UBP’de bir sessizlik hakim gibi görülse de içeride öyle değil…

Kazan kaynama noktasının en üst seviyesinde!

Artık taşmaya başladı…

Üst yönetim her ne kadar sakin bir duruş sergilese de tabanda durum çok farklı!

Ortak soru da şu;

Ne olacak UBP’nin halleri?

Ya da nereye gidiyoruz?

Tek Allah’ın kulu bile olası bir genel seçimde birinci parti çıkacaklarını söylemiyor…

Karamsarlık hakim!

Cenazeler bilirsiniz vefat edenlere son görevin yerine getirildiği dini mekanlardır ama bir de tabi ki kulis faaliyetleri yapılır…

Özellikle de siyasi gelişmeler!

Millet bir şekilde içini döker…

Dün de bir cenaze töreninde yaşandı bu gelenek!

Tek konu UBP’nin geleceği…

Bir genel seçimde kaç vekil çıkaracağı!

Tabi ki rakip partinin çıkaracağı vekil sayısı…

Ya da koalisyon hükümeti tahminleri!

Dünkü cenaze töreninde en sağlıklı düşünce şu oldu;

UBP artık fabrika ayarlarına dönmek zorundadır…

Belli ki camia eski günleri özler oldu!

Çoğunluk güç kaybı yaşandığını düşünüyor…

Kurultay isteyenler çoğunlukta!

Bir değişim bir yenilenme isteniyor…

Ve tabi ki halkın refah seviyesinin yükseltilmesi kesinlikle şart!

Çünkü artık bayrak edebiyatı kamuoyunu çok da etkilemiyor…

İnsanlar ceplerinde ne kadar para olduğuna bakıyor!

DAÜ’de önceki gün bir tuhaf VYK yönetim kurulu değişikliği yapıldı…

Dünkü cenaze töreninde bile eleştiri konusu oldu!

Zira hukuk kuralları yine çiğnenmişti…

Sohbete dahil olanlar şunu sordu;

Bakanlar Kurulu karar alırken hukukçulara hiç mi danışmazlar?

Elbette danışmazlar çünkü Bakanlar Kurulu’nun hukukçusu şimdiye kadar hiç olmadı…

Olmayınca da bir çok karar yargıdan geri döndü!

Hükümet vizyonu açısından tam bir fiyasko…

Sahi DAÜ VYK’da niye köklü bir değişime gidildi bilen var mı?

Öyle değil mi ya eğer tüm yöneticiler görevden alınıp yerlerine yenileri atanıyorsa insanın aklına hemen yolsuzluk mu hırsızlık mı var diye büyük soru işaretleri oluşmaya başlar…

Şükür bu kez öyle değilmiş!

Yeni unvan alanlar kadroya dahil edilmeyince ortalık toz duman olmuş…

Senin adamın, benim adamım meselesi!

Siyasi intikam da bunun bir parçası…

DAÜ’nün bir yasa maddesinde deniliyor ki;

“Süreleri biten üyelerin yeniden atanmaları mümkündür…

Vakıf Yöneticiler Kurulu’nda boşalma vuku bulduğunda atanan üye, yerine atandığı üyenin süresini tamamlar. Boşalan üyeliklere en geç 1 ay içinde atama yapılır. Vakıf Yöneticiler Kurulu başkan ve üyelerinin görevleri, atanma koşullarına uygun olarak yazılı gerekçe gösterilmek kaydıyla her hangi bir zamanda gerekçe gösterilmek kaydıyla her hangi bir zamanda sona erdirilebilir…”

Yasa gerekçe istiyor ama ortada bir gerekçe yok aksine apar topar görevden alma ve yeni atamalar var…

Haliyle son kararı Cumhurbaşkanlığı makamı vereceği için kriz beklenenden çok daha fazla olacaktır!

Bazı UBP’lilerin de şöyle yorumlarda bulunduğuna şahit olduk;

Ömür boyu UBP’liyim, başka partiye oy vermeye gönlüm razı olmaz ama bu kez daha seçici olacağım…

İlk bakıldığında mantıklı da ya sonrası?

Siyasete ilk adımı atanların geneli başta masum rolü oynuyor ama makam kavgası devam ettiği için ansızın sanki de kimlik değiştiriyorlar…

Çünkü partide yükselmek için başkasının kafasını ezeceksin!

Sonra gelsin daha üst makamlar…

Kıran kırana yapılan kavgalar!

Sonuçta UBP şu sıralar en çok tartışılan parti konumunda ama partinin nereye gittiğini bilen yok…

Sıradan kısır kavgalara devam!

MESAJ KUTUSU

Sayın Tufan ERHÜRMAN, Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde görevden aldığınız arkadaşlar bir hayli kırgın olduklarını belirtiyorlar. Ama görevden alındıkları için değil bir teşekkürü bile çok gördüğünüz için. Haklı yönleri de yok olmasa gerek değil mi?

Sayın Alişan ŞAN, belli ki artık eski defterleri karıştırma sırası size geldi gibi gözüküyor. İddialar yeni başlamışken yanlış haber ve yorumlara olanak vermemek için ayrıntılı bir basın açıklaması hatta basın toplantısı düzenlerseniz iyi olacaktır düşüncesindeyiz…

Sayın Hasan TAÇOY, dünkü bir cenazede bile adınız fazlasıyla zikredilmeye devam etti. Özellikle erken kurultay için parti içinde nabız yoklaması yaptığınız ve diğer muhalif vekillerle safları sıklaştırdığınız yönünde yorumlar yapıldı, tabi ki dış etkenleri de unutmamak gerek değil mi?

Sayın Ceyhun KIROK, Çatalköy-Esentepe Belediyesi olarak görev süresinde hayli olumlu icraata imza attınız ama aynı başarıyı kanser vakalarında gösteremediniz. Demek ki bu konuda çok da yüksek sesle konuşamayıp vatandaşı sokağa dökemediniz. Oysa sağlıktan öte başka bir şey yok değil mi?

Sayın Ayer YARKINER, ölümlü trafik kazaları konusunda öyle bir açıklama yaptınız ki böylelikle trafik kazalarında hayatını kaybeden 145 kişinin suçlusu olarak başbakanı işaret ettiniz. Muhalif duruş elbette iyidir ama insafın da dinin yarısı olduğunu unutmamak gerek değil mi?

Sayın Kudret ÖZERSAY, Güzelyurt ve civarında partinizin yükselişinin hızla devam ettiği gözleniyor diye duyduk. Özellikle kalabalık ailelerden tahmininizden fazla oy alacaksınız gibi gözüküyor, bölge ziyaretlerini yoğunlaştırmakta yarar görüyoruz…

Sayın Şemi BORA, uzun bir süreden sonra partinizin sizi önemli bir makama getirme kararı hayli önemli ama sanki de bu atama yargıdan döneceğe benziyor gibi geldi bize. Atama gerçekleşirse bilgi ve tecrübenizin DAÜ’yükalkındıracağından kuşkumuz yoktur, hayırlara vesile olsun…

Sayın Meryem ÖZKURT, BRTK’nun 62’nci kuruluş yıldönümünü kutlar ekibinizle birlikte başarılarınızın devamını dileriz. Her ne kadar birileri siyasi nedenlerden dolayı eleştirse de bize göre kurum en demokratik dönemini yaşıyor…