doğru kaymakta.

Tüm yaşananlar, hedef şaşırtmacalar ve kısacası tüm rezillikler TMT ruhunun kalesi UBP’yi sona doğru yaklaştırmakta.

Ünal Üstel kimdir ve onun UBP’si nedir diye sorsalar verilecek tek cevap şudur ne yazık ki;

Kıbrıs Türkünün var olmak için silah ile başardıklarını kalem ile yüzüne gözüne bulaştıran kadroların lideridir der her vicdanlı Kıbrıslı Türk ki böylesi bir saptamaya da birçok CTP’li bile hak verir.

Tüm yaşananların özeti Falih Rıfkı Atay’ın her okulda okutulması gereken eseri Zeytindağı kitabındaki bir cümlecik aslında.

“1.Dünya Savaşı sırasında (1915-1918 yılları arasında) Filistin Cephesi'nde, Cemal Paşa'nın karargâhında yedek subay olarak yaşadığı anıları ile gözlemlerini içeren ve 1932 yılında yayımlanan İttihat ve Teraki Cemiyeti’nin (Partisi) o dönemdeki kadrolarını betimlemek için kaleme alınan cümlecik üzerinden 94 yıl geçmesine rağmen bugün hala karşılığını yozlaşmış siyasi partiler de bulmakta.”

Ünal Üstel’in UBP’sini bir cümleye sığdır deseler Zeytindağı eseri sayfa 39’da ki cümlecik ancak bu kadar güzel anlatırdı:

“Partiyi, sorumsuz adamlar soysuzlaştırmışlardır” ve devamında “...partinin şeflerinden birkaçına fikirleri beni yaklaştırır, adamları uzaklaştırırdı”.

Tıpkı Kıbrıs Türkü gibi, milliyetçi her Kıbrıs Türkü demek belki de en doğrusu.

Kıbrıs Türkü kızgın, endişeli ve içindeki öfkeyi büyüterek sabrına hakim olmaya çalışarak sessizce bağırmakta ;

Kral Çıplak diye.

Ve Çıplak Kral’ın da tek kurtuluşu ve çaresinin ise gelinen noktada ana muhalefet partisi CTP olduğu gün gibi ortada.

Hatta fısıltı gazetesi gayri resmi temaslar ile UBP ve CTP arasında olası koalisyon olasılığına start verilmek için nabız yoklandığını yazmakta.

Eğer doğruysa ve gerçekleşirse böylesi bir sonuçtan Ünal Üstel güçlü çıkarken CTP kısmen bazı hedeflerine ulaşır.

CTP böylesi bir oyuna figuran olmaz dense de CTP-ÖRP döneminin rezaletleri hala daha toplumsal vicdanda tazeliğini korumakta.

Başbakan Ünal Üstel’in de CTP’yi tam da bu noktada ikna etmeye çalışacağı konuşulmakta.

Kısaca Başbakan Ünal Üstel’in CTP kurmaylarına yolsuzluk, rüşvet ve Devlet kaynaklarının hortumlanması dosyalarını halının altına süpürmek için destek verirseniz CTP-ÖRP koalisyon hükümetinin tozlu raflarda bekleyen yolsuzluk dosyalarını gündeme getirmem ve istikrar için güçlü bir koalisyon kurarak siyasi duruşlarından rahatsız olduğunuz bazı aktörleri de yürütmenin dışında bırakmaya hazırım mesajını ilettiği iddia edilmekte.

Meclis Başkanlığı ile Dışişlerini de CTP’ye önererek şimdiden sürecin olumlu başlamasını sağladığı da konuşulan diğer bir konu.

Meclis Başkanının Fazilet Özdenefe veya Erkut Şahali ve Fikri Toros’un da Dışişleri Bakanı olması ile Ziya Öztürkler ve Tahsin Ertuğruloğlu’nun yürütmenin dışına itilmesi CTP’de zafer olarak algılanacağına şüphe yok.

Ve Ünal Üstel’in de söz geçiremediği iki aktörü de oyun dışına itmesinden haz duyacağı da bilinen bir gerçek.

Ancak en önemlisi böylesi bir olası koalisyon ile de Ünal Üstel’in rüşvet ve yolsuzluklar ile ilgili müsteşarı Hüseyin Cahitoğlu’nun tutuklanması ve diğerlerinin de görevden alınması için ortaya irade koyan yapılardan ve yaşanan tutuklama ve görev den almaların engellenmesi noktasında Ankara’dan destek görmeyen Başbakan Ünal Üstel’in de UBP-CTP hükümeti ile protokolün gereklerini bekleyen Türkiye’den bazı stratejik özelleştirmelerin rafa kaldırılacak olmasından dolayı intikam almak için yanıp tutuştuğu da fısıltı gazetesinin iddiaları arasında.

Söylenecek tek bir söz kalmakta, umarız CTP siyasi hırslarına yenilerek böylesi bir ahlaksız teklif ve kirli bir ittifaka kapı aralamaz.

Ve umarız CTP, Ankara’dan intikam alarak mevzi kazanma saplantısı ile hareket ederek Ünal Üstel’in UBP’sine can simidi olmaz...

Ve umarız “tarih tekerrürden ibarettir” lafı bu sefer hayat bulmaz ve CTP, ÖRP ile kurduğu koalisyon döneminin ruh hali ile hareket etmez.

Ve umarız UBP, yapısını soysuzlaştıran sorumsuz adamlardan bir an önce kurtulur.

Ve son bir nacizane öneri de CTP’nin çiçeği burnunda başkanı Sıla Usar İncirli’ye.

Başbakan Ünal Üstel’in yolsuzluk iddiaları ile ilgili komisyon kurulsun önerisine evet diyerek çıtayı yükselterek çağrı yapsın.

CTP-ÖRP Hükümeti döneminden başlayarak tüm iddialar araştırılsın ve ihmali ile suçu sabit görülen herkesten hesap sorulsun.

Çünkü, temiz toplum ve temiz siyaset için hodri meydan demek için daha fazla beklenmemeli ve yolsuzluk ile rüşvetlerin gölgesine esir olan hükümetler artık Kıbrıs Türk’ünün kaderi olmamalı.

...

MESAJ KUTUSU

Sayın Sıla Usar İNCİRLİ, ülke siyasetinde yeni bir çalkantılı dönemin başlangıç noktasındayız. Yeni dönemde en fazla da siz ve partiniz konuşulacağından iyi bir beyin takımı kurarak alacağınız kararlarda çok daha hassas olmanız bekleniyor, bundan sonrası da artık hayırlara vesile olsun...

...

Sayın Ünal ÜSTEL, ülkede değil de yurt dışındayken bazı bürokratları görevden alıp yerlerine yenilerini atamanız nedeniyle türlü söylentiler konuşulmaya başlandı. Siyasi kulislerde daha geniş bir listeden bahsediliyor, isimler burada mı belirlendi yoksa başkalarının da katkıları oldu mu, hayli merak konusu olmuş...

...

Sayın Ali ADALIER, polis teşkilatına yapılacak olan sivil görevli istihdamında yazılı sınavlarda başarılı notlar alırken mülakatta elenmeleri konusunda hayli manidar sorular gelmeye başladı. Hatta bu konuda bazı siyasiler de konuyu mercek altına aldı, elbette en doğru bilgiyi sizin ayrıntılı açıklamanızla öğreneceğiz...

...

Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, uzun bir süredir oğlunuzun diplomasıyla ilgili yapılan haber ve yorumlar nedeniyle artık sessiz kalmayıp kamuoyunu doğru bilgilendirme zamanı geldi de geçiyor. Çok da gecikmeden gerekli açıklamayı yapmanız artık şart oldu değil mi?

...

Sayın Durali GÜÇLÜSOY, geçen hafta içinde DPÖ müsteşarlık makamından istifanızı verdiniz ancak kabul edilmedi. Kısa bir süre sonra da görevden alınmanız kafalarda çeşitli soru işaretleri yarattı. Özellikle size yakın olanlar perde gerisinde yaşanan bazı gerçekleri kamuoyuna duyurmanızı beklediklerini belirten mesajlar gönderiyor...

...

Sayın Cafer GÜRCAFER, okul güçlendirilmesi için ayrılan fondaki paraların hangi şartlarda hangi müteahhitlere ayrıldığı konusunda bir takım şaibeler olduğu yönünde ihbar mesajları gelmeye başladı. Konuyla yakın ilgili olduğunuzdan fahiş rakamlar olup olmadığı yönündeki iddiaları mercek altına almanız öneriliyor...

...

Sayın Hasan EREN, Başbakanlık müsteşarlığı için adınızın yazıldığı ve hafta başında kararın imzalanacağını duyduk, şimdiden hayırlı ve uğurlu olsun. Beklediğinizden çok da zor bir makama geleceksiniz şimdiden hazırlıklı olmanızda yarar görüyoruz, hele de ilk günler çok önemli olacak...

...

Sayın Berhan ONGAN, üst düzey görevden alma ve yeni atamalar furyası başlarken telefonlarınızın hiç susmadığı ve herkese açıklama yapmak zorunda kaldığınızı duyduk. Gerçekten de en zorda sizinki, sabırlar ve kolaylıklar temenni ederiz, bir yurt dışa kaçamağı yapmak yerinde olacaktır...

...

Sayın Pınar BARUT, yaptığınız bir canlı yayında mahkeme tutanaklarını dile getirirken ‘Alkan’ isimli birinin soy ismi yer almayınca bu konuda ciddi bir meraklı ordusu oluştuğundan detayları öğrenmek yine sizin üzerinize düştü. Zira ilgili kişinin fazlasıyla önemli birisi olduğu yönünde mesajlar gelmeye başladı, haberiniz olsun istedik...

...

Sayın Niyazi ŞANAL, ülkenin önemli değerlerinden oluşan medya mensuplarını kullandıktan sonra buruşturup atan medya patronları listesine ne yazık ki sizin de katıldığınızı öğrendik. Para elbette güçlüdür ama günü gelince hiç bir şeye yaramayabilir, bunu bir kenara not etmenizi salık veririz.

...