Sendikalar canımız ciğerimiz…

Hepsinin de başımızın üzerinde yeri var!

Çok konuda da çalışanın hakkını hukukunu savunarak başarılı sonuçlar aldılar…

Çünkü görevleri bu!

Hak, hukuk, adalet denilen şey…

Emin olun ki sendikalar olmasaydı, bir takım olaylara direniş gösterilmeseydi meydan boşta kalacak ve yönetenler çalışanın canına okuyacaktı!

Ancak şimdi yeni bir furya ortaya çıktı…

Ocak ve Şubat aylarının ek mesaileri halen ödenmemiş!

Sendikalar sıraya girdi asıp kesiyorlar…

Angarya çalışmayız, çalıştırmayız diye ahkam kesiyorlar!

Bu tür eylem ve söylemler akıl işi değildir…

Hem de bu zorlu süreçte!

Ara sıra bakış açısını da değiştirmek, gerçeklerle yüzleşmek gerek…

Diyeceğimiz odur ki çalışanın yanında olmak elbette birinci görevleridir…

Ama bunun bir de hükümet penceresi var!

Ya da buna devletin penceresi de diyebiliriz…

İçinde yaşadığımız ekonomik zorluklar ve kaynakların her geçen gün yetersiz hale gelmesi!

Dışarıda yaşanan savaş bizi burada fazlasıyla olumsuz etkiliyor…

Akaryakıt zamları art arda geliyor sırada elektrik ve diğerleri var!

Eğer savaş son bulmazsa bu yaşadığımız günleri arar hale geleceğiz…

Sendikalar olaylara artık daha geniş açıdan bakmak ve ona göre değerlendirme yapmak zorundadırlar…

Şu ana kadar devletten olan alacaklar hiç devletin cebinde kalmış mıdır?

Devlet bir şekilde çalışana olan borcunu er ya da geç ödemiş ve sorumluluğunu yerine getirmiştir…

Bunun aksini söyleyen varsa buyursun söylesin, biz de bilelim!

Elbette eğer devlet çalışanını fazladan çalıştırıyorsa bunun ek mesaisini de ödemekle yükümlüdür ama biz de en azından içinde bulunduğumuz şartları göz önünde bulundurmak zorundayız…

Ülke büyük bir krizin eşiğindedir, öncelikle bunun kabul edilmesi gerekir.

Yaşanan krizlerin aşılması için sorumluluk öncelikle devlette ve yönetenlerdedir ama…

Krizin en az hasarsız atlatılması için de bu ülke topraklarında yaşayan herkes elini taşın altına koymak zorundadır!

Hani bazları hep birlik, beraberlik ve dayanışma diye haykırırlar ya…

Doğrudur!

Yaşanan krizler de eğer bu slogan ön planda tutulursa ancak atlatılabilir…

Bunun için de hem sendikalara hem de kamuoyuna önemli görevler düşmektedir!

Diyeceğimiz odur ki…

Artık kafaları değiştirme zamanıdır!

Devletin olanaklarından şimdiye dek eksiksiz yararlananlar en azından krizi atlatıncaya kadar kafayı değiştirmek zorundadır…

Bu devlet başkasının değil hepimizin devletidir, bu gerçeği de hiçbir zaman göz ardı etmemek gerekir!

Biraz da Anamuhalefete dokunmak gerek…

İlk genel seçimlerde birin parti konumuna gelecekleri aşağı yukarı belli gibidir!

Ama şimdiden görüyoruz ki göreve gelir gelmez onlar için politika enkaz edebiyatı yapmak olacaktır…

Muhalefet yapmak bu ülkede en kolayıdır da!

İktidar olunca artık eylem ve söylemler yerini icraata bırakacaktır…

Onun için şu an yaşanan sorunları en aza indirmek için onlara da birtakım görevler düşmektedir!

MESAJ KUTUSU

Sayın Turgay DENİZ, Ticaret Odası olarak kriz masası kurulması teklifinize madem ki devlet erkanı yanıt vermiyor bunu oda olarak pek ala siz kurabilir ve hükümete örnek olabilirsiniz. Bir çok iş insanı bu konuda öncülük yapmanızı ve hiç gecikmeden uygulamaya koymanızı bekliyor…

Sayın Filiz BESİM, siyasi kulislerde olası yeni hükümet döneminde bir kez daha Sağlık Bakanlığı makamına getirileceğinizin konuşulduğunu biliyor muydunuz? Şu an için başka bir rakibiniz de görülmüyor dersinize iyi çalışmaya devam edin, gerisi mutlaka gelecektir…

Sayın Mustafa YAVER, ay başında göreve geleceğiniz İçişleri Bakanlığı bakanlık makamı için şimdi kendinize özel bir ekip kurarak kolları sıvadığınızı duyduk. Bu arada bakanlık çalışanları da sizi tanımak için kulisleri hızlandırdılar, otoriter tavrınızı hayli merak ediyorlar…

Sayın İzlem Gürçağ ALTUĞRA, bu sıralar sizin bundan böyle siyasi yaşamınızı başka partide sürdüreceğiniz konuşulurken sizin aksine parti içinde mücadeleyi ve muhalefetin dozunu artırma kararı aldığınız söylenmeye başladı. Parti değiştirmenin de bir riski vardır değil mi?

Sayın Oğuzhan HASİPOĞLU, ülkede yakalanan kaçak işçilerin sayısında her geçen gün artış yaşanırken bunları ülkeye kimlerin getirdiği konusunda bir çalışmanız var mı? Bir çoğunun da maaşlarının ödenmediği, yatırımlarının yapılmadığı konusunda şikayetler var haberiniz olsun istedik…

Sayın Pervin GÜRLER, yarım asırdır aynı yastığa baş koyduğunuz muhterem eşinizin vefatını üzüntü ile öğrendik. Merhuma tanrıdan rahmet size ve tüm aileye sabırlar dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler nasip etsin…

Sayın Fadıl AKSUN, başarılı bir ameliyat ve istirahat döneminden sonra göreve başlamak için artık günleri değil saatleri saymaya başlamışsınız. Yeniden büyük geçmiş olsun, hukuk camiası da sizi dört gözle bekliyor…

Sayın Kemal ATAMAN, pek kıymetli babanızın vefatını üzüntü ile öğrendik. Merhuma tanrıdan rahmet size ve tüm aileye başsağlığı dileriz. Allah geride kalan aile bireylerine sağlıklı uzun ömürler nasip etsin…