Erkekler Mars’tan, Kadınlar Venüs’ten, Amerikan yazar John Gray’in 50 milyondan
fazla satılan kitabı.
Erkekler ve kadınlar farklı gezegenlerden geldiği ve her cinsiyet, ancak kendi toplumu
ve geleneklerine uyum sağlar metaforu temelinde kaleme alınan kitap, erkekler ve
kadınlar arası ortak ilişki sorunlarının çoğunun cinsiyetlerarası temel farklar sonucu
olduğunu anlatmakta.
Yazının başlığı John Gray’in meşhur kitabından esinlense de içeriği ise yazarın
kitabında anlattığı benzer gibi görünen fakat iki farklı kutupta olduklarının farkında
olmayan ya da olmamış gibi davranmayı siyaseten şimdilik uygun gören CHP ve
CTP’den farklı değil.
CHP ve CTP’nin tek ortak noktası aslında her ikisinin de ülkelerinde ana muhalefet
partisi olması ve “düşmanımın düşmanı dostumdur” desturu ile sloganlar
çerçevesinde karşılıklı birbirlerine mavi boncuk dağıtmaktan başka birşey değil.
Ortak bir proje ve çalışmanın olmaması bir yana çaylı ve kahveli toplantılar dışında
Kıbrıs Sorununa yaklaşımları da CTP Başkanı Sıla Usar İncirli’nin ortaya koyduğu
gibi ayni perspektiften ne bir bakıştır ne de bir duruştur.
Bu yüzden, “CHP Mars’tan CTP Venüs’ten” başlığı durumu özetlemekte.
...
Yeri gelmişken de yazmakta fayda var;
CHP’ye erkek CTP’ye kadın rolü biçerek
cinsiyetçi ve hegemonik bir duruş ile yazının kaleme alındığına dair olası sığ
eleştirelere de şimdiden gülmemek elde değil.
CTP ülke demokrasisinin olmazsa olmazı ancak 20 Temmuz 1974 ile 15 Kasım
1983 ve KKTC’nin varlığına mesafeli duruşu hala devam eden, zaman zaman Genel
Başkanlarının 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramlarında mesaj yayınlamaktan
uzak durduğu bir parti.
Kıbrıs sorununun çözümü için tek yolun ve formülün federasyon olduğunu bas bas
bağıran ancak “nasıl bir federasyon?” sorusunun da altını sloganlar dışında
doldurmakta bocalayan bir parti.
...
Peki CHP’nin Kıbrıs sorununa bakışı hangi noktada?
Soruyu başka bir pencereden sorarsak AKP ile CHP’nin Kıbrıs sorununun
çözümünde Kıbrıs Türklerinin Devletlerine yani KKTC’ye bakışında farklılık var mı?
Hiç uzatmadan, lafı evirip çevirip bükmeden sorunun cevabını aşağıya yazalım.
AKP ve CHP’nin KKTC’ye bakışlarında ve yükledikleri anlamda hiçbir fark yok.
Devlet geleneği de adabı da zaten bunu gerektirmekte.
...
Kıbrıs sorununun çözümünde ister adı federasyon ister konfederasyon isterse gevşek
federasyon olsun AKP ve CHP, Kıbrıs Türklerinin Devletinin yok sayılacağı bir
anlaşmaya ne destek verir ne de cesaretlendirir.
AKP ve CHP arasındaki ortak siyasi duruşun özeti de çözüm olacaksa ve adı her ne
olursa olsun iki Devletli olmaktan başka bir şey değil.
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli’nin açıklamaları CHP’nin iki devletli çözüme
karşı olduğu yönünde bir algı yaratma çabası ile yapılmışsa da talihsizlik ya da en
masum hali ile tecrübesizlik olarak nitelendirilmeli.
...
Özgür Özel’e sormak gerek CHP iki devletli çözüme gerçekten karşı mı?
Tersten sorarsak Federasyon temelli olası bir çözüm modelinde CHP, Kıbrıslı
Türklerin Devletlerinden vazgeçmeleri gerektiği yönünde bir politikası mı var yoksa
CHP, KKTC’nin sürdürülebilir olası yeni bir ortaklığın anahtarı ve teminatı olduğunu
mu düşünmekte?
...
Unutulmaması gereken belki de en önemli değer ise olası bir çözümün kalıcı ve
sürdürülebilir olması için geçmişe ihanet etmeden yeni bir geleceğin kurulması
gerektiği ilkesinden sapmamak ve politikaları bu temel üzerinden inşa etmektir.
Anlayan ya da anlamak isteyene elbette...
MESAJ KUTUSU
Sayın Ünal ÜSTEL, bazı ilçe başkanlarınızın bürokratlara baskı yaparak ihale takipçiliği yaptıkları yönünde şikayet mesajları gelmeye başladı. Bunların belirlenerek gereken disiplin işlemlerini başlatmanız gerektiği yönünde tavsiyeler yapılıyor, dikkate almakta yarar görüyoruz...
...
Sayın Nilden Bektaş ERHÜRMAN, bazı kadın örgütü üyelerinin Cumhurbaşkanlığı himayesinde yaptığınız etkinlik ve ziyaretlere tepki koymaya başladıklarının farkında mısınız? Muhalifler yoğunlaşmadan kendileriyle dirsek temasına geçmeniz şart oldu gibi gözüküyor değil mi?
...
Sayın Mehmet HARMANCI, Mart ayında yapılacak olan TDP kurultayında başkan adayı olmanız konusunda baskıların başladığı konuşulmaya başlandı. Bu konuda kafanızın bir hayli karışık olduğu yönünde yorumlar yapılıyor, bir an önce de konuyla ilgili ayrıntılı açıklama yapmanız bekleniyor...
...
Sayın Yüksel ALPCAN, peşinat yatıran ve taksit ödeyen çok sayıda müşteriniz inşaatın devam etmemesi nedeniyle tedirgin olduklarını ifade eden tepki dolu mesajlar göndermeye başladılar. Endişelerini gidermek için ayrıntılı bir açıklama yapmanız bekleniyor, çok da gecikmeyin konu Türkiye medyasına taşınırsa durumlar vahim...
...
Sayın Nahide ERASLAN, Personel Dairesi müdürü olarak devletten maaş çekip işe gitmeyenlerin listesinin masanızda durduğunu öğrendik. Üst makamlarla da görüşüp bunları kamuoyuna açıklamanız konusunda yoğun istek mesajlarınız geliyor. Açıklayın ki yüzsüzler listesinde kimler olduğunu dünya alem öğrensin...
...
Sayın Aziz KAYA, bölgenizdeki bazı restoranların çalışma izni olmadığı yönünde yine bölge halkından şikayetler gelmeye başladı. Bu arada çalışanların da mağdur oldukları ve geleceklerinden endişe duydukları yönünde ihbarlar yapılmaya başlandı, sıkı bir denetim yapmakta yarar görüyoruz...
...
Sayın Cafer GÜRCAFER, daire karşılığı KKTC vatandaşlığı verilmesi konusunda yaptığınız açıklama sonrasında bazı meslektaşlarınız bu yöntemin uygulamaya konulmamasının bir çoğunun sonunun olacağı yönünde şikayetlerde bulunmaya başladılar. Acaba şunu bir değil de bir kaç daire mi yapsanız diyoruz...
...
Sayın Simge ÇERKEZOĞLU, polis teşkilatımıza uzun süre hizmet vermiş olan emekli trafik müfettişlerinden babanız Hasan Çerkezoğlu’nun vefatını üzüntü ile öğrendik. Merhuma tanrıdan rahmet size ve tüm aileye sabırlar dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler nasip etsin...
...
Sayın Hasan BİRTAN, Lekoşa Devlet Hastanesi Başhekimlik makamı için sizden başka 4 kişinin de aday olduğunu biliyor muydunuz? En şanslı adaylardan olduğunuz konuşuluyor, bu sıralar kendinizi biraz daha duyurmanız sizin için yararlı olacaktır...
...