Maliye Bakanı Zeren Mungan 13. maaşların ödenmesi ile ilgili bir sorun olmayacağını açıkladı ve “Bütçe ve yasalar çerçevesinde devlet mükellefiyetlerini yerine getirmek zorundadır ve getirecektir” dedi ya, bendeniz de 2 gündür 13. maaşların nasıl hazır edileceğini düşünüp duruyorum.

Ercan Hava Limanı’nın özelleştirilmesi söz konusu olmasaydı bütçesinde reel olarak 60,5 milyon TL açık olan bir devlet nasıl olacak da 13. maaşlar için 120 milyon TL ödeyecek?

Vergi gelirlerinde % 5 artış yaparken bütçe giderlerinde % 15 artış yapan bir hükümet büyüyecek açığı hakikaten nasıl kapatacak?

Maliye Bakanı Zeren Mungan 13. maaşlar için 120 milyon TL’yi toplayabilmek üzere devletin büyük tutarlardaki borçlarını bir süre ödemeyecek, 2014 bütçesinin ilk aylarından çektiği nakitle bu borçları kapatmaya başlayacak, sonra da nakit akışını sağlamak için şirketlere resen vergiler göndermeye başlayacak.

Bütçe giderlerini azaltmak yerine vergi gelirlerinde % 5 artış yapmayı planlayan bir hükümet kendi yarattığı açığı özel sektörün omuzlarına yükleyecek demektir. Türkiye bile % 20-25 oranında vergi tahsilatı yapabilirken KKTC Devleti % 40 oranında vergi tahsilatı yapan bir devlettir. Devletimiz resen vergilerle vergi tahsilatında rekordan rekora koşarken kendi borçlarını sürekli öteleyen, giderlerini kısacağına artıran, sopasını her seferinde özel sektörün kafasına vuran bir devlettir kısacası.

Böyle bir devlet yönetimi anlayışı karşısında özel sektörü temsil eden odaların başkanları ne yapıyor peki? Devlete vergilerini doğru dürüst ödemeyen oda başkanları devlet kapitalizminden fayda sağladıklarından suspus oturuyorlar. Batmış bir kurumun memurlarına dahi 13. maaş ödenecekken bizim odalardan tık yok! KIB-TEK çalışanlarının elektrik faturalarını devlet ödemeye devam edecek, üzerine bir de 13. maaşlarını sayacak; aynı devlet sonra dönecek özel sektörü resen vergilere boğacak ama bizim odalardan yine ses yok!

Oda başkanlarımızın vergi borçları tavan yapmışken hangisinin cesaretle adaletsizliklerin üzerine gitmesi beklenebilir ki?


Madem öyle, özel sektör örgütlerine seçimle başkanlık etmeyi düşünen adayların devlete, Sosyal Sigortalar Kurumu’na, İhtiyat Sandığı’na vb. borçları olup olmadığı denetlenmeli, oda üyeleri tarafından aday olacaklara bu yönde kriterler getirilmelidir.

Birileri şahsi çıkarlarını koruyacak diye esaslı hiçbir tepki göstermeyen odalar yan gelip yattıkça ve dişe dokunur hiçbir tepkiyi örgütleyemedikçe her gelen maliye bakanı özel sektörü haraca bağlamaya devam edecektir çünkü.

Devletin giderlerini kısmayan maliye bakanları devleti borçlandırırken 2014’te bütçe açığında büyük sıçramalar yaşanacak ve alınması zorunlu yeni kredileri faizi ile ödeyense özel sektörün mevzuata uygun hareket eden şirketleri ve yurttaşlar olacak!

Gidişata dur demek için, kurunun yanında yaşın da yanmasını önlemek için özel sektör örgütlerinin başkanlıklarına gerektiği yerde sert bir muhalefeti örgütleyebilecek yeterlilikte, devlete ve piyasaya olan yükümlülüklerini düzenli yerine getiren adayları seçerek işe başlamalı.