Adamızın turizm adası olduğunu bilmeyen yok. Kumar ve gece hayatının yanı sıra denizin ve eşsiz doğası ile Kuzey Kıbrıs bir fırsat adasıdır. Ama yararlanmasını bilene!!!
Birçok eksiğimiz var. Yetersiz olduğumuz yönlerimizi bildiğimiz halde bu yönde hiçbir icraatı etkili ve sonuç alıcı yapmıyoruz.
Sadece eleştirildiği zaman bir ucundan tutar gibi yapan yetkililer, bir süre sonra aldıkları işi yarım bırakarak, başka dala asılıyorlar. Yani sonuçsuz kalan o kadar çok iş var ki evlere şenlik…
Ülkemizin en ciddi sorunu günden güne yok olan doğal güzelliği, havası, dağı taşı…
Turizm Bakanı Sayın Faiz Sucuoğlu’na çok büyük görevler düştüğü gibi Çevre Bakanı Kutlu Evren’e de Ulaştırma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’na da düşüyor. Ama sanırım henüz orta noktada buluşup ne yapabiliriz diye görüş alışverişinde bulunmak gibi fırsat yaratamamışlar.
Gereksiz kabullerle geçirilen bir ay geride kaldı. İkinci ayın da dolmak üzere olduğu bu günlerde hiçbir icraatın tam anlamıyla başladığına şahit olmadık. Aslında yadırgamıyoruz da. Her gelen bakan görevini öğrenmek yanında, bakanlığın yürüttüğü işlere de kendisini endekslemiş durumda. Ama maalesef alt kadroların yetersiz çalışmasından dolayı da bir takım sıkıntılar yaşanıyor.
Turizm cenneti Kıbrıs’ın her gün gerilediğini gören, bilen, duyan yok! Gün geçtikçe kaybettiğimiz turist sayısının sorumlusu olan bakanlarımız halen hiçbir tedbir almadı. Özellikle yaz aylarının sonlarına yaklaşılan bu dönemde turizmin dibe vurması herkesi üzdüğü gibi ekonomik anlamda çöküş de yarattı. Otellerdeki doluluk oranının yüzde yüz olması ülkeye kazandırmıyor. Kumar için gelenlerin faydası olmadığı gerçeği ortadadır. Önemli olan alışveriş yapan turistin ülkeye getirilerek, döviz akışını sağlamaktır.
Bir an önce bu alana ciddi şekilde el atması gerekir ama nedense bakanlarımız bakanlıklarının kapısından dışarıya dahi çıkamıyor.
Bir bakanın görevleri içerisinde olmayan birçok şey bakana kadar gidebiliyor. Hal böyle iken icraat yerine sorunları dinlemekle geçiren bakanlar için bu çözüm değildir. Alt kadroların bir an önce doldurulması şarttır. Havada kalan görevlerin bir şekilde doldurulması gerekir. Yani müdürler müsteşarlar bugün mü yarın mı gideriz düşüncesi ile motive olamıyor, iş yapamıyor. Bir an önce bu görevlerin verilmesi elzemdir. Aksi takdirde bakanlar sürekli gereksiz görüşmelerle zaman kaybederek, günlerini makamlarından dışarıda geçiremez. Ülkeni dört bir yanında sorunlar yumak olmuşken, bakanları engelleyen kabullere birisi dur demelidir. Her gün nerdeyse 4-5 kabulü ağırlayan bakanlar için taş taş üzerine koymamak üzücüdür. Eminim ki her biri çalışma azmi ile o koltuğa oturmuş ama maalesef ki hiçbir taşı yerinden oynatacak zaman bulamamaktadır. Halkımızın da birliklerimizin de derneklerimizin de bu ziyaretlere ara vermesi ümidi ile.