Nedim Şener’e göre iyi bir gazeteci olmanın sırrı iyi bir insan olmaktan geçiyor.
Daha ilk andan iyi bir gazeteci olma şansını kaybediyor oluşumuz ondandır demek.
****
Yegâne aşkı mesleği olan bir babanın kızı olarak doğdum ve öyle büyüdüm ben.
Bisiklet sürmeyi babamdan öğrenmedim,
Hiçbir özel günümde onu göremedim,
Sadece fikren değil fiilen de defalarca unutuldum…
Ancak ölümün babamın yüzünde yarattığı gölgeyi görünce,
Onu anlamayı başardım.
Hayata dair baba olmaktan daha kutsal kaygıları vardı.
Tanımadığı insanların hayatlarını, başlarına bir kaza gelmeden, korumaktı onun görevi bir nevi görünmez kahramandı.
Sanırım mesleği için kızlarını ihmal eden babalar yok artık.
Başkalarının hayatını kendi hayatından daha çok düşünen kahramanlar da.
Onun yerine “terfi alan işkenceci polisler” var artık.
Ha bir de leşin üstüne üşüşen akbabalar gibi ölümü kovalayan gazeteciler var tabii
Kimin öldüğünü hemen duyurmak isteyen,
Kazanın nasıl gerçekleştiğini ballandıra ballandıra anlatan,
Yerdeki kan kurumadan olay yerinden görüntü alan,
İnsanları ağzına cenazelerde bile mikrofon dayamak isteyen gazeteciler var artık…
Gazetecilikten ve etikten mi bahsetmiştik???
Oysa önce yüreklere eklemek gerek “etik” olmanın sırrını sonra mesleklere indirgemek.
Elbette tüm bunları anlatmak için bize birkaç iyi insan gerek…